İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2021/1225 K.2022/747

: 2-... VEKİLİ : Av. ... -

Esas2021/1225Karar2022/747Tarih5 Nisan 2022Okuma10 dk · 2.028 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
5 Nisan 2022
Dosya no
2021/1225
Karar no
2022/747
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
18/02/2021
Numarası
2020/424 Esas - 2021/120 Karar
Davacı
... (T.C. No: ...) -
Davalılar
1-BARANSAN PROFİL MAKİNE ALÜMİNYUM METAL SAN. VE TİC. A.Ş. -
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.028 kelime·10 dk okuma·11 bölüm

: 2-... VEKİLİ : Av. ... -

DAVANIN KONUSU

Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)

DAVA TARİHİ : 08/08/2020

KARAR TARİHİ : 05/04/2022

KR. YAZIM TARİHİ : 04/05/2022

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...’nde %15 oranında hissedarı olduğunu, ağabeyi davalı ...'ın, müvekkiline, payını devretmesi karşılığında pay bedeli ve kâr payı alacaklarını ödeyeceğini belirttiğini, müvekkilinin de ağabeyi olan davalı ...’a güvenerek payını devretmeye karar verdiğini, daha sonra Gebze 11. Noterliğinden 16497 yevmiye no'lu genel kurul kararıyla pay devri yapılmaya çalışıldığını, ancak bu işlemin geçersiz olduğunu, hem usulen hem de esasen geçersiz olan bu işlem sonucu müvekkilinin şirketin hissedarı olduğunun tespiti gerektiğini, ...'ın ise müvekkiline herhangi bir ödeme yapmadığını,

genel kurul kararı ile yapılmaya çalışılan pay devrinin geçersiz olduğunu, pay senedi çıkarılmamış anonim şirket paylarının devrinin, alacağın temliki hükümlerine tabi olduğunu, pay devirlerinin yazılı bir sözleşme ile devredilmesi gerekirken, ekte sundukları genel kurul kararı ile yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle müvekkili hakkında yapılan pay devri adı altındaki genel kurul kararının hukuka aykırı olduğunu ve pay devrinin iptali gerektiğini, müvekkilinin şirket ortağı olduğunun tespitini gerektiğini,

kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için pay devrinin geçerli olduğu kabul edilirse dahi bu pay devri için müvekkiline ödenecek payın değeri ve kâr payı alacağının kendisine ödenmediğini, Yargıtay kararlarında da sabit olduğu üzere: anonim şirketlerde pay senedi çıkarılmamış hisselerin devri alacağın temliki hükümlerine tabi olduğunu, dolayısıyla bu payların devrinin yazılı olarak yapılması gerekli olup genel kurul kararıyla yapılan pay devirlerinin geçerli olmadığı ve bunun üzerinden zaman geçmiş olmasının ise hakkın kötüye kullanılması olarak kabul edilemeyeceğine ilişkin kararlar verildiğini,

bir pay devrinin geçerli olabilmesinin bir diğer şartının da pay karşılığı bedelin pay sahibine verilmesi olduğunu, Yargıtay'ın da bir kararında hukuka uygun bir pay devri karşılığında yapılması gereken taşınmaz devrinin yapılmaması çerçevesinde pay devrini geçersiz kabul ettiğini, davalı ...'ın Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı 2019/15353 Soruşturma No’lu dosyasında verdiği ifadesinde müvekkiline ve kardeşi...’a 20.000.000,00 TL (Yirmi Milyon Türk Lirası) değerinde gayrimenkulü borcuna karşılık verdiğini iddia ettiğini, ancak bu şekilde bir gayrimenkulun kesinlikle müvekkiline verilmediğini,

iddia ettiği bu miktarın aslında müvekkiline vermesi gereken borcunu açığa çıkardığını, bu borcun kaynağının davalı Baransan Şirketindeki müvekkilinin kar payı alacakları ve hisse devri alacağı olduğunun anlaşıldığını, çünkü davalı ... ile müvekkili arasında başka bir borç ilişkisi bulunmadığını beyanla öncelikle davalıların mal varlıklarına devretmelerinin önlenmesi bakımından tedbir konulmasına,

geçersiz olarak yapılan pay devrinin geçersizliğinin tespiti ile müvekkilinin tekrar aynı pay oranında şirket ortağı olarak tesciline, aksi kanaat halinde pay devrinin geçerli kabul edilmesi halinde müvekkilinin ödenmeyen pay bedelinin pay devir tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte hesaplanarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ...'ın, diğer davalı ve müvekkili olan Baransan A.Ş.'nin kurucusu olduğunu, davacı ... ile dava dışı Sayın...'ın ise müvekkili Mirseddin ile anne-baba bir kardeş olduğunu, müvekkillerinden ...'ın, yaşça davacıdan oldukça büyük olduğunu, uzun yıllardan beri ticaretle uğraştığını, ilk gençlik yıllarından bu yana babası ve davacı dahil tüm kardeşlerinin geçim yükünü de aldığını, müvekkili ...'ın, yıllar önce diğer müvekkili Baransan A.Ş. firmasını kurarken,

gerek kanuni zorunluluk gereği hissedar sayısı ve gerekse de davacının kendi öz kardeşi olması nedenleri ile davacıya da şirket hissesinden %15 pay sahipliği gösterdiğini, şirketin diğer hissedarlarının da o tarihte müvekkili ...'ın çocukları ve dava dışı diğer kardeşi... olduğunu, tüm bu hususların müvekkili şirketle ilgili ticaret sicil kayıtları, defter ve diğer ticari kayıtlar ile de sabit olduğunu, müvekkili ... ile davacı arasında, babalarının vefat etmesinden sonra,

miras meselesi yönünden anlaşmazlıklar çıktığını, müvekkili ...'ın, babasının sağlığında, kendi kazancının büyük kısmı ile edindiği menkul ve gayrimenkul mallarını da babasının adına yaptırdığını, babasının vefat etmesinden sonra da müvekkili Mirseddin'in, bu durumu sorun yapmadığını, babası adına olan tüm malvarlığının müvekkili, davacı kardeşi ve dava dışı kardeşi arasında paylaştırıldığını, kardeşler arasındaki miras paylaşımı yapılırken, taraflar arasındaki tüm ortaklıkların da bu aşamada sona erdirildiğini, baştan itibaren müvekkili tarafından kurulan davalı Baransan A.Ş.'deki davacının %15 hissesinin de,

davacı tarafından bedeli karşılığı müvekkiline satılıp devredildiğini, müvekkili ile davacı arasındaki gerek miras paylaşımı ve gerekse de kardeşler arasındaki tüm ortaklıkların giderilmesi için Gebze Ticaret Odası Başkanı, daha önce bir ilçede belediye başkanlığı yapan bir kişinin ve esnaf olan kişilerin aracı olduğunu, taraflar arasındaki tüm ekonomik bağların, bahsi geçen bu aracı kişilerin eliyle, aracılar huzurunda yapıldığını, davacı ile müvekkili arasında paylaşılmayan mirası-miras dışı hiçbir hak ve alacağın kalmadığını, davacının, şirket hissesini müvekkillerinden ...'a devrettiği hususu;

şirketin resmi kayıtları, genel kurulu ve yönetim kurulu karar defterleri, pay defterleri, noter evrakı, davacının beyanı, davacının imzası, müvvekilinin imzası, herkese karşı bağlayacı olan ticaret sicil kayıtları ile de sabit olduğunu, davacının yaklaşık 5 yıl geçtikten sonra, eldeki davayı açmasının nedeninin ise;

davacı ve müvekkili Mirseddin'in amca çocuğu ve aynı zamanda davacının kayınbiraderi olan kişi tarafından yaklaşık 2 yıl önce, müvekkili Mirseddin'in 7 kurşunla yaralanması olayı neticesinde müvekkilinin, davacının da bu yaralama olayı içinde olabileceği şüphesiyle şikayetçi olmasından kaynaklandığını, müvekkillerden ...'ın, bu kurşunlama olayı neticesinde aylarca hastanede yattığını ve ölümden döndüğünü, bu olaylar nedeni ile ilgili kişiler hakkında Gebze 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/345 E. sayılı dosyası ile dava açılmış olduğunu, dava dosyasının halen derdest olduğunu,

müvekkillerinden ... ile davacı arasında yapılmış olan işlemin tarihinin.

2015 yılının 8. Ayı olduğunu, Türk Ticaret Kanunun ilgili hükümlerinde öngörülen " 2 yıllık zamanaşımı" süresi geçtikten sonra eldeki davanın açıldığını, bu nedenle -davacının iddalarının kabulü anlamına gelmemek kaydı ile- davanın her iki müvekkil açısından da öncellikle zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının iddiasına göre, şirket hisselerini müvekkillerinden Mirsedddin Baran'a satıp bedelini almadığını, oysa iddia ettiği pay bedellerini diğer müvekkili olan Baransan A.Ş.'den talep etmesi,

eşyanın tabiatına aykırı olduğunu, bu nedenle davanın şirket olan müvekkili yönünden öncellikle husumetten reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının iyi niyetli olmadığını, maddi ve hukuki gerçeğe aykırı ve tamamen iyi niyetten yoksun olarak açımış olan iş bu mesnetsiz davanın her iki müvekkil yönünden ayrı ayrı reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... davanın reddine ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; anonim şirket hisse devrini tamamlayan yönetim kurulu defteri, pay defteri ve diğer evraklarda davacı adına atılan imzaların sahte olduğu yönündeki iddiaları değerlendirmeden ve bu yönde bilirkişi incelemesi yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, dava anonim şirket pay devrinin geçersizliği ve ortaklığın devam ettiğin tespiti yanında, devrin geçerliliğinin kabulü halinde ise devir bedelinin taraflarına ödenmesi şeklinde terditliyken, bu hususta olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmediği ve delilleri toplanılmadığını,

tanık olarak dinletecekleri kişi listesini sunmuş olmalarına rağmen dikkate alınmamış ve devir geçerli kabul edilse dahi pay bedeli ve kâr payının ödenip ödenmediği hususunda hiçbir araştırma yapılmadığını, davalı taraf, davaya konu pay devrine ilişkin savunmalarında kendi içinde bütünleşemeyecek şekilde çelişkiye düşmüş ve mahkemece bilirkişi incelemesi ile bu çelişki giderilmeden hüküm oluşturulduğunu beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf, dava dilekçesinde hiçbir şekilde "sahtecilik ve zorla imzalatma" hususlarını dile getirmediği hatta tarafların akraba olduklarını ve kendilerinin güvene dayalı olarak hisselerini devrettiğini, davacının iyi niyetli olmadığını, davacının pay bedelinin ödenmesi yönünde hüküm tesis edilmediği şeklindeki beyanları da izaha muhtaç olduğunu, davacının iddiasının genişletilmesine muvafakkat edilmemiş ve nedenleri de ayrıntılı anlatıldığını, kaldı ki, davacı davasını açarken "temlik sözleşmesi olmadığı iddiasına" bulunmuş iken, geçersiz olan ikinci dilekçesinde ise bu kez "sahtecilik" iddiasında bulunduğunu beyan ederek, kötü niyetli olan davacının istinaf talebinin ve davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 18/02/2021 Tarih - 2020/424 Esas - 2021/120 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; anonim şirket pay devrinin geçersizliğinin tespiti ve pay oranında şirket ortaklığının tescili istemine ilişkindir. Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.

Dosyanın yapılan incelemesinde; davacının, ...’nde %15 oranında hissedarı olduğu, davalı ...'ın, davacıya payını devretmesi karşılığında pay bedeli ve kâr payı alacaklarını ödeyeceğini belirttiği, davacının da ağabeyi olan davalı ...’a güvenerek payını devretmeye karar verdiği, daha sonra Gebze 11. Noterliğinden 16497 yevmiye no'lu genel kurul kararıyla pay devrinin yapıldığı, ancak bu işlemin geçersiz olduğu, hem usulen hem de esasen geçersiz olan bu işlem sonucu davacının, şirketin hissedarı olduğunun tespiti gerektiği, belirtilerek,

geçersiz olarak yapılan pay devrinin geçersizliğinin tespiti ile davacının tekrar aynı pay oranında şirket ortağı olduğunun tespiti, aksi kanaat halinde pay devrinin geçerli kabul edilmesi halinde davacıya ödenmeyen pay bedelinin pay devir tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte hesaplanarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesi için eldeki davanın açıldığı, ilk derece mahkemesince açılan davanın reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş ise de eksik inceleme ile karar verilemez.

Buna göre;

Mahkemece yapılan yargılamada; dosya davacısının talepleri yönünden yargılama yapıldığı ve nihayetinde davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Ancak dairemizce yapılan istinaf incelemesinde; dosyada, davacının usulüne uygun şekilde bildirmiş olduğu delillerin tam ve eksiksiz olarak dosya içerisine alınmadığı ve böylelikle tüm delillerin eksiksiz olarak toplanıp sağlıklı ve hukuka uygun bir şekilde karar verilmediği görülmüştür.

Bu durumda mahkemece yapılacak iş; öncelikle, dosya davacısının bildirdiği ve davanın diğer tarafınca bildirilen delillerin tam ve eksiksiz olarak dosyaya kazandırılması; yine, bunun yanı sıra taraflar arasında olduğu belirtilenn Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/15353 Soruşturma No’lu dosyası ile Gebze 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/345 E. sayılı dosyasının fiziki olarak dosya arasına alınarak değerlendirilmesi ve oluşacak kanaate göre bir karar verilmesi olmalıdır. tüm bu açıklanan hususlar göz ardı edilerek eksik incelemeyle karar verilmesi doğru olmamıştır.

Öte yandan;

Terditli (kademeli) davalarda (6100 sayılı HMK mad. 111), davacı aynı davalıya karşı aralarında hukuki veya ekonomik bağlantı bulunan birden fazla talebini aralarında aslilik ve fer'ilik ilişkisi kurarak aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Terditli davalardaki taleplerden biri asıl taleptir; ikincisi fer'i taleptir. Davacı, ilk önce asıl talep hakkında karar verilmesini ister, yardımcı talebini ise asıl talebin reddedilmesi ihtimali için yapar. Mahkeme de, davacının asıl talebinin esastan reddine karar vermedikçe, fer'i talebi inceleyemez ve karara bağlayamaz.

Somut olayda, davacı dava dilekçesinde anonim şirket hisse devrinin geçersiz olduğunun tespiti ,bu payların adına tescilini, mümkün olmaması halinde devredilen payların bedelinin tespit edilerek bu bedelin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının asli talebi olan anonim şirket hisse devrinin geçersiz olduğunun tespiti hakkında karar verilmiştir.

O halde, mahkemece, yukarıda bahsedilen ilkeler ışığında, davacının fer'i talebi olan devredilen pay bedellerine ilişkin gerekli inceleme, araştırma yapılmalı gerektiğinde bu konuda konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak devredilen payların bedelleri tespit edilmeli, sonrasında HMK 297. madde uyarınca, davacının terditli talepleri hakkında ayrı ayrı olumlu-olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar göz önüne alınmadan karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.

Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,

2-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/02/2021 tarih, 2020/424 Esas ve 2021/120 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,

5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(3) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,

7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi. 05/04/2022

... Başkan-... ¸e-imzalıdır ... Üye-... ¸e-imzalıdır ... Üye-... ¸e-imzalıdır ... Katip-... ¸e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/1225, K. 2022/747, 5 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davanın Konusu
  4. Dava Tarihi : 08/08/2020
  5. Karar Tarihi : 05/04/2022
  6. Kr. Yazım Tarihi : 04/05/2022
  7. Gereği Düşünüldü
  8. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  9. İlk Derece Mahkemesi Karar Özeti
  10. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  11. Deliller
  12. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  13. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1225
Karar No
2022/747
Tarih
5 Nisan 2022

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/1225 K.2022/378
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2021/1225 K.2022/747
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/1227 K.2022/1089
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2021/1229 K.2022/720
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2021/1230 K.2022/565
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/1230 K.2022/1039

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.