KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/2000 - 2025/1772
- Esas no
- 2024/2000
- Karar no
- 2025/1772
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/10/2024
- Numarası
- 2024/148 Esas - 2024/474 Karar
- Başvuran davacı
- .....
- Vekili
- Av. .....
- Başvuran davalı
- 1 -TÜRKİYE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- 2 -....
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- 3 -ALLİANZ SİGORTA A.Ş.
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- 4 -.... KONTEYNER DEPOLAMA NAKLİYAT LOJİSTİK PETROL ÜRÜNLERİ VE SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
- Vekili
- Av. ....
- Veli
- ....
- Vekili
- Av. ....
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan
- Başvuru tarihi
- 06/11/2024 - 31/10/2024
- İstinafa geliş tarihi
- 04/12/2024
- Yazım tarihi
- 08/10/2025
Karar Metni
1.702 kelime·9 dk okuma·2 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın ağabeyi dava dışı ...'ın kullanmış olduğu araç ile davalılardan ...'ın kullanmış olduğu araç arasında Körfez ilçesi D100 karayolunda 09/09/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... ile aynı araçta yolcu olarak bulunan davacının annesi ...'ın vefat ettiğini, ...'ın kullanmış olduğu 34..... plakalı aracın Türkiye Sigorta A.Ş.'ne, diğer araç sürücüsü ...'ın kullanmış olduğu 41.....plakalı aracın ise Allianz Sigorta A.Ş.'ye sigortalı olduğunu, ...'ın kullanmış olduğu aracın işleteninin davalılardan ....
Konteyner Depolama Loj. Petrol Ürünleri ve Sanayi Tic. Ltd. Şti'nin olduğunu, olay nedeniyle Körfez CBS'nin 2020/3740 Esas sayılı dosyasıyla soruşturma başlatılmış olup halen devam ettiğini, ... mirasçısı ... için şimdilik 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, sigorta şirketlerinin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı tutulmasına,
sigorta şirketleri için kendilerine başvuru tarihi olan 11.02.2021 tarihi, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte aksi takdirde bankalarca fiilen mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş. 05/07/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatı talebini teminat altına alınan limit doğrultusunda 410.000,00 TL'ye artırmıştır.
Davalı Allianz Sigorta vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde bahsi geçen 09/09/2020 tarihli kazaya karıştığı belirtilen 41.... plakalı aracın, müvekkili şirkete 06/04/2020-2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limitinin kişi başı 410.000 TL olduğunu, konu kazada sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; soruşturma dosyası kapsamında alınan kusur raporlarıyla müvekkilinin işbu kazada kusursuz olduğunu, müvekkilinin emniyet şeridinde aracındaki arıza nedeniyle durduğunu, müvekkilin kaza esnasında aracın içinde ya da dışında olmasının kazaya herhangi bir etkisinin olmadığını, kazanın meydana geldiği yerde herhangi bir fren izine rastlanmadığını ve görgü tanıklarınca da bir fren sesi duyulmadığının beyan edildiğini, davacı ...'ın duran araca çarpmakta asli kusurlu olduğunu, müvekkili hakkında açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Türkiye Sigorta vekili cevap dilekçesi ile; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, kısmi dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, müvekkili şirketin, poliçeden kaynaklanan maddi tazminat taleplerine ilişkin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, poliçe limitinin maktu şekilde ödenecek bir rakam olmamakla birlikle poliçe limiti üstündeki zararlardan müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, somut olayda araç sigortası KTK Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını, ilgili sigortanın sorumluluğa dayalı bir sigorta olup;
bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların tazmin edilmesinin amaçlandığını, davacının destek zararının ispatının gerektiğini, destekten yoksun kalmış sayılabilmek için o kişinin, desteğin bakma niteliğindeki yardımına muhtaç olması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumlu olduğu azami poliçe teminat limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulmasını talep etmiştir.
Davalı .... Konteyner Depolama Nak. Loj. Pet. Ürünleri ve San. Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesi ile; huzurdaki davada Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, bunun yanı sıra gerek müvekkilinin adresi gerekse olayın meydana geldiği yer dikkate alındığında Körfez Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğunu, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, ayrıca meydana gelen kazada ne müvekkili şirketin ne de müvekkil şirket çalışanı olan araç sürücüsü ...'ın kusurunun bulunmadığını, kazadaki kusurun tamamının davacı karşı araç sürücüsü ...'da olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dairemizin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada, maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı ... için 236.137,57 TL destekten yoksun kalma tazminatının 17/02/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı Türkiye Sigorta Şirketinden (sigorta şirketi poliçede yer alan limit dahilinde sorumluluğuna gidilmek üzere) tahsil edilerek davacıya verilmesine, diğer davalılar hakkında açılan maddi tazminat davasının reddine, talep edilen manevi tazminatın reddine, fazlaya yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili ile davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece gerekçeli kararda hatalı olarak sunulan belgeden müvekkilinin 2024 sonbahar, 2025 ilkbahar kaydının olmadığı gerekçe gösterilerek ilk alternatif olan yani müvekkilinin eğitimine devam etmediği durum için hesaplanan 236.137,57 TL üzerinden karar verildiğini, hesaplanan faiz oranının enflasyonun çok altında kaldığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,
yerel mahkeme kararının kaldırılarak bilirkişi tarafından hazırlanan ikinci alternatif üzerinden taraflarınca yapılan ıslah dilekçesinin kabulü ile 410.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının sigorta şirketine başvuru tarihi olan 11.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken ZMMS Genel Şartlar Ek.3 ve Ek.7’ye göre belirlenmesi gerektiğini, müteveffa ...'ın vukuatlı nüfus kayıt örneğinin dosyaya alınmadığını, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, 09.09.2020 tarihinde, dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki davalılardan Türkiye Sigorta A.Ş nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortalı araç, diğer davalıların sürücü, işleten ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları bankette duraklamakta olan çekici ve ona bağlı römarka arkadan çarpmış, kaza sonucunda ...'ın aracında yolcu olarak bulunan davacı ....'nin annesi ... vefat etmiştir.
Hükme esas alınan aktüer raporun Yargıtay'ın güncel içtihatlarına uygun şekilde TRH2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre ve usulüne uygun hazırlandığı, destek paylarının ve destek sürelerinin doğru belirlendiği anlaşıldığından davalı sigorta şirketi vekilinin tüm istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir.
Davacının desteğinin yolcu olarak bulunduğu aracın kullanım amacı hususi nitelikte olduğundan ve destek ile davalı sigorta şirketi arasında ticari ilişki bulunmadığından mahkemece yasal faiz işletilmesine karar verilmesi yerindedir. Davacı vekilinin faizin türüne yönelik istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Ancak, davacı ....'nin üniversite öğrencisi olduğunun davacı tarafça sunulan belgelerden anlaşılması karşısında mahkemece yanılgılı değerlendirmeyle davacı tarafça henüz kayıt olunmayan 2024 güz ve 2025 bahar dönemi öğrenci belgesi olmadığından bahisle davacının yüksek öğrenim yapmadığının kabulüyle 22 yaşına kadar destek alma ihtimaline göre hesaplanan tazminat miktarı üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. Davacı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.
Davacı ....'nin yabancı ülkede yüksek öğrenim gördüğünün davacı tarafça sunulan belgeler ile ispatlanması nedeniyle 25 yaşına kadar destek alma ihtimaline göre hesaplanan tazminat miktarı üzerinden davanın kabulü gerekirken kısmen kabulü hatalı ise de; anılan yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun reddi, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve davanın kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
H)
Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 65.500,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı Türkiye Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,
İ) Maddi tazminat talebi yönünden haklarındaki dava reddedilen .... Konteyner Depolama Nakliyat Lojistik Petrol Ürünleri ve Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve ... ve Allianz Sigorta A.Ş kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,
J) Dosyada adli yardım talebi kabul edildiğinden, devlet ödeneğinden karşılanan 6.850,00 TL bilirkişi ücreti, 4,00 TL Kep Ücreti, 1.671,80 posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 8.525,80 TL yargılama giderinin davalı Türkiye Sigorta A.Ş'den alınarak hazineye irad kaydına,
K)HMK 120. maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından karar kesinleşene kadar yapılacak masraflar mahsup edilerek arta kalan miktar olduğu taktirde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
L) 6325 sayılı HUAK 18/A-13,14. maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden Kocaeli Arabuluculuk Bürosu'nun 2021/40689 Arabuluculuk numaralı dosyasında ödenmesi gereken 1.400,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı Türkiye Sigorta A.Ş'den alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Adli yardım nedeniyle davacıdan istinaf harcı alınmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5- İlk Derece Mahkemesince yazılan 29.11.2024 tarih 2024/507-508 sayılı harç tahsil müzekkerelerinin işlemsiz olarak iadesinin istenmesine, 6-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Dairemize dilekçe vermek suretiyle Yargıtay'da temyizi kabil olmak üzere oybirliği ile karar verildi.08/10/2025
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır
*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2000, K. 2025/1772, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama