KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi Asıl Dosya İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 7 Ocak 2026
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/562 - 2026/29
- Dosya no
- 2025/562
- Karar no
- 2026/29
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27.12.2024
- Numarası
- 2022/329 Esas - 2024/989 Karar
- Başvuran davalılar
- 1-...
Karar Metni
1.302 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
2-... VEKİLİ : Av. ...
DAVACILAR : 1-... 2-... 3-... 4-... 5-... VEKİLİ : Av. ...
BİRLEŞEN 2021/166 E. 2023/1133 K. SAYILI DOSYA
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI : **** **** **** ****
VEKİLİ : Av. ...
DAVACILAR : 1-... 2-... 3-... 4-... 5-... VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle)
BAŞVURU TARİHİ : 26.02.2025
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 25.03.2025
KARAR TARİHİ : 07.01.2026
İLAM YAZIM TARİHİ : 09.01.2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde.
29/07/2016 tarihinde davalı ...'a ait, Halkbank A.Ş. tarafından sigortalanan, davalı ... sevk ve idaresinde bulunan 28... plakalı aracın, aşırı hızla seyrederken müvekkilleri ... ve ...'nin kızları ...'ye çarpması sonucu ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, Gebze 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/447 E. sayılı dosyası ile davalı sürücünün ceza aldığını, müteveffa ...'nin hemşire olarak çalıştığını, müvekkillerinin müteveffanın ölümüyle onun maddi ve manevi desteğinden yoksun kaldıklarını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik baba ... için 100-TL, anne ... için 100-TL, kardeşler ...,
... ve ... için 100'er-TL olmak üzere toplamda 500-TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan; baba ... için 30.000 TL, anne ... için 30.000 TL, kardeşler ..., ... ve ... için 15.000'er TL olmak üzere toplamda 105.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte araç sahibi ve sürücüden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili birleşen dava dilekçesinde; trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle, tahkikat sırasında ortaya çıkacak gerçek bedel üzerinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, destekten yoksun kalma tazminat tutarları belirlenerek, şimdilik baba ... için 100-TL, anne ... için 100-TL, kardeşler ..., ... ve ... için 100'er-TL olmak üzere toplamda 500-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek ve mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili asıl dava cevap dilekçesinde; davaya bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi olup görevsizlik kararı verilmesini, davalı sigorta şirketinin davaya dahil edilmesini, maktüle ...'nin yolu kontrol etmeksizin aniden yola fırlaması neticesinde maktül ile müvekkilinin kullanmakta olduğu araç arasında yakın mesafe olması,
müvekkilinin fren ve manevra yapmasına rağmen maktulün de kaza anındaki heyecan ve refleksle aynı yöne doğru kaçması neticesinde bir trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin hemen aracından inerek ambulansa haber verdiğini, kazanın meydana gelmesinde maktülün asli ve tek kusurlu taraf olup ceza dosyası kapsamında müvekkiline alt sınırdan tali kusur tayin edilmiş olmakla müvekkiline ceza dosyası kapsamında yüklenen tali kusur isnadının dahi kabulünün mümkün olmadığını, davanın öncelikle görevsizilik nedeniyle usulden reddini, aksi halde ise davacıların fahiş tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından, davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 226.249,90 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 29.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, davalı Halk Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 28.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine (davalı Halk Sigorta A.Ş.'nin (Türkiye Sigorta A.
Ş.) poliçe limiti dahilinde garameten paylaştırma sonucu 118.813,30.-TL ile sorumlu tutulmasına), davacı ... için 327.630,53 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 29.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, davalı Halk Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 28.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (davalı Halk Sigorta Tic.
A.Ş.'nin (Türkiye Sigorta A.Ş.) poliçe limiti dahilinde garameten paylaştırma sonucu 172.052,53.-TL ile sorumlu tutulmasına), davacılar ..., ... ve ...'nin açtıkları maddi tazminat davasının reddine; davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın, davalılar ... ve ...'den kaza tarihi olan 29.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı, davalılar ... ve ... vekili ve davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalılar ... ve ... vekili sunmuş olduğu dilekçeler ile istinaf başvurusundan feragat etmiştir.
Davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu olayın zaman aşımına uğradığını ve davanın reddi gerektiğini, davacının davalı şirketten tazminat talep etme hakkının bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olması nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatının teminat dışı olduğunu, davada ispat külfetinin davacılara ait olduğunu ve bu kapsamda müteveffanın, başvuranlara “destek” olduğu hususunun dosya kapsamında ispatlanmasının zorunlu olduğunu, ancak davacı tarafça bu hususun yerine getirilmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla,
zararın tespiti için başvuru sahibi tarafından elde edilen kazanımların belirlenmesi ve aleyhe hüküm kurulacak olması halinde bu kazanımların belirlenecek tazminattan indirilmesi gerektiğini, dosyada kusur oranlarına ilişkin usulüne uygun bir rapor alınmadığını, ayrıca bir an için davanın haklı olduğu varsayılsa bile, davalı şirketin faizden sorumluluğunun da sınırlı olduğunu belirterek hukuka aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl ve birleşen dava, destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, 29.07.2016 tarihinde, davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın çarpması sonucu, davacıların kızı/kardeşi yaya ... 05.08.2016 tarihinde vefat etmiştir.
1-Davalılar ... ve ... vekili Av. ...'in 02.09.2025 tarihinde sunmuş olduğu dilekçeler ile istinaf başvurusundan feragat ettiği ve vekaletnamesinde feragat yetkisi bulunduğu anlaşıldığından davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddi gerekmiştir.
2-Birleşen davada davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekilinin istinaf nedenleriyle sınırlı yapılan incelemede;
Taksirle ölüme neden olma suçunun ceza zamanaşımı süresi 5237 sayılı 66.maddesi gereğince 15 yıl olup olay tarihi ile dava ve ıslah tarihi arasında bu süre dolmadığından davalı vekilinin zamanaşımı süresinin dolduğuna yönelik istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında hem davacıların desteği yayaya hem davalı sürücüye kural ihlali verilmiştir. Eldeki dosyada ATK Trafik İhtisas Dairesinden ve üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan raporlarda davacıların desteği yayanın asli, davalı sürücünün tali kusurlu olmasına göre kusur oranları belirlenmiş, mahkemece davalı sürücünün %40 oranın kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Kazanın oluş şekline göre davalı sürücünün %40 oranında kusurlu olarak kabulü yerinde bulunduğundan davalı vekilinin kusura yönelik istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun Yargıtay güncel içtihatlarına uygun şekilde TRH2010 yaşam tablosu esas alınarak progresif rant yöntemine göre düzenlendiği, davacı anne ve babanın kendi ömürleri süresince müteveffanın desteğinden yaralanacaklarının kabulünün ve davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu hususlardaki istinaf istemlerinin de reddi gerekmiştir.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/562, K. 2026/29, 7 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama