KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2024
- Esas no
- 2023/709
- Karar no
- 2024/736
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/03/2023
- Numarası
- 2022/497 Esas - 2023/173 Karar
- Başvuran davalı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...- ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... - ...
- Davalı
- ... - ...
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Başvuru tarihi
- 29.03.2023
- İstinafa geliş tarihi
- 02.05.2023
- Yazım tarihi
- 17.04.2024
Karar Metni
1.141 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. 30.09.2021 tarihinde davacıya ait ... plakalı aracına Soğucak Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren Gün İnşaat isimli işletmenin önünde park halinde iken davalı ...'in sevk ve idaresinde olan ... plakalı aracın çarpması neticesinde aracında maddi hasar oluştuğunu, kazanın bütünüyle davalı ...'in kusurlu davranışları neticesinde meydana geldiğini, davalıya ait aracın ZMMS poliçesinin davalı ...
Ş tarafından yapıldığını, iş bu dava açılmadan önce sigorta şirketine başvurduklarını, ancak herhangi bir cevap alamadıklarını belirterek dava konusu trafik kazası sonucu ıslah ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla; kısmi dava olarak 100,00 TL hasar bedeli, 100,00 TL değer kaybı bedeli ile ekspertizlik hizmeti ve aracın otopark ücreti için 1.180,00 TL ve çekici ücreti olan 250 TL olmak üzere şimdilik toplam 1.630,00 TL tazminat bedelinin kaza tarihi olan 30.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 17.03.2023 tarihli dilekçesi ile Dava konusu 27.789,00 TL hasar bedeli, 2.750,00-TL değer kaybı bedeli ile ekspertizlik hizmeti ve aracın otopark ücreti için 1.180 TL ve çekici ücreti olan 250 TL olmak üzere toplam 31.969,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; huzurdaki uyuşmazlıkta davalı şirketin düzenletmiş olduğu araştırma raporundaki hasar beyan uyumsuzluğunun tespitine istinaden davacı tarafın davalı şirkete karşı alacaklarından feragat ettiğini yazılı olarak bildirdiğini,
davaya konu edilen aracın aynı yerde birden fazla hasarının olması, araç geçmişinde 3 ve daha fazla hasar olması ve araç kilometresinin 165.000 km’ den fazla olması hallerinde değer kaybı oluşmayacağı için belirtilen hususların tespitini ve davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 27.789,00 TL hasar bedeli 2750 TL değer kaybı , 1180 TL ekspertiz ücreti ve 250 TL çekici ücreti olmak üzere toplam 31.970 TL maddi tazminatın davalı ... AŞ yönünden 01.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi vc poliçe limitleri dahilinde olmak üzere diğer davalı yönünden 30.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya ödenmesine dair karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı ... Ş vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı ...Ş vekili istinaf dilekçesinde; davacı ve sigortalı tarafından kaza tarihi kasten hatalı verilmek suretiyle doğru beyan/ihbar yükümlülüğüne uyulmadan tazminat talep edildiğini, bu nedenle sigorta şirketi üzerindeki ispat külfetinin davacıya geçtiğini, ancak hasarın poliçe kapsamında kaldığını, rücu durumu ve sair hususların davacı tarafından ispatlanmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, kazanın davacının beyan ettiği gibi 09:00'da değil 30.09.2021 de saat 00:50'de olduğunun anlaşıldığını, 00:50'de olduğu anlaşılan kaza neticesinde hiçbir tutanak tutulmadığını,
aracın içinde olduğu iddia edilen şahıslar için alkol raporu aldırılmadığını, kusurlu olduğu iddiası bulunan diğer araç aleyhine herhangi bir işlem ve suç duyurusunda bulunulmadığını, dosyada mübrez ifade tutanağının 30.09.2021 saat 04:35'te tutulmasına karşın kazanın 30.09.2021 tarihinde 09:00'a gerçekleştiğine dair ifadenin iyi niyetle bağdaşmadığını, sigorta sözleşmesinin iyi niyet esaslı bir sözleşme olduğunu, davacının farazi ve soyut değerlendirmelere dayanarak tazminat talebinde bulunduğunu ve iddiasını ispattan uzak olduğunu,
ispatlanamayan gerekçelerle ve iyi niyetten yoksun ihbara dayanan davanın reddi gerekirken kabulünün haksız ve hukuka aykırı olduğunu, somut uyuşmazlıkta hasarın ihbar edildiğinden farklı olarak meydana geldiği açıkça ortada olan ve iyi niyet kurallarına aykırı ihbarla tazminat talebinde bulunulan başvuruda gerçekten böyle bir kazanın gerçekleşip gerçekleşmediği, araç sürücüsünün kimliği, tarafların ehliyeti ve alkolsüz olduğu,
hasarın poliçesi kapsamında karşılanabilecek bir hasar olduğu somut belgelerle ispat edilemediğinden davanın reddi gerektiğini, dolaylı zararların poliçe teminatı dışında olduğunu buna karşın otopark ve çekici ücreti yönünden de sigortanın sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, yokluklarında tanzim ettirilen ekspertiz raporu için istenen tespit giderinin poliçe kapsamında karşılanabilecek bir meblağ niteliğinde olmadığını, kaldı ki davacının ekspertiz raporu aldırmasına karşın bu rapordaki meblağa dayanarak davasını açmadığını, davacının tek taraflı olarak düzenletip dosyaya sunduğu tespit raporunun kabulünün mümkün olmadığını,
Yargıtay kararları gereği kullanılması mümkün olmayan eksper raporu için ödenen ücret makul gider olarak kabul edilemeyeceğinden davalı ... şirketinin sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle hasar bedeli, ekspertiz ücreti, otopark ve çekici ücreti istemlerine ilişkindir. Somut olayda, 30.09.2021 tarihinde, davalıların maliki ve zorunlu trafik sigortacısı oldukları araç, davacıya ait park halindeki araca çarpmıştır. Kaza sonrası taraflarca düzenlenen kaza tespit tutanağında davalının direksiyon hakimiyetini kaybettiği ve davacının park halindeki araca çarptığı belirtilmiştir. Mahkemece alınan 01.02.2023 tarihli raporda kazanın oluşumunda davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacının kusurunun olmadığı belirtilmiştir.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının hasar dosyasından feragat ettiğine ilişkin beyanı ilk olarak yaptığı başvuruya ait olduğu, mahkemece makine mühendisi-trafik bilirkişisinden hükme esas alınan raporda davacıya ait araçtaki hasar gören parçaların piyasa fiyatlarına ve araca ait fotoğraflar ile uygun olduğu ,anılan yönleri itibariyle bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu,
6102 sayılı TTK'nın sigorta sözleşmelerine ilişkin genel hükümlerin düzenlendiği kısmında yer alan 1426/1. maddesinde "sigortacı, sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar tarafından, rizikonun, tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile,
ödemek zorundadır" düzenlemesi dikkate alındığında davalı sigortacı tarafından araç üzerinde yapılacak eksper incelemesi ve bunun temini için zarar gören aracını servise götürmek amacıyla davacı tarafından ödenen (ve belgesi sunulu) çekici ücretinin de anılan kanun hükmü kapsamında değerlendirilip davalı ... şirketinin sorumluluğuna gidilmesi doğru bulunduğundan davalı vekilinin anılan yönlere değinen istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/709, K. 2024/736, 17 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama