KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/1204 - 2024/1727
- Dosya no
- 2023/1204
- Karar no
- 2024/1727
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/03/2023
- Numarası
- 2022/439 Esas - 2023/263 Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalılar
- 1- BARANSAN PROFİL MAKİNE ALÜMİNYUM METAL SANAYİ VE TİCARET A.Ş. ...
Karar Metni
2.411 kelime·12 dk okuma·11 bölüm
: 2-... VEKİLLERİ : Av. ...
DAVA
Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 08/08/2020
KARAR TARİHİ : 28/11/2024
KR. YAZIM TARİHİ : 02/12/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Baransan Profil Makine Alüminyum Metal Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nde %15 oranında hissedarı olduğunu, ağabeyi davalı ...'ın, müvekkiline, payını devretmesi karşılığında pay bedeli ve kâr payı alacaklarını ödeyeceğini belirttiğini, müvekkilinin de ağabeyi olan davalı ...’a güvenerek payını devretmeye karar verdiğini, daha sonra Gebze 11. Noterliğinden ... yevmiye no'lu genel kurul kararıyla pay devri yapılmaya çalışıldığını, ancak bu işlemin geçersiz olduğunu, hem usulen hem de esasen geçersiz olan bu işlem sonucu müvekkilinin şirketin hissedarı olduğunun tespiti gerektiğini,
...'ın ise müvekkiline herhangi bir ödeme yapmadığını, genel kurul kararı ile yapılmaya çalışılan pay devrinin geçersiz olduğunu, pay senedi çıkarılmamış anonim şirket paylarının devrinin, alacağın temliki hükümlerine tabi olduğunu, pay devirlerinin yazılı bir sözleşme ile devredilmesi gerekirken, ekte sundukları genel kurul kararı ile yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle müvekkili hakkında yapılan pay devri adı altındaki genel kurul kararının hukuka aykırı olduğunu ve pay devrinin iptali gerektiğini, müvekkilinin şirket ortağı olduğunun tespitini gerektiğini,
kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için pay devrinin geçerli olduğu kabul edilirse dahi bu pay devri için müvekkiline ödenecek payın değeri ve kar payı alacağının kendisine ödenmediğini, Yargıtay kararlarında da sabit olduğu üzere: anonim şirketlerde pay senedi çıkarılmamış hisselerin devri alacağın temliki hükümlerine tabi olduğunu, dolayısıyla bu payların devrinin yazılı olarak yapılması gerekli olup genel kurul kararıyla yapılan pay devirlerinin geçerli olmadığı ve bunun üzerinden zaman geçmiş olmasının ise hakkın kötüye kullanılması olarak kabul edilemeyeceğine ilişkin kararlar verildiğini,
bir pay devrinin geçerli olabilmesinin bir diğer şartının da pay karşılığı bedelin pay sahibine verilmesi olduğunu, Yargıtay'ın da bir kararında hukuka uygun bir pay devri karşılığında yapılması gereken taşınmaz devrinin yapılmaması çerçevesinde pay devrini geçersiz kabul ettiğini, davalı ...'ın Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı 2019/15353 Soruşturma No’lu dosyasında verdiği ifadesinde müvekkiline ve kardeşi ...’a 20.000.000,00 TL (Yirmi Milyon Türk Lirası) değerinde gayrimenkulü borcuna karşılık verdiğini iddia ettiğini, ancak bu şekilde bir gayrimenkulun kesinlikle müvekkiline verilmediğini,
iddia ettiği bu miktarın aslında müvekkiline vermesi gereken borcunu açığa çıkardığını, bu borcun kaynağının davalı BARANSAN Şirketindeki müvekkilinin kar payı alacakları ve hisse devri alacağı olduğunun anlaşıldığını, çünkü davalı ... ile müvekkili arasında başka bir borç ilişkisi bulunmadığını beyanla öncelikle davalıların mal varlıklarına devretmelerinin önlenmesi bakımından tedbir konulmasına,
geçersiz olarak yapılan pay devrinin geçersizliğinin tespiti ile müvekkilinin tekrar aynı pay oranında şirket ortağı olarak tesciline, aksi kanaat halinde pay devrinin geçerli kabul edilmesi halinde müvekkilinin ödenmeyen pay bedelinin pay devir tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte hesaplanarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ...'ın, diğer davalı ve müvekkili olan Baransan A.Ş.'nin kurucusu olduğunu, davacı ... ile dava dışı Sayın ...'ın ise müvekkili ... ile anne-baba bir kardeş olduğunu, müvekkillerinden ...'ın, yaşça davacıdan oldukça büyük olduğunu, uzun yıllardan beri ticaretle uğraştığını, ilk gençlik yıllarından bu yana babası ve davacı dahil tüm kardeşlerinin geçim yükünü de aldığını, müvekkili ...'ın, yıllar önce diğer müvekkili Baransan A.Ş. firmasını kurarken,
gerek kanuni zorunluluk gereği hissedar sayısı ve gerekse de davacının kendi öz kardeşi olması nedenleri ile davacıya da şirket hissesinden %15 pay sahipliği gösterdiğini, şirketin diğer hissedarlarının da o tarihte müvekkili ...'ın çocukları ve dava dışı diğer kardeşi ... olduğunu, tüm bu hususların müvekkili şirketle ilgili ticaret sicil kayıtları, defter ve diğer ticari kayıtlar ile de sabit olduğunu, müvekkili ... ile davacı arasında, babalarının vefat etmesinden sonra,
miras meselesi yönünden anlaşmazlıklar çıktığını, müvekkili ...'ın, babasının sağlığında, kendi kazancının büyük kısmı ile edindiği menkul ve gayrimenkul mallarını da babasının adına yaptırdığını, babasının vefat etmesinden sonra da müvekkili ...'in, bu durumu sorun yapmadığını, babası adına olan tüm malvarlığının müvekkili, davacı kardeşi ve dava dışı kardeşi arasında paylaştırıldığını, kardeşler arasındaki miras paylaşımı yapılırken, taraflar arasındaki tüm ortaklıkların da bu aşamada sona erdirildiğini, baştan itibaren müvekkili tarafından kurulan davalı Baransan A.Ş.'deki davacının %15 hissesinin de,
davacı tarafından bedeli karşılığı müvekkiline satılıp devredildiğini, müvekkili ile davacı arasındaki gerek miras paylaşımı ve gerekse de kardeşler arasındaki tüm ortaklıkların giderilmesi için Gebze Ticaret Odası Başkanı, daha önce bir ilçede belediye başkanlığı yapan bir kişinin ve esnaf olan kişilerin aracı olduğunu, taraflar arasındaki tüm ekonomik bağların, bahsi geçen bu aracı kişilerin eliyle, aracılar huzurunda yapıldığını, davacı ile müvekkili arasında paylaşılmayan mirası-miras dışı hiçbir hak ve alacağın kalmadığını, davacının, şirket hissesini müvekkillerinden ...'a devrettiği hususu;
şirketin resmi kayıtları, genel kurulu ve yönetim kurulu karar defterleri, pay defterleri, noter evrakı, davacının beyanı, davacının imzası, müvvekilinin imzası, herkese karşı bağlayacı olan ticaret sicil kayıtları ile de sabit olduğunu, davacının yaklaşık 5 yıl geçtikten sonra, eldeki davayı açmasının nedeninin ise;
davacı ve müvekkili ...'in amca çocuğu ve aynı zamanda davacının kayınbiraderi olan kişi tarafından yaklaşık 2 yıl önce, müvekkili ...'in 7 kurşunla yaralanması olayı neticesinde müvekkilinin, davacının da bu yaralama olayı içinde olabileceği şüphesiyle şikayetçi olmasından kaynaklandığını, müvekkillerden ...'ın, bu kurşunlama olayı neticesinde aylarca hastanede yattığını ve ölümden döndüğünü, bu olaylar nedeni ile ilgili kişiler hakkında Gebze 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/345 E. sayılı dosyası ile dava açılmış olduğunu, dava dosyasının halen derdest olduğunu, müvekkillerinden ... ile davacı arasında yapılmış olan işlemin tarihinin.
2015 yılının 8. Ayı olduğunu, Türk Ticaret Kanunun ilgili hükümlerinde öngörülen " 2 yıllık zamanaşımı" süresi geçtikten sonra eldeki davanın açıldığını, bu nedenle -davacının iddalarının kabulü anlamına gelmemek kaydı ile- davanın her iki müvekkili açısından da öncellikle zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının iddiasına göre, şirket hisselerini müvekkillerinden Mirsedddin Baran'a satıp bedelini almadığını, Oysa iddia ettiği pay bedellerini diğer müvekkili olan Baransan A.Ş.'den talep etmesi,
eşyanın tabiatına aykırı olduğunu, bu nedenle davanın şirket olan müvekkili yönünden öncellikle husumetten reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının iyi niyetli olmadığını, maddi ve hukuki gerçeğe aykırı ve tamamen iyi niyetten yoksun olarak açılmış olan iş bu mesnetsiz davanın her iki müvekkil yönünden ayrı ayrı reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesince; "... Davanın KABULÜNE, a) Davacının, davalı Baransan Profil Makine Alüminyum Metal Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ndeki payının devrine ilişkin 12/08/2015 tarihli devir sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespitine, b) Davacının, davalı şirkette %15 oranında pay sahibi olduğunun tespitine, bu hususun Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde tesciline ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin hukuki dinlenilme hakkı mahkeme tarafından ihlal edildiğini, tanık dinletilmesi yönündeki talepleri dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda bir çok açıdan haksız ve hukuka aykırı değerlendirmelere, teknik bilgilendirme yerine hukuki değerlendirmelere yer verildiğini, uzman raporu ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkiler giderilmediğini,
sırf sonuç ve kanaat kısımları incelendiğinde dahi açıkça anlaşıldığı üzere uzman mütalaası ile bilirkişi raporu arasında çelişkiler bulunmakta olup çelişki bulunan husus da uyuşmazlığın temeline ilişkin olup pay devrinin geçerli yapılıp yapılmadığı hususunda olduğunu, Yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca bu denli çelişkilerin olması halinde dosyanın ek rapor için bilirkişiye gönderilmesi veya dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdi edilmesi gerektiğiniği;
ayrıca, mahkeme kararında yer verilen gerekçenin hukuki dayanağı bulunmadığını, her ne kadar mahkeme tarafından incelenmemiş olsa da pay bedeli davacıya ödendiğini, alacağın temliğine ilişkin şekli koşullar gerçekleşmediğini, şekle aykırılık iddiası iyi niyetli olmamasına rağmen mahkemece bu husus dikkate alınmadığını, bilirkişi raporuna karşı sunulan itirazlar dikkate alınmadığını, beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılması, davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; yazılı delil ile ispatı gereken vakıalarda tanık delili ile ispat yoluna gidilemeyeceğini, hukuka aykırı ve çelişkili savunmalar yapıldığını, davalı taraf, alacağın temliki hükümlerine uygun yapıldığı şeklinde bir savunma yapmak istemediğini, savunmanın genişletilmesi yasağına aykırı olan bu iddiaya muvafakatlerinin bulunmadığını, yerel mahkeme tarafından bilirkişi raporunun hukuki yorum yapılan kısımlarına itibar edilmediği bizzat duruşma zaptında belirtildiğini, bu aşamada mahkemenin bilirkişi raporunun hukuki değerlendirme kısmını başvuru sebebi yapması kötüniyet taşıdığını beyan ederek, davalının istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/03/2023 tarih, 2022/439 Esas - 2023/263 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; anonim şirket pay devrinin geçersizliğinin tespiti ve pay oranında şirket ortaklığının tescili olmadığı takdirde pay bedelinin ödenmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın yapılan incelemesinde; davacının, Baransan Profil Makine Alüminyum Metal Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nde %15 oranında hissedarı olduğu, davalı ...'ın, davacıya payını devretmesi karşılığında pay bedeli ve kâr payı alacaklarını ödeyeceğini belirttiği, davacının da ağabeyi olan davalı ...’a güvenerek payını devretmeye karar verdiği, daha sonra Gebze 11. Noterliğinden ... yevmiye no'lu genel kurul kararıyla pay devrinin yapıldığı, ancak bu işlemin geçersiz olduğu, hem usulen hem de esasen geçersiz olan bu işlem sonucu davacının, şirketin hissedarı olduğunun tespiti gerektiği, belirtilerek,
geçersiz olarak yapılan pay devrinin geçersizliğinin tespiti ile davacının tekrar aynı pay oranında şirket ortağı olduğunun tespiti, aksi kanaat halinde pay devrinin geçerli kabul edilmesi halinde davacıya ödenmeyen pay bedelinin pay devir tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte hesaplanarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesi için eldeki davanın açıldığı, ilk derece mahkemesince açılan davanın reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, bu karar Dairemizin 2021/1225 E., 2022/747 K. Sayılı ilamı ile kaldırılmıştır. Kaldırma kararının gerekçesinde özetle;
"...Bu durumda mahkemece yapılacak iş; öncelikle, dosya davacısının bildirdiği ve davanın diğer tarafınca bildirilen delillerin tam ve eksiksiz olarak dosyaya kazandırılması; yine, bunun yanı sıra taraflar arasında olduğu belirtilenn Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/15353 Soruşturma No’lu dosyası ile Gebze 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/345 E. sayılı dosyasının fiziki olarak dosya arasına alınarak değerlendirilmesi ve oluşacak kanaate göre bir karar verilmesi olmalıdır. tüm bu açıklanan hususlar göz ardı edilerek eksik incelemeyle karar verilmesi doğru olmamıştır...
...O halde, mahkemece, yukarıda bahsedilen ilkeler ışığında, davacının fer'i talebi olan devredilen pay bedellerine ilişkin gerekli inceleme, araştırma yapılmalı gerektiğinde bu konuda konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak devredilen payların bedelleri tespit edilmeli, sonrasında HMK 297. madde uyarınca, davacının terditli talepleri hakkında ayrı ayrı olumlu-olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar göz önüne alınmadan karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur..." hususları tespit edilmiştir.
Bu kez İlk derece mahkemesince; "... Davanın KABULÜNE,
a) Davacının, davalı Baransan Profil Makine Alüminyum Metal Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ndeki payının devrine ilişkin 12/08/2015 tarihli devir sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespitine,
b) Davacının, davalı şirkette %15 oranında pay sahibi olduğunun tespitine, bu hususun Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde tesciline ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
Eldeki uyuşmazlık çıplak pay devrine ilişkin hukuki işlemin geçerli olup olmadığı, karşılığının ödenip ödenmediği, ödenmemiş ise bedelinin tespitine ilişkindir.
Senede bağlanmamış paylara doktrinde ve uygulamada çıplak pay denmektedir. Çıplak payın devrine ilişkin TTK'da bir hüküm bulunmamaktadır. Anonim şirketlerdeki payın devredilebilirliği ilkesi uyarınca çıplak payın devri de mümkündür. İsviçre/Türk Hukukundan senede bağlanmamış ve bedelinin tamamı ödenmiş çıplak pay, alacağın devri hükümlerine göre devredilir (Reha Poroy, Ünal Tekinalp, Ersin Çamoğlu, Ortaklıklar Hukuku 1, İstanbul 2019, Güncellenmiş, Yeniden Yazılmış 14. Bası, s:618).
TBK.m.12/2'ye göre; kanunda sözleşmeler için öngörülen şekil, kural olarak geçerlilik şeklidir. Öngörülen şekle uyulmaksızın kurulan sözleşmeler hüküm doğurmaz. TBK.m.184'e göre, alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır.
TBK.m.1'e göre, sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur.
TBK.m.14'e göre Yazılı şekilde yapılması öngörülen sözleşmelerde borç altına girenlerin imzalarının bulunması zorunludur.
Bu yasal düzenlemelere göre aslolan alacağın devri olduğuna göre, davacı tarafından şirket hisselerinin davalıya devredildiği, davalı tarafından devralındığı, bu hususun tarafların imzasını içerdiği, her ne kadar söz konusu işlem genel kurul kararı şeklinde yapılmış ise de, söz konusu karara katılan kişilerin hisse devreden ve devralan kişiler olduğu, bu kişilerin alacağın devrine ilişkin sözleşmenin tarafı oldukları, tarafların hisse devri konusunda anlaştıkları, dolayısı ile alacağın devrine ilişkin edimin belirlendiği, bu kararın alacağın devri olarak kabul edilmesi gerektiği, tarafların iradelerinin bu yönde olduğunun yorumlanması gerektiği değerlendirildiğinden alacağın taraflar arasındaki işlemin alacağın devri yoluyla yapıldığının kabulü gerekir.
Devir bedeli ödenmediği taktirde hisseleri geri isteme hakkı açıkça saklı tutulmadığı sürece hisselerin geri alınması ise mümkün değildir. Bu nedenle, hisseleri geri alma hakkını saklı tutmayan davacının hisse senetlerinin devrinin iptalini talep edemeyeceği (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/218 esas 2020/4322 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/4493 esas 2015/12595 karar sayılı ilamı)(6098 sayılı yasanın 235/3.maddesi) anlaşıldığından, davacının geri alma hakkını saklı tuttuğuna dair bir delil de sunamadığından alacağın devri sözleşmesi de geçerli bulunduğundan mahkemenin bu yöndeki kabul kararı hatalı bulunmuştur.
Kaldırma kararında, "...davacının fer'i talebi olan devredilen pay bedellerine ilişkin gerekli inceleme, araştırma yapılmalı gerektiğinde bu konuda konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak devredilen payların bedelleri tespit edilmeli, sonrasında HMK 297. madde uyarınca, davacının terditli talepleri hakkında ayrı ayrı olumlu-olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar göz önüne alınmadan karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur..." tespitine rağmen bu eksikliğin de yerine getirilemediği görülmüştür.
Bu durumda davacı tarafından açılan davada, davacının terditli taleplerinin değerlendirilmesi açısından ilk derece mahkemesince yapılacak iş; davacının payının gerçek bedelinin ödenmediği iddiası üzerinde durulması, taraf delillerinin bu kapsamda değerlendirilmesi, gerekirse davacının pay bedeli alacağı yönünden rapor alınması ve davacının terditli talepleri hakkında oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi olmalıdır.
Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,
2-GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 16/03/2023 tarih, 2022/439 Esas ve 2023/263 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,
5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi. 28/11/2024
... Başkan ... ¸eimzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/1204, K. 2024/1727, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama