İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/2270 K.2023/1900

Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/537 Esas - 19/09/2023 tarihli ara kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine dosya dairemize tevzi edilmekle; ön inceleme aşamasında yapılan müzakere sonucunda;

Esas2023/2270Karar2023/1900Tarih16 Kasım 2023Okuma10 dk · 1.991 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi Asıl Dava Davacı/ihtiyati Davalı/ihtiyati

Karar tarihi
16 Kasım 2023
Dosya no
2023/2270
Karar no
2023/1900
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
19/09/2023 (ara karar
Numarası
2020/537 Esas (derdest dosya
Tedbirtalep eden
... (T.C. NO: ...) - ...
Vekili
Av. ... -...
Tedbire itiraz eden
HUFFAZOĞLU YAPI MALZEMELERİ İNŞAAT NAKLİYE TURİZM İZOLASYON SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. - ...
Vekili
Av. ... -...
Dava
Ticari Şirket
Talep
İhtiyati Tedbire İtiraz
Dava tarihi
14/09/2020
Birleşen dava
Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/813 Esas
Tedbirtalep eden
HUFFAZOĞLU YAPI MALZEMELERİ İNŞAAT NAKLİYE TURİZM İZOLASYON SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...
Vekili
Av. ... -...
Tedbir talep eden
... (T.C. NO: ...) - ...
Vekili
Av. ... -...
Davanın konusu
Ticari Şirket
Talep
İhtiyati tedbire itiraz
Dava tarihi
16/12/2020
Kr. yazım tarihi
16/12/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.991 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/537 Esas - 19/09/2023 tarihli ara kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine dosya dairemize tevzi edilmekle; ön inceleme aşamasında yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davalı-birleşen davacı vekili 29/03/2023 tarihli dilekçesinde özetle.

24.2.2022 tarihinde yapmış olduğukları "İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz Kararına İtirazımızın Kabulü İle 14/02/2022 tarihli ara kararda kurulan tedbir kararının kaldırılması istemi"ne dair itirazlarının mahkemece hatalı olarak Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesine gönderildiğini, bunun üzerine bu itirazlara dair Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin Dosya No :2022/940 Karar No:2022/1407 karar ilamı ile,

"14.02.2022 tarihli ara kararı, davalı-birleşen davacının yokluğunda verilmiş olup, yerel mahkemecemahkemece, davalının itirazları yönünden duruşma açılıp taraflar dinlendikten sonra hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi ve kararın gerekçelendirilmesi gerekirken, 24.02.2022 tarihli dilekçe sehven istinaf başvurusu olarak değerlendirilerek, dairemize gönderilmekle, ortada istinaf incelemesine konu olabilecek bir dilekçe de bulunmadığından,

6100 sayılı HMK'nın 352/1-ç hükmü uyarınca;karar verilmesine yer olmadığına, dosyanın gereği için ilk derece mahkemesine iade edilmesine karar vermek gerekmiştir." şeklinde hüküm kurulduğunu, buna rağmen mahkemece 24.02.2022 tarihinde yapmış oldukları, Mahkemece 14.02.2022 tarihinde kurulan ara karara ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini, yapılması gerekenin itirazları yönünden duruşma açılıp taraflar dinlendikten sonra hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiğini,

Mahkemenin 14/02/2022 tarihli ara kararla kurulan tedbir kararının kaldırılmasını ve 24.02.2022 tarihli dilekçe ile yapmış oldukları itirazlarının Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi Dosya No :2022/940 Karar No:2022/1407 karar ilamında belirtildiği üzere hükme bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı-birleşen davacı vekili 29/03/2023 tarihli dilekçesinde özetle. Mahkemenin 14/02/2022 tarihli ara karar gereği müvekkili şirkete ait "... plakalı ve ... plakalı araçlar ile ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada ...

Parsel ve ... ada ... parselde kayıtlı gayrimenkuller" üzerine devir ve temiliki önleyici mahiyette ihtiyati tedbir konulduğunu, yine aynı karar gereği bilirkişi raporu geldiğinde teminatın artırılıp artırılmayacağının değerlendirileceğinin hükme bağlandığını, akabinde 01/12/2022 tarihli celsede ...'in vekilinin huzurunda teminatın artırılmasına karar verildiğini, sonrasında 23/03/2023 tarihinde,"davacı-birleşen davalı vekilinin teminat miktarına itirazının kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 392. maddesi gereğince,

davalı tarafın yargılama sürecinde şirkete ait taşıt ve gayrimenkulleri satması ve bu nedenle açılacak diğer davalar nedeniyle yargılama sürecinin uzamasına neden olduğu gözetilerek, daha önce dosyaya yatırılan teminat dışında başkaca teminat alınmasına yer olmadığına," şeklinde karar verildiğini, mezkur sürecin usul hukukuna aykırı olup teminat miktarına dair kurulan hükmün de hatalı olduğunu, ihtiyati tedbir talep eden tarafın, HMK 390. maddesine göre davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerektiğini,

oysa davacının davasını yaklaşık olarak ispat edememekle birlikte aynı zamanda kusuru ile davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, davacı/Birleşen davalının, kötü niyetli olduğunu bu sebeple Mahkemece 23/03/2023 tarihli celsede tayin edilen ve 01/12/2022 tarihli celsedeki karar ile taban tabana zıt olan "dosyaya yatırılan teminat dışında başkaca teminat alınmasına yer olmadığına" dair karara yani teminat miktarına itiraz eder; öncelikle ihtiyati tedbirin kaldırılmasına mahkemeniz aksi kanaatte ise teminat bedeli olarak bilirkişi raporu ile tespit edilen meblağın en az %15'i üzerinden yeniden belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ 19/09/2023 TARİHLİ KARARI ÖZETİ

İlk derece mahkemesince; "... Davalı-birleşen davacı vekilinin ihtiyati tedbire ve teminat miktarına itirazının REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı/birleşen davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı/birleşen davacı-ihtiyati tedbire itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; "ihtiyati tedbirin yersizliği ve yaklaşık ispat şartının oluşmamakla. Davacı/karşı davalının ihtiyati tedbire dair talebi, hukukumuzdaki ihtiyati tedbir düzenlemeleri nezdinde incelendiğinde, ihtiyati tedbir konulmasına ilişkin koşulları sağlamadığı görülecektir.

Bilindiği üzere mevcut malvarlığında meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle "hakkın" elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

Yine ihtiyati tedbire hükmolunabilmesi için "ihtiyati tedbir talep eden tarafın, “davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda” olduğu da bilinen bir kuraldır. Diğer koşul "hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı" koşulu bağlamında dosya incelendiğinde. Davacı/karşı davalı ortaklığın 270 adet paya karşılık gelen 270000,00 Türk Lirasına denk gelen küçük ortağıdır. Yani şirketin paylarının %20'sinde pay sahibidir.

Dolayısıyla şirketin faaliyet konusunu teşkil eden malvarlıklarının tamamına tedbir konulması hukuka aykırıdır. Ayrıca, her ne kadar ihtiyati tedbir kararı hatalı ise de aksi kanaatte olunması halinde bugunki değer en az 5.285.849,15 TL olan şirkete 50.000,00 TL ile tedbir konulmuştur.

Bu durum davanın kazanılması nihayetinde şirketin uğradığı zararı karşılamaya yeterli değildir, teminat miktarına itiraz eder en azından teminat miktarının %25'e yükseltilmesini talep ederiz" beyanı ile yerel mahkeme ara kararının bozulmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

DELİLLER

Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/537 Esas - 19/09/2023 tarihi ara kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; ticari şirket ortaklıktan çıkma veya çıkarılma istemine ilişkindir.

Talep; ihtiyati tedbire ve teminat miktarına itirazın kabulü istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince; Davalı-birleşen davacı vekilinin ihtiyati tedbire ve teminat miktarına itirazının reddine karar verilmiş karara karşı davalı/birleşen davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

6100 sayılı HMK'nın "ihtiyati tedbirin şartları"na ilişkin 389-(2) maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" düzenlemesi bulunmaktadır.

Aynı Kanunun 390-(3) maddesinde ise; "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır" hükmü bulunmaktadır.

Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. HMK'nın ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuştur. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada (normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.

Ancak kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.

Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.

Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.

Geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK'da bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış, ayrıca burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.

Diğer yandan HMK'nın 341-(1) maddesine göre; ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.

Somut olayda; davacı/ birleşen davalı vekilinin talebi üzerine ilk derece mahkemesinin 14/02/2022 tarihli ara kararıyla "Davalı şirkete ait olması halinde; daha önce dosyaya yatan 50.000,00.-TL teminat mukabilinde, ... plakalı ve ... plakalı araçlar ile ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada ...

Parsel ve ... ada ... parselde kayıtlı gayrimenkuller üzerine devir ve temliki önleyici mahiyette ihtiyati tedbir konulmasına" karar verildiği, bu karara karşı davalı/birleşen dosya davacı vekilinin itirazı üzerine dosyanın istinaf incelemesi için dairemize gönderildiği, dairemizin2022/940 Karar No:2022/1407 karar ilamı ile,

"14.02.2022 tarihli ara kararı, davalı-birleşen davacının yokluğunda verilmiş olup, yerel mahkemecemahkemece, davalının itirazları yönünden duruşma açılıp taraflar dinlendikten sonra hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi ve kararın gerekçelendirilmesi gerekirken, 24.02.2022 tarihli dilekçe sehven istinaf başvurusu olarak değerlendirilerek, dairemize gönderilmekle, ortada istinaf incelemesine konu olabilecek bir dilekçe de bulunmadığından, 6100 sayılı HMK'nın 352/1-ç hükmü uyarınca;karar verilmesine yer olmadığına, dosyanın gereği için ilk derece mahkemesine iade edilmesine" karar verildiği,

ilk derece mahkemesinin 01/12/2022 tarihli 2 nolu ara kararı ile; davalı-birleşen davacı vekilinin teminatın artırılması talebinin kabulüne, teminatın; bilirkişiler tarafından değeri tespit edilen taşıt ve gayrimenkullerin toplam değeri olan 4.440.530,00.-TL'nin %10'u olan 444.053,00.-TL'ye yükseltilmesine, daha önce yatırılan 50.000,00.-TL teminatın mahsubu ile kalan 394.053,00.-TL teminatı yatırmak üzere Davacı-birleşen davalı vekiline iki haftalık kesin süre verilmesine,

kesin sürede teminat yatırılmadığı takdirde taşıtlar ve gayrimenkuller üzerine konulan ihtiyati tedbirin kaldırılacağının davacı-birleşen davalı vekiline ihtarına karar verildiği, ilk derece mahkemesinin 23/03/2023 tarihli 2 nolu ara kararı ile; davacı-birleşen davalı vekilinin teminat miktarına itirazının kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 392. maddesi gereğince, davalı tarafın yargılama sürecinde şirkete ait taşıt ve gayrimenkulleri satması ve bu nedenle açılacak diğer davalar nedeniyle yargılama sürecinin uzamasına neden olduğu gözetilerek, daha önce dosyaya yatırılan teminat dışında başkaca teminat alınmasına yer olmadığına karar verildiği,

nihayetinde ilk derece mahkemesinin istinafa konu 19/09/2023 tarihli ara kararı ile Davalı-birleşen davacı vekilinin ihtiyati tedbire ve teminat miktarına itirazının reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda; asıl davadaki taleplerin davalı şirket mal varlığına ilişkin olması , davalı şirkete ait mal varlığının elden çıkarılması halinde bu durumun davacı açısından telafisi imkansız sonuçlara neden olma ihtimalinin bulunması, davacının haklılığını ortaya koyan yaklaşık ispat ölçüsünde delillerin bulunması dikkate alınarak 14/02/2022 tarihli ara kararıyla teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesinde dosya kapsamı delillerle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalı/ birleşen davacı vekilinin teminata yönelik istinafının ise teminata ilişkin kararın istinafı kabil kararlardan olmaması nedeniyle usulden reddi gerektiği değerlendirilmiştir.

Ara karar başlığında; davacı/ihtiyati tedbir talep eden TC numarasının yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.

Bu nedenlerle davalı/birleşen davacı vekilinin istinaf başvurusunun teminat yönünden HMK'nın 341/1, 394/2 ve 352/1 maddeleri gereğince; usulden reddine, ihtiyati tedbire itirazın reddi kararı yönünden ise dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalı/birleşen dosya davacısının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı/birleşen davacı vekilinin teminata yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 341/1, 394/2 ve 352/1 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, Davalı/birleşen davacı vekilinin ihtiyati tedbire itirazın reddi kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,

2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

4-İstinaf eden tarafından İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

5-İstinaf eden tarafın istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,

6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,

7-Dosyanın mahkemesine iadesine,

İlişkin, 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi. 16/11/2023

... Başkan ... ¸e-imzalıdır

... Üye ... ¸e-imzalıdır

... Üye ... ¸e-imzalıdır

... Katip ... ¸e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/2270, K. 2023/1900, 16 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  5. İlk Derece Mahkemesi 19/09/2023 Tarihli Kararı Özeti
  6. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. Deliller
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2270
Karar No
2023/1900
Tarih
16 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2023/2273 K.2023/1807
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2023/2273 K.2023/1938
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2023/2274 K.2023/1939
  • Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/2278 K.2023/2119
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2023/2282 K.2023/1706
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2023/2283 K.2023/1705

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.