KÜNYE
T.C. Sakarya Bam 3. Hukuk Dairesi T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/98
- Karar no
- 2024/2236
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/11/2023
- Numarası
- 2022/914 Esas - 2023/626 Karar
- Başvuran davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... .......
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ... ........
Karar Metni
974 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
Birleşen Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/915 E. 2023/565 K. Sayılı dosyası
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVACI : ... - ...
VEKİLİ
Av. ... ........
DAVALI : ...
VEKİLİ
Av. ... .........
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm.)
BAŞVURU TARİHİ : 15.12.2023
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ : 17.01.2024
KARAR TARİHİ : 25.12.2024
YAZIM TARİHİ : 25.12.2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.07.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile yaya olan davacıya ...’e çarpması ile tek araçlı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacı ...'in kaza sonucu ağır bir şekilde yaralandığını, kaza nedeniyle davalının sigortalısının kusurlu olduğunu belirterek davacı ...'in sürekli iş göremezliği için 100,00-TL, geçici iş göremezliği için 100,00-TL ve geçici bakıcı gideri için 100,00-TL olmak üzere şimdilik 300,00-TL maddi tazminatın davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek olan ticari (avans) faiziyle birlikte tazmin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... şirketi cevap dilekçesinde; Dava konusu 10.07.2022 tarihli kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı ... plakalı aracın kusuru olmadığını , davalı şirketin davacıya karşı poliçeden kaynaklanan herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davadan önce davalı şirkete yapılan başvuru usul anlamında mevzuata uygun yapılmadığını, kaza tespit tutanağında ... plakalı araç sürücüsü ... 'nın kazasının oluşumunda kusursuz olduğu, yaya ... 'in tam kusurlu bulunduğunun tespit edildiğini, bu sebeple sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından davalı şirketin sigortadan doğan bir sorumluluğu bulunmadığını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dava davacı vekili dava dilekçesinde; 10.07.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davalının sigortalısının kusurlu olduğunu, davacının yaralandığını belirterek gerçekleşen tek taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası sonucu davacı ...'in sürekli iş göremezliği için 100,00-TL, geçici iş göremezliği için 100,00-TL ve geçici bakıcı gideri için 100,00-TL olmak üzere şimdilik 300,00-TL maddi tazminatın davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek olan ticari (avans) faiziyle birlikte tazmin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, mahkemenin bu kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; kazaya ilişkin soruşturma dosyası kapsamında alınmış ATK raporu mevcutken aynı kurumdan yeniden bir rapor alınmasında hukuki yarar olmadığını, başka bir bilirkişi heyetince yeniden inceleme yapılması yönündeki taleplerinin reddinin hatalı olduğunu, dosyaya sunulan raporlarda kazanın oluş biçimi hakkında hakkaniyetli bir değerlendirme yapılmadığını, bu sebeple raporların hükme esas alınamayacağını, yalnızca yolda karşıdan karşıya geçiş halinde olma nedeniyle yayalara asli ve tam kusur verilmesinin kabul edilemez olduğunu, sürücünün kavşağa yaklaşırken fren izinin bulunmadığını,
dolayısıyla kavşağa yaklaşırken yavaşlamadığının sabit olduğunu, buna rağmen sigortalı araç sürücüsüne kusur atfedilmemesinin hatalı olduğunu, mahkemece aynı kurumdan alınmış ve birbiriyle aynı kanaati bildiren raporlar esas alınarak hem esas hem usul bakımından eksik ve yanlış inceleme neticesinde verilmiş olan işbu kararın davacıların adil yargılanma ve mahkemeye erişim hakkını da ihlal eder nitelikte olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl ve birleşen dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat (sürekli ve geçici maluliyet ile bakıcı gideri ) istemine ilişkindir.
Somut olayda 10.07.2022 tarihinde yaya olan asıl ve birleşen davacılara davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu davacılar yaralanmıştır
Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında ve soruşturma aşamasında ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda kırmızı ışıkta geçen davacılara kural ihlali verilmiştir. Soruşturma dosyasında kaza tespit tutanağına ve alınan rapora göre takipsizlik(KYYO) kararı verilmiş, takipsizlik kararı kesinleşmiştir.
İlk Derece Mahkemesince karara dayanak yapılan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 05.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda; kazanın meydana gelmesinde, davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsü ...'nın herhangi bir hatalı tutum ve davranışının olmadığı, dolayısıyla meydana gelen olayda kusursuz olduğu; davacıların kırmızı ışıkta geçtiklerinden kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği, dolayısıyla kazanın meydana gelmesinde davacıların %100 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 05.04.2023 tarihli raporunun HMK'nın 279. maddesinde aranılan koşullara uygun olarak, kamera kayıtları incelenerek düzenlendiği, ceza soruşturmasındaki kaza tespit tutanağı ile örtüştüğü, dosya kapsamına uygun, denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanısına varılmıştır. Bu durumda, davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığından, ZMS sigortacısı davalının meydana gelen zarardan sorumlu olamayacağına ve mahkemece de bu doğrultuda davanın reddine karar verilmesi doğru olduğuna göre, davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/98, K. 2024/2236, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama