KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2025
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/1721 - 2025/1951
- Esas no
- 2025/1721
- Karar no
- 2025/1951
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 11.07.2025
- Numarası
- 2025/484 Esas
- Başvuran davacılar
- 1-...
Karar Metni
894 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
2-... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : **** ****
VEKİLİ : Av. ....
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
BAŞVURU TARİHİ : 28.07.2025
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 06.10.2025
KARAR TARİHİ : 28.10.2025
YAZIM TARİHİ : 30.10.2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde, 15.08.2023 tarihinde davacıların murisi ...'nun bisikleti ile seyir halinde iken davalı ...'nun sevk ve idaresinde bulunan aracı ile çarpması sonucu ağır yaralandığını, yatağa tam bağımlı kaldığını, en nihayetinde 19.01.2025 tarihinde vefat ettiğini, davalı sürücünün hızlı seyrettiğini, kavşağa yaklaşırken yavaşlamadığını, kazada tam ve asli kusurlu olduğunu, maddi ve manevi tazminat talepleri olduğunu beyan ederek öncelikle davalıların taşınır, taşınmaz malları ile 3.kişilerde bulunan hak ve alacakları üzerine İİK’nın 257. maddesi uyarınca teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, 11.07.2025 tarihli ara karar ile davacılar vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen 11.07.2025 tarihli ara kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ihtiyati haciz kararı verilmesi için muacceliyet şartının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda alacağın ve haciz sebeplerinin ispatı için kesin delil ve belgeler aranmadığını, yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, 15.08.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacıların murisi ...'nun %87 oranında sürekli olarak malul kalmış olup uzun süre yatağa bağımlı yaşadığını, vücudunda meydana gelen kalıcı hasarlar sebebi ile eski sağlığına kavuşmasının mümkün olmadığını, başkasının bakımına muhtaç kaldığını,
süreç içerisinde ortaya çıkan türlü bakım ve tedavi masraflarının davacılar tarafından karşılandığını, 19.01.2025 tarihinde kaza nedeniyle vefatı akabinde ortaya çıkan, efor kaybı/sürekli iş göremezlik zararı, geçici iş göremezlik zararı ve tedavi masraflarının; kaza tarihi olan 15.08.2023 tarihinden murisin ölüm tarihi olan 19.01.2025 tarihine kadar geçen süreye kadar hesaplanarak davacılara ödenmesini talep ettiklerini, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gereken koşulların mevcut olduğunu beyan ederek 11.07.2025 tarihli ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara kararın yerinde olup olmadığı noktasındadır.
2004 sayılı İİK'nın 257/1 maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel, bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiştir.
Yine İİK'nun 258/1. fıkrası gereğince “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur….” Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi gerekmez. Bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Başka bir anlatımla ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması yeterlidir.
Haksız fiilin faili ihtara veya ihbara gerek olmaksızın zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylemin işlendiği tarihten itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Haksız fiil faili olan borçlu temerrüde düştüğünden artık alacak muaccel hale gelmiş olur.
Mahkemece davalı Güvence Hesabı yönünden ihtiyati haciz talebinin reddi kararı yerinde ise de; eldeki davada, davacıların murisinin geçirdiği trafik kazası nedeniyle davacılarca kaza tarihi ile murisin ölüm tarihi arasındaki maddi zarar talep edilmekte olup iddia olunan zararın haksız fiilden kaynaklandığı ve tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihte muaccel hale geldiği, dosya kapsamında bulunan kaza tespit tutanağı ve maluliyet raporundan ihtiyati haciz kararı verilmesi için gerekli yaklaşık ispat şartının sağlanmış olduğu anlaşıldığından davalı sürücü yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken reddi hatalı olmuştur.
Açıklanan gerekçelerle davacılar vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddi kararına yönelik istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinaf olunan ara kararının kaldırılmasına, davacılar vekilinin ihtiyati haciz talebinin davalı ... yönünden kabulü ile takdiren 300,00 TL teminatla davalı sürücü ...'nun taşınır, taşınmaz, 3. kişilerdeki alacak ve hakları üzerine dava değeri ile sınırlı olacak şekilde ihtiyati haciz konulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1721, K. 2025/1951, 28 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama