KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2025
- T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/1666 - 2025/1533
- Dosya no
- 2025/1666
- Karar no
- 2025/1533
- Kararın yazıldığı tarih
- 31/10/2025
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Dava tarihi
- 11/03/2025
- Karar tarihi
- 18/07/2025
- Numarası
- 2025/137 Esas- 2025/481 Karar
- Davacı
- ... - ...
- Davalı
- TASFİYE HALİNDE CFY İNŞAAT TAAHHÜT GALERİ EMLAK GIDA TARIM HAYVANCILIK İMALAT SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - 0...
- Tasfiye memuru
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Sebepsiz zenginleşmeye dayalı itirazın iptali istemi
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- İstinaf eden
- Davacı vekili
Karar Metni
1.359 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasındaki sebepsiz zenginleşmeye dayalı itirazın iptali istemi nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın aktif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Vekil eden ile davalı Cfy İnş. Tah. Galeri Emlak Gıda Tarım Hayvancılık İmalat San. Tic. Ltd. Şti. arasında Kocaeli/İzmit'te bulunan dubleks meskenin satışı konusunda anlaşıldığını belirtmiştir. Anlaşılan bedelin bir kısmı olan 600.000,00 TL'nin 30.10.2023 tarihinde banka kanalıyla davalının hesabına gönderildiğini ancak taşınmazın müvekkiline verilip tescil işleminin yapılmadığını ve ödemenin geri iade edilmediğini ifade etmiştir.
Bu alacağın tahsili amacıyla Gölcük İcra Dairesi'nin 2024/933 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin borcu bulunmadığı gerekçesiyle takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirttiğini, Kocaeli Arabuluculuk Bürosu'nda yürütülen 2025/10246 Arabuluculuk numaralı faaliyetin 27/02/2025 tarihinde "anlaşamama" ile sonuçlandığını, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun en az %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
İcra İflas Kanunu'na göre, itirazın iptali davasının, borçlunun icra takibine yaptığı itirazın kendisine tebliğ edilmesinden itibaren bir yıl içinde açılması zorunlu olduğunu, bu sürenin davacı tarafından ihlal edildiğini, davanın kanuni süresi içinde açılmadığını, davanın Ticaret Mahkemesi'nde değil, Asliye Hukuk Mahkemeleri'nde görülmesi gerektiğini, davacının, iddialarına dayanak olarak 10.10.2023 tarihli bir satış vaadi sözleşmesini sunduğunu, ancak davalının, bu sözleşmenin taraflarının ne müvekkili şirket ne de davacı ... olduğunu, davacı,
kendisinin bu sözleşmeye taraf olmadığını veya sözleşmeden kaynaklanan herhangi bir hakkın kendisine devredildiğini gösterir bir belge sunamadığını, dava açabilme ehliyeti için kişinin uyuşmazlık konusu üzerinde kişisel, güncel ve doğrudan bir menfaati bulunması ve sözleşmeye taraf olması gerektiğini, bu şartların davacıda bulunmaması nedeniyle, davanın aktif husumet yokluğundan usulden reddi gerektiğini, sözleşmede imzası bulunan ...'ın sözleşme tarihinde şirket yetkilisi olmadığı ve şirketi borçlandırma yetkisinin bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...'' ' davacının kendi iddiasına dayanak gösterdiği sözleşmede taraf sıfatının bulunmadığı ve bu sözleşmeden kaynaklanan bir hak iddiasının hukuken geçerli bir temele dayanmadığı sabittir. Davacının dava konusu uyuşmazlık üzerinde kişisel, güncel ve doğrudan bir menfaatinin olmadığı, dolayısıyla dava açma ehliyetine sahip olmadığı anlaşılmıştır.
Aktif husumet yokluğu, davanın esasına girilmesini engelleyen mutlak bir dava şartıdır.Bu nedenle, HMK 114/1-d maddesi uyarınca dava şartı eksikliği nedeniyle davanın esastan incelenmesine gerek kalmaksızın usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davalının diğer usuli itirazları (dava süresi ve görev itirazı) ile esasa ilişkin savunmaları, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi karşısında incelenmemiştir.
Davalının kötü niyet tazminatı talebi de davanın esastan reddedilmemesi nedeniyle reddedilmiştir Yukarıda yer alan açıklamalar ışığında davanın usulden reddine dair, davanın aktif dava husumet yokluğu nedeniyle reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Vekil eden ... ile karşı taraf Cfy İnş. Tah. Galeri Emlak Gıda Tarım Hayvancılık İmalat San. Tic. Ltd. Şti. Arasında Kocaeli ili İzmit ilçesi ... Mah. ... Ada ...
Parselde bulunan Dubleks Meskenin satışı konusunda anlaşılmış olduğunu, anlaşılan bedelin bir kısmı olan takibe konu bedel olan 600.000,00 TL 30.10.2023 tarihinde banka kanalıyla davalının hesabına gönderildiğini, icra takibine dayanak bedel davalı şirketin hesabına gönderilmesine rağmen taşınmaz vekil edene verilip tescil işlemi yapılmadığını ve bu yüzden davalı tarafından alınan ödeme de geri verilmediğini,
ödeme tarihinden sonra icra takibi başlatılan tarihe kadar gerek sözlü gerekse yazılı şekilde ödenen bedel davalı şirket yetkiililerinden geri istense de davalı şirket yetkilileri bu duruma kayıtsız kalmış bu zamana kadar da bu bedeli geri ödemediğini, taraflarınca ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirket, vekil edene herhangi bir borcu bulunmadığından bahisle icra takibine kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takip durduğunu, vekil edene davalı tarafa 600.000.00 tl ödemede bulunmuş ancak davalı taraf vekil edene karşı herhangi bir edim yükümlülüğünü yerine getirmeyerek sebepsiz zenginleştiğini,
yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;
Sözleşmenin nisbiliği ilkesi gereği, sözleşme kapsamında ödenen bedelin iadesini ancak sözleşmenin tarafı talep edebileceğini, davacının, sözleşmeye taraf olduğunu veya bu sözleşmeden kaynaklanan bir hakkın kendisine geçerli bir şekilde devredildiğine ya da şirketi temsil yetkisine sahip olduğuna dair herhangi bir belge veya delil de sunamadığını, davacının kendi iddiasına dayanak gösterdiği sözleşmede taraf sıfatının bulunmadığı ve bu sözleşmeden kaynaklanan bir hak iddiasının hukuken geçerli bir temele dayanmadığının sabit olduğunu, davacının istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini, davalının istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sebepsiz zenginleşmeye dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 HMK, 6098 Sayılı TBK
3. Değerlendirme ve karar
Dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.
Mahkemece, Davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında dubleks meskenin satışı konusunda anlaşıldığını, anlaşılan bedelin bir kısmı olan 600.000,00 TL'nin 30.10.2023 tarihinde banka kanalıyla davalının hesabına gönderildiğini ancak taşınmazın müvekkiline verilip tescil işleminin yapılmadığını ve ödemenin geri iade edilmediğini beyanla ödenen bedelin iadesi amacıyla itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti, dava konusu hak ile kişiler arasında ki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir.
Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir.
Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise, def'i değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re'sen nazara alınmasıdır.
Bu anlatımlar ışığında somut olaya gelindiğinde; davacı tarafça kendi hesabından davalı hesabına banka havalesi yoluyla taşınmaz alımı amacıyla dava ve takibe konu meblağı gönderdiği, buna karşın davalının tapu devrine yanaşmadığı iddiasıyla gönderilen paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi istemiyle eldeki dava açıldığı,
biran için davacının kendi hesabından para gönderimi nedeniyle havale ve sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davada aktif husumetinin olduğu değerlendirilse de, davacının, para gönderim sebebinin dosyada yer alan 10.10.2023 tarihli satıcısı ... ile alıcısı ... arasında adi şekilde düzenlenmiş satış vaadi sözleşmesine istinaden olduğunun davacının cevaba cevap dilekçesindeki beyanıyla sabit olduğu, buna göre, davacının tarafı olmadığı sözleşmede dava dışı üçüncü kişi adına yaptığı ödemenin iadesini istediği,
oysa, davacının sözleşmeye taraf olduğuna veya bu sözleşmeden kaynaklanan bir hakkın kendisine geçerli bir şekilde devredildiğine dair herhangi bir belge veya delil de sunmadığından davacının davada aktif dava ehliyetinin bulunmadığının anlaşılmasına göre mahkemece davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi yerinde görüldüğünden davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
* · Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1666, K. 2025/1533, 30 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama