İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/2120 K.2025/510

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden…

Esas2023/2120Karar2025/510Tarih17 Mart 2025Okuma12 dk · 2.325 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
17 Mart 2025
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/2120 - 2025/510
Dosya no
2023/2120
Karar no
2025/510
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
20/06/2023
Numarası
2022/431 Esas - 2023/376 Karar
Davacı
VOLKAN KAYNAK MERKEZİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - Sanayi Mah. İzmit Sanayi Sitesi 1. Cadde No:404 İç Kapı No:12 İzmit/KOCAELİ
Vekili
Av...
Davalı
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ZİRAAT BANKASI ANONİM ŞİRKETİ - Hacı Bayram Mah. Atatürk Blv. No:8 Altındağ/ANKARA
Vekili
Av...
Dava
Alacak (Vedia Sözleşmesinden Kaynaklı
Dava tarihi
26/08/2022
Kr. yazım tarihi
17/04/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.325 kelime·12 dk okuma·7 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 05/01/2021 tarihinde saat 13.45 ve 13.46'da davacı şirketin T.C.

Ziraat Bankası A.Ş. ... numaralı hesabından iki defa 9.000,00-TL çekildiğini, çekilen paranın Denizbank A.Ş. ... numaralı ... hesabına aktarıldığını, davacı şirketin bu kişi ile herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını ve söz konusu ödeme müvekkili şirketin bilgisi dışında gerçekleştiğini, davacı şirket cep telefonuna gelen mesaj ile işleme onay verdiğini, bu nedenle davacı şirket onayın vereceği cep telefonun şifresinin kırılmasını önlemek için bu hatta internet dahi almadığını, birinci işlemin gerçekleşmesinden sonra bankanın sisteminin ikinci işleme engel olması gerektiğini,

iki EFT işleminin yapıldığının öğrenilmesi üzerine hemen davalı Ziraat Bankası ile iletişime geçilmiş ve bu durum davalı bankaya bildirildiğini, davalı bankanın güvenlik sisteminin yetersizliğinden kaynaklı olarak davacı şirketin hesabından bilgisi olmadan EFT işlemi yapıldığını ve yapılan işlem sonucu oluşan 18.000,00-TL zararın 05/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak taraflarına verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın görevli ve yetkili mahkemede açılmadığı gibi yasal süresi içinde de açılmamış olup dava şartları da bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacının iddia ettiği zararın davalı güvenlik sistemindeki yetersizlik nedeniyle doğduğu iddiasında ise de bu iddia doğru olmadığı gibi zaten dava dilekçesinde de davalının hangi suretle ihmalde bulunduğu ya da kusurlu olduğu belirtilmediği, davacının davalı bankada bulunan hesabından istemi dışında hiçbir işlem yapılmadığını, dava konusu işlemlerin bilgisi dahilinde gerçekleştiğini, davalı bankaya izafe edilecek bir kusurun bulunmadığı,

fiilleri ile oluşan zarar arasında uygun illiyet bağı kurulamaması sonucunda sorumluluğu doğmayan davalıya yönetilen iş bu davanın haksız ve hukuksuz mesnetten yoksun olduğunu, iddia edilen zararın davacının bizzat kendi iradesiyle yapmış olduğu işlemler nedeniyle kendisinin kusurlu davranışı neticesinde doğmuş olup davacının ağır kusurlu olduğunu belirterek öncelikle davanın husumet yokluğundan reddine, aksi kanaat oluşması halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ

İlk derece mahkemesince; "... 1- Davacının açmış olduğu davanın KABULÜ ile; 2-18.000,00 TL’nin 05/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının davalı bankada bulunan hesabından istemi dışında hiçbir işlem yapılmadığını, dava konusu işlemler davacının bilgisi dahilinde gerçekleştiğini, kaldı ki bilirkişi raporu ile de söz konusu işlemlerin yapılmasında hiçbir kusuru/ihmali bulunmadığı tespit edilen davalı bankanın yasal mevzuat, sözleşme hükümleri ve hakkaniyet gereği sorumluluğu doğmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

DELİLLER

Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/06/2023 tarih, 2022/431 Esas - 2023/376 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; vedia sözleşmesinden maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosyanın incelemesinde; davacının, 05/01/2021 tarihinde saat 13.45 ve 13.46'da davacı şirketin T.C.

Ziraat Bankası A.Ş. ... numaralı hesabından iki defa 9.000,00-TL çekildiğini çekilen paranın Denizbank A.Ş. ... numaralı ... hesabına aktarıldığını, davacı şirketin bu kişi ile herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını ve söz konusu ödemenini davacı şirketin bilgisi dışında gerçekleştiğini, davacı şirket cep telefonuna gelen mesaj ile işleme onay verildiğini, davacı şirketin hesabından bilgisi olmadan EFT işlemi yapıldığını ve yapılan işlemin sonucu oluşan 18.000,00-TL zararın 05/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, davalı;

bankanın bir kusuru olmadığını belirterek davanın reddini istediği, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.

Uyuşmazlık; davacının banka hesabının ele geçirilerek dava dışı ...'na para transferi yapılmasında bankanın kusuru olup olmadığı ve davalının bu parayı ödemekle yükümlü olup olmadığı noktasındadır.

Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi). Bu tanımlamaya göre; mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir.

Borçlar Kanunu uyarınca, ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Ayrıca, usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir.

Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir. Davalı banka, hesabı aynen davacıya iade etmekle yükümlüdür. Davacının zararın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunu ispat yükü davalıda olup, davacının şifresini bilerek ve isteyerek 3. kişiler ile paylaştığı, dolayısıyla davacının kusurlu bulunduğu hususu da kanıtlanmamıştır.

Davalı banka, hesaptan usulsüz şekilde alınan paranın tamamından davacıya karşı sorumludur (benzer nitelikte Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 10/01/2018 tarihli 2016/8635 - 2018/179 sayılı, 13/05/2013 tarihli 2012/11585 - 2013/9805 sayılı ve 16/12/2014 tarihli 2014/13736 -19841 sayılı ilamları).

İnternet bankacılığı sistemini kurup hizmete sunan banka, mudinin kastı, kötüniyeti ve suç sayılır eylemini kanıtlayamadığı sürece kendisine emanet edilen paradan (ve diğer yatırım araçlarından) güven kuruluşu vasfı nedeniyle sorumludur. Bu sorumluluk, olağan sebep sorumluluğu mahiyetinde olmakla, banka gerekli özeni göstermiş olsa bile zararın gerçekleşeceğini ispat etmesi halinde, sorumluluktan kurtulabilir. Ancak, bu yönde bir ispatın somut olayda gerçekleşmediği dolayısıyla bankanın oluşan tüm zarardan sorumlu bulunduğu açıktır.

Dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat ile gönderilmesi sureti ile internet bankacılığında bilişim uzmanı 3'lü bilirkişiye dosya tevdi edilerek dosya kapsamında rapor hazırlanması, gerçek kişiler ve bankanın sorumluluklarının belirlenmesi, davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı,

tespit edilmesi amacı ile incelemelerin yapılmasının istenmiş olup, bilirkişiler heyet raporunda "Davalı banka açısından somut bir kusur değerlendirmesi yapılamadığını, bankanın iddia ettiği gibi tüm işlem süreci davacının bilgi dahilinde gerçekleştiğini, söz konusu olayda davacının kullandığı bilgisayar ve cep telefonuna kötü amaçlı yazılım bulaştığı konusunda dosya kapsamında herhangi bir belgeye ulaşılamadığını, bankaya izafe edilecek herhangi bir kusur dosya kapsamında bilgi ve belgeler incelendikten sonra bulunmadığını,

davacı açısından bildiği ve sahip olduğu unsurların 3. kişilerin eline geçmesinde kusur bulunduğunu belirterek kimlik doğrulama ve işlem güvenliği açısından yeterli seviyede önlemin alınıp alınmadığı hususunda davacı tarafın %100 oranında sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır." hususunda rapor düzenlenmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık internet bankacılığını aracı kılarak yapılan işlemler sonucunda davacının bankadaki hesabından yapılan havale işleminde davalıya atfı kabil kusur bulunup bulunmadığına ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle internet bankacılığı kavramı ile bankaların müşterileriyle yaptığı internet bankacılığı sözleşmelerinden doğan yükümlülük ve sorumluluklarının açıklanmasında yarar bulunmaktadır.

İnternet, birden fazla haberleşme ağının (network) bilgisayarlar aracılığıyla meydana getirdikleri bir iletişim ortamıdır. Bu ağlar arasındaki ilişkiler IP (internet protokolü) kullanılmak suretiyle bilgisayarlar arasında gerçekleşir.

Bankaların da bu ağa dâhil olmasıyla banka hizmetlerinin yer ve zaman kısıtlaması olmaksızın internet ortamında sunulmasına başlanmış ve böylece internet bankacılığı adı verilen yeni bir sistem doksanlı yılların ikinci yarısından itibaren yaygınlaşmaya başlamıştır.

Günümüzde internet, tüm dünya üzerine yayılmış olan çok geniş bir bilgisayar ağı durumuna gelmiş olup, bu iletişim ağından yararlanan internet bankacılığı; teknolojide meydana gelen gelişmeler sonucu ortaya çıkan ve hemen hemen bütün bankacılık işlemlerinin zaman ve yer sınırı olmaksızın internet üzerinden yapılabilmesini sağlayan elektronik bir bankacılık türü olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bankalar tarafından hazırlanan sözleşmelerde yer alan yaygın tarifiyle ise internet bankacılığı; şahsın kablolu, kablosuz iletişim sistemleri ile teknik şartlara haiz bilgisayar, tablet, cep telefonu gibi araçlar üzerinden ve internet-wap aracılığı ile otomatik, sesli yanıt sistemi ile şifre ve parolayı kullanarak, bankanın belirleyeceği kurallar ve limitler dâhilinde şahsın banka hesapları üzerinde her türlü işlem yapma yöntemidir.

İnternet bankacılığı işlemleri bakımından uygulamada ortaya çıkan en önemli sorun, hiç kuşkusuz güvenlik sorunu olup, banka hesaplarındaki paraların, müşterilere ait özel bilgiler kullanılarak üçüncü kişilerce başka hesaplara aktarılmasıdır. Bu sorun hem bankalar hem de müşteriler açısından önemli riskler oluşturmaktadır.

Güvenli bir internet bankacılık hizmetinin sunulmasında, böyle bir hizmetin alınmasında, normal bankacılık işlemlerindeki yükümlülüklerin yanı sıra hem bankanın hem de müşterinin üzerine düşen bazı ek yükümlülükler vardır.

Bu bağlamda, internet bankacılığı hizmetini müşterilerine bankalar sunduğuna göre, bankaların internet bankacılığı sisteminin güvenliğine yönelik tüm tedbirleri almaları ve sistem hatalarını ve eksikliklerini gidererek sistemi bilinen en son teknolojik gelişmeye uygun hâle getirmeleri büyük önem taşımaktadır. Müşterilerin internet bankacılığını kullanmakta olması bankaların mevduatı koruma yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı gibi, sorumluluğunu da hafifletmeyecektir.

Bu kapsamda işlemlerini internet ortamına taşıyarak daha fazla müşteri kitlesine ulaşmak ve dolayısıyla daha fazla kâr elde etmek isteyen bankanın, buna paralel olarak gerekli teknolojik ve yazılımsal önlemleri alması, gelişen teknoloji karşısında kötü niyetli üçüncü kişilerin internet bankacılığı sistemine girişimlerini anında engelleyecek güvenlik mekanizmasını oluşturması, sistemini sürekli güncelleyerek yenilemesi, herhangi bir usulsüz işlemle karşılaşıldığında gerekli önlemleri almanın yanı sıra müşterilerini de anında bilgilendirmesi gerekmektedir (Savaş, Abdurrahman.

İnternet Bankacılığı ve Tarafların Yükümlülükleri, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 19, S. 2, s. 151.).

Bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olan kuruluşlar olup, sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar. Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir (Battal, Ahmet.

Güven Kurumu Nitelendirmesi Işığında Bankaların Hukuki Sorumluluğu, Ankara 2001, s. 106). O hâlde, bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Ayrıca, bu sorumluluğu kaldırmaya yönelik sözleşmeler de geçerli değildir.

Zira sorumsuzluk sözleşmesi hükümlerine sınırlama getiren 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 99/2 ve 100/3 (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 115/3 ve 116/3) maddeleri gereğince, bankaların hafif kusurlarından dolayı ortaya çıkan sorumluluğunu kaldıran sözleşme hükümleri geçersiz olacaktır.

6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 20/2. (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18/2) maddesi gereğince, tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır. Nitekim, bankaların, tacir olarak bütün işlemlerinde basiretli davranma yükümlülüğü herhangi bir tacirden farklıdır. Bu sebeple bankalardan beklenen basiret ölçüsü ve özen yükümlüğü şüphesiz daha ağırdır. Özellikle bankaların internet bankacılığı hizmeti vermeye başladıkları andan itibaren özen yükümlülüğünün daha da arttığının kabul edilmesi gerekmektedir (Yılmaz, Süleyman; Hukuki Açıdan İnternet Bankacılığı, Ankara, 2010, s. 152.) .

Buna karşılık, hiç kuşkusuz, internet bankacılığı işlemlerinde müşteriler de kendilerinden beklenen her türlü tedbiri almak ve her türlü dikkat ve özeni göstermek zorundadırlar. Bu sebeple bilgisayarlarına başkalarının ulaşmasına imkân tanıyan her türlü gerçek ve sanal saldırıyı önleyici tedbirleri almaları ve bu konuda azami özeni göstermeleri gerekmektedir. Müşterilerin, internet bankacılığında kullanılmak üzere kendilerine verilen özel bilgilerini, banka ve kredi kartlarında olduğu gibi, üçüncü kişilerden özenle koruma ve saklama yükümlülüğü mevcuttur. Bu yükümlülüklerin ihlal edilmesi hâlinde müşterinin kendi kusurundan kaynaklanan bu durumun sorumluluğuna kusuru oranında katlanması gerekmektedir.

Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi). Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir.

BK'nın 306 ve 307. maddeleri uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.

Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.

Somut olayda; ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporu, davacı şirket yetkilisinin dava konusu olay nedeniyle Cumhuriyet Savcılığında vermiş olduğu 06.01.2021 tarihli ifadesinde müvekkili şirketin cep telefonuna gelen mesaj ile işleme onay verdiğine ilişkin beyanı ve tüm dosya kapsamı itibariyle, 3. kişilerce davacının internet bankacılığı üzerinden gerçekleştirilen davaya konu para transfer işlemlerinin davacının kusuru ile gerçekleştiği, davalı bankaya atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı belirtilmiş ise de davalı bankanın müterafik kusuru olup olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılmamıştır.

Mahkemece yapılacak iş; aynı bilirkişi heyetinden ' Davacı bankanın sunduğu log kayıtları ve diğer bilgi/belgelere göre; iz kayıtlarının tam, eksiksiz ve inkâr edilemezlik ve sorumluluk atamayı mümkün kılacak teknikler konusunda eksik kalıp kalmadığı, bu sebeple ilgili sistemler üzerinde son teknolojik gelişmeler kapsamında tüm önleyici ve güvenlik tedbirlerini alıp almadığı' hususunda yani davalı bankanın müterafik kusuru olup olmadığı yönünde ek rapor alınarak, eğer müterafik kusuru yoksa davanın reddine karar verilmesi, eğer müterafik kusuru varsa müterafik kusuru oranına göre bir karar verilmesi gerekirken bu hususta bilirkişi raporu alınmadan davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.

Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,

2-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/06/2023 tarih, 2022/431 Esas ve 2023/376 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,

5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,

7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.17/03/2025

... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/2120, K. 2025/510, 17 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı Özeti
  6. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. Deliller
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2120
Karar No
2025/510
Tarih
17 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/2137 K.2025/407
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/2139 K.2025/500
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/2140 K.2025/484
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/2142 K.2025/576
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/2144 K.2025/548
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/2145 K.2025/566

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.