İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/2327 K.2025/651

2-... VEKİLİ : Av. ...

Esas2023/2327Karar2025/651Tarih17 Nisan 2025Okuma14 dk · 2.880 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
17 Nisan 2025
Dosya no
2023/2327
Karar no
2025/651
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
15/12/2022
Numarası
2019/238 Esas - 2022/608 Karar
Davacı
...
Vekili
Av. ...
Davalılar
1-...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.880 kelime·14 dk okuma·11 bölüm

2-... VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU

Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 31/05/2019

KARAR TARİHİ : 17/04/2025

KR. YAZIM TARİHİ : 17/04/2025

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'ün müvekkilinin eşi olduğunu, muhasebeci yetkinliğinin bulunmadığını, fakat başka bir işi olmaması sebebiyle eşine yardımcı olmak adına müvekkilinin eşinin kendi iş yerinde çalışmasına ve kendisine yardımcı olmasını istediğini, müvekkilinin ...'e işi öğretmeye çalıştığını ve çevresi ile tanıştırdığını, davalının uzun yıllardır müvekkilinin yanında sigortalı olarak çalıştığını, diğer davalının ...'ün arkadaşı olduğunu, zaman içerisinde müvekkili ile eşi arasında şiddetli geçimsizlik vuku bulduğunu ve tarafların boşanma aşamasına geldiğini,

halen Kocaeli 2. Aile Mahkemesi'nin 2018/385 Esas sayılı dosyası ile boşanma davasının derdest olduğunu, taraflar arasında problem başladıktan sonra davalı ...'ün her fırsatta müvekkilini işsiz bırakmakla tehdit ettiğini, sonunda dediklerini yaptıklarını ve ...'ün muhasebeci ... ile birlikte hareket ederek dürüstlük kuralını ihlal ederek müvekkilinin mükelleflerini ...'in bürosuna taşıdığını, toplamda müvekkiline ait dosyaların %72'sini farklı yöntemler kullanarak ve diğer davalı ile birlikte hareket ederek müvekkilinin elinden aldığını, müvekkilinin bu durumu öğrendikten sonra gerekli şikayetleri yaptığını,

bu hususta davalıların bir takım cezalar aldığını ve haklarında soruşturma başladığını, müvekkilinin zor durumda kaldığını, tüm bu nedenlerle; davalıların müvekkilini zarara uğratma kastıyla planlı bir şekilde hareket etmesi neticesinde müvekkilinin uğradığı zarar için şimdilik 75.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplamda 125.000,00 TL tazminatın dosyaların müvekkilinin davalı ...'e geçirildiği Ocak 2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin meslek odasında kaydı bulunmadığını ama müvekkilinin başka bir işi ve yetkinliği bulunmaması nedeniyle davacı tarafından yardımcı olarak alınan müvekkiline işin öğretildiğini, müvekkilini mükellef çevresi ile tanıştırdığı hususlarının doğru olduğunu, davacı ile birlikte aynı konumda sigortalı olarak yıllarca çalıştığını, davalının büronun açılışını takip eden 6 yıl boyunca, maddi sıkıntı çekmemek adına müvekkilinin SGK'sını ödemediğini, davalı ...'in hiçbir zaman diğer davalı ...'e gel benim yanımda çalış sana 5.000,00 TL ücret vereyim demediğini,

müvekkilinin davacıyı işsiz bırakmakla tehdit ettiğine dair beyanların gerçekle ilgisi olmadığını, dosyaları alıp gideceğim, ben olmazsam sen bir hiçsin gibi beyanların olmadığını, aksine müvekkiline artık kendisiyle çalışmak istemediğini ve bürodan gitmesi gerektiğini söylediğini, bunun devamında müvekkilinin 1 ay daha büroda çalışmaya devam ettiğini, bu süre zarfında sen benim asgari ücretli personelimsin ne söylersem onu yapacaksın aksi halde çık git gibi ağır ifadelerle müvekkiline adeta mobing uyguladığını, mükelleflerin gerçek veya tüzel kişilerden oluştuğunu,

herhangi bir kurum ya da yasa çalışacakları muhasebeci konusunda mükelleflere herhangi bir şekilde müdahale edemeyeceğini, mükelleflerin kendi serbest iradeleri ile çalışacakları muhasebeciyi seçeceklerini, davacının ikinci çocuğunun doğumundan sonra çocuk ana okuluna gidinceye kadar 5 yıla yakın bir süre ve diğer çocuğun hastalığı nedeniyle bir yıla yakın bir süre büroda çalışmadığını, işleri ...'ün yaptığını, davacının mükelleflerin çoğunu tanımadığını, davacının mükelleflerinin %72'sini farklı yöntemler kullanarak,

davalı ... ile birlikte hareket ederek elinden alındığını, müvekkilinin iş kaybına sebep olduğunu, müvekkillerinden hiçbirisinin, hiçbir mükellefe, davacı ile olan sözleşmelerini iptal etmeleri, kendileri ile çalışmak üzere sözleşme yapmaları konusunda her hangi bir girişimde bulunmadıklarını, herhangi bir organizasyon yapmadıklarını, mükelleflerin kendiliklerinden davacı ile olan sözleşmelerini sona erdirdikten sonra kendi tercihleri doğrultusunda müvekkilini de tanıdıkları ve güvendikleri için müvekkilinin çalıştığı büroya müracaat ettiklerini, çalıştığı muhasebeci ile olan sözleşmesini iptal edip,

muhasebe işlerini sizinle yürütmek istiyoruz diyen mükelleflere hayır kabul etmiyoruz demenin doğru olmadığını, mükelleflerin muhasebe kayıtlarının müvekkillerinden ... tarafından biliniyor olması ve devamlılığın sağlanması bakımından mükelleflerin yararına olan bir durum olduğunu, davacının sahibi olduğu bürodaki çalışmalarla bir değer elde edilebilip, büro bir seviyeye gelebildi ise bunun emek ağırlığı davalı ...'ün olduğunu ama bunca yıl üstün bir gayret ve mesai ile bir değer haline gelmiş olan bürodan , “ sırf kapris, kompleks ve saçma sapan bir inat uğruna kovuldum” ifadesinin ilk günden beri davalı ...’in ifadesi olduğunu,

yani bürodan ayrılmadığını kovulduğunu, müvekkilinin evi terk ettiği beyanının da doğru olmadığını, gerçek olmayan beyan ve müracaatlarla hakkında 90 gün uzaklaştırma kararı alındığını daha sonra 30 gün daha uzatıldığını, oysa ki müvekkilin hayatı evi, ailesi ve işinden ibaret olduğunu, bütün bunlara ve bu arada boşanma davası açmış olmasına rağmen 6 ay süre ile ağabeyinin yanında kalarak, durumun düzelmesi umudu ile beklediğini, çocuklarını arayıp sormadığı iddiasının da kesin doğru olmadığını, bu husus aile mahkemesindeki boşanma davasında psikoloğun çocuklarla yapacağı görüşmede ortaya çıkacağını, aksine ailesinden maddi yardım alarak,

etrafına borçlanarak çocukların eğitim, gelişim ve bakımına yardımcı olacak bütün ihtiyaçlarını bu güne kadar karşıladığını savunarak tüm bu nedenlerle sunulan ve yargılama aşamasında belirlenecek durumlar karşısında, haksız ve dayanaksız davanın reddine, % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalılara verilmesinİ talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ

İlk derece mahkemesince; "...1-Maddi ve manevi tazminat davalarının KISMEN KABUL VE KISMEN REDDİNE, 2-Toplam 96.000,00 TL maddi tazminat bedelinin davalılardan 01/03/2018 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya yönelik maddi tazminat talebinin REDDİNE, 3-Toplam 40.000,00 TL manevi tazminat bedelinin davalılardan 01/03/2018 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya yönelik manevi tazminat talebinin REDDİNE, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının maddi zararı hesaplanırken en azından 5 yıllık sürenin esas alınması gerektiğini, mahkemece hükmedilen manevi zarar miktarının az olduğunu, davalı tarafın istinaf başvuru dilekçesine karşı cevapları; taraflar arasında karı koca ilişkisi olmuş olup aralarında iş sözleşmesinin bulunmadığını,

davalı ... diğer davalı ile birlikte işbirliği içerisinde hareket ettiğini, mahkeme huzurunda dinlenen tanık beyanlarının da haklılığımızı kanıtlar nitelikte olduğunu, davalı tarafın davacıya zarar verme kastıyla hareket ettiğini dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden açıkça anlaşıldığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle. Her iki davalı açısından TTK kapsamında haksız rekabet hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, bilirkişilerin raporun sonuç kısmında "davalı ... 'ün işten ayrılarak diğer davalı ... 'in yanında işe başladığı" yönündeki tespitinin de yerinde olmadığını, tarafların tacir olmadığı,

ticari faaliyette bulunmadığını, rakip olmadığı ve tedarik hizmeti vermediğini, bu nedenle ortada TTK bağlamında bir rekabet ortamının mevcut olmadığını, mükelleflerin mahkeme huzurunda dinlenilmesine veyahut yazılı beyanlarının alınmasına dair taleplerini yinelediklerini, diğer mükelleflere de neden davacı ile çalışmayıp davalı ... 'in çalıştığı muhasebeci ile çalıştıkları hususunun huzurda sorulsa idi aslında gerçek durumun tüm çıplaklığı ile ortaya çıkmış olacağını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.

DELİLLER

Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2022 tarih, 2019/238 Esas - 2022/608 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava haksız rekabetten kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesi kararına karşı taraflarca istinaf başvurusu yapılmıştır.

İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosyanın incelenmesinde; davacının serbest muhasebeci mali müşavir olduğu, davalılardan ...’ün davacının boşandığı eşi ve bir dönem çalışanı olduğu, davacı ile davalı ...’in boşanma aşamasına geldikleri dönemde davalının diğer davalı olan ...’in yanına geçtiği, giderken davacının müşterilerinin %72’sini de çeşitli yöntemlerle ikna ederek davacı ile olan sözleşmelerini feshetmelerini ve davalı ... ile sözleşme yapmalarını sağladığını, davalıların bu hususta birlikte hareket ettikleri, bu şekilde davacının maddi ve manevi kayıplarının olduğundan bahisle eldeki davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı taraf vekillerinin istinaf yasa yoluna başvurdukları görülmüştür.

21.11.2007 tarih ve 26707 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Mesleklerine İlişkin Haksız Rekabet ve Reklam Yasağı Yönetmeliğinin 10.maddesine göre; Haksız rekabet nedeniyle, müşterileri, güvenirliği, mesleki itibarı, mesleki faaliyetleri veya diğer iktisadi menfaatleri zarar gören veya zarar görme tehlikesi olan meslek mensubu; ilgili odalara şikayette bulunabilir ve/veya (Değişik ibare:RG-16/5/2015-29357) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda düzenlenen dava haklarını kullanabilir.

Haksız rekabet kuralları, rekabet hakkının dürüstlük kuralları çerçevesinde kullanılmasını sağlamak ve rekabet hakkının kötüye kullanılmasını engellemek amacı ile sevk edilmiştir. Bu kurallar genel nitelikli ve her alanda uygulanabilecek hükümler içermekle birlikte rekabet hakkının, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 2 nci maddesi gereğince dürüstlük kurallarına uygun şekilde kullanılmasını sağlamaya çalışmaktadır (..., Ticari İşletme Hukuku, Ankara, 2018, s. 350).

Türk Ticaret Kanunu'nda haksız rekabet kuralları, ticari nitelik taşısın taşımasın tüm haksız rekabet hâllerini kapsayacak şekilde ve son derece ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

Bu kapsamda TTK’nın 54/1 inci maddesinde haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacının “bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması” olduğu belirtildikten sonra; aynı Kanun'un 54/2 nci maddesinde ise haksız rekabete ilişkin genel ilke “Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.” şeklinde belirtilmiştir.

Buna göre genel ilke belirlenirken haksız rekabetin varlığı için taraflar arasında rekabet ilişkisinin mevcudiyeti, failin yarar sağlamış olması, failin kusurlu olması ve haksız rekabete uğrayanın zarar görmüş olması aranmamıştır. Bununla birlikte failin kusurlu olması ve haksız rekabete uğrayanın zarar görmüş olması sadece haksız rekabet nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında önem arz etmektedir.

Türk Ticaret Kanunu’nun 54 üncü maddesinde haksız rekabetin amacı ve genel ilkesi belirtildikten sonra, aynı Kanun’un 55 inci maddesinde uygulamada sık karşılaşılan ve dürüstlük kurallarına aykırı olan bazı davranış ve fiil örnekleri sayılmıştır (Arkan, s. 350).

Bu çerçevede bir davranış veya uygulamanın haksız rekabet teşkil edip etmediği belirlenirken öncelikle özel hüküm niteliğindeki TTK’nın 55 inci maddesinde sayılan hâllerden birinin var olup olmadığına bakılması gerekmektedir.

Bu maddede sayılan hâllerden birisi söz konusu ise haksız rekabetin varlığı kabul edilecek, somut davranış veya uygulama bu maddede sayılan haksız rekabet hâllerine tam olarak uymuyorsa veya bu hâllerin kapsamına örnekseme yoluyla dolaylı olarak da dâhil edilemiyorsa, ancak bu takdirde genel hüküm niteliğindeki TTK’nın 54/2 nci maddesinin uygulanması mümkün olacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2021/11-944 esas 2023/62 karar sayılı ilamı)

Haksız rekabet, 6102 sayılı TTK’nın 54 ila 63. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, anılan Kanun’un “Amaç ve İlke “ başlığını taşıyan 54. maddesinde, haksız rekabete ilişkin bu hükümlerin amacının bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olduğu belirtilmiş, aynı maddenin 2. fıkrasında ise, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların haksız ve hukuka aykırı olduğu ve ilke olarak haksız rekabet teşkil ettiği düzenlenmiştir.

Kanun koyucu TTK.54’te haksız rekabet hükümlerinin amacını ve genel hükmü ortaya koyduktan sonra, 55. maddede altı bent halinde, oldukça ayrıntılı bir sayımla haksız rekabet hallerini belirlemiştir. Ancak bu sayım sınırlı olmayıp, zikredilen maddede sayılan haller haksız rekabet teşkil eden eylemlerin başlıcaları olarak örnekleme kabilinden belirtilmiştir.

55. maddede haksız rekabet teşkil ettiği özellikle belirtilen bu hallerden ikisi de, aynı maddenin 1/a-1 bendinde düzenlenen, başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek ve aynı maddenin 1/b-1 maddesinde düzenlenen müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek fiilleridir.

TTK 55/1-b-1’de düzenlenen haksız rekabet fiilinin oluşabilmesi için, sözleşenler arasında Borçlar Kanunu hükümlerine uygun olarak kurulmuş ve halen ayakta olan bir sözleşmenin olması gerekmektedir. Ancak bir ön sözleşmenin varlığı halinde bunu ihlale yöneltme de kapsamda görülebilir.

Anılan hükümle düzenlenen haksız rekabet halinin oluşabilmesi için aranan bir diğer şart ise, 3. kişinin, sözleşmenin taraflarından birisini onunla bizzat sözleşme yapabilmek için sözleşmeyi ihlale ve sona erdirmeye yöneltmesidir.

Piyasada bulunan her aktörün dilediği kişiyle ve dilediği şartlarda sözleşme yapma yetkisine sahip olduğu bir serbest piyasa ortamında sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yönelik her davranışın haksız rekabet teşkil ettiği söylenemeyecek olup, sözleşmeyi ihlale yönelten davranışların belli bir yoğunluğa ulaşması aranacaktır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/2201 esas 2021/3297 karar sayılı ilamı)

Somut olayda; davacının serbest muhasebeci mali müşavir olarak Kocaeli Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasında ... sicil numaralı üyesi olduğu, davalılardan ...’in de ... sicil numaralı üyesi olduğu anlaşılmaktadır. Davacı taraf haksız rekabet hükümlerine dayanmış olup, 21.11.2007 tarih ve 26707 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Mesleklerine İlişkin Haksız Rekabet ve Reklam Yasağı Yönetmeliğinin 10.maddesine göre haksız rekabet hallerinde 6102 sayılı yasanın uygulanacağı düzenlenmiş olup, eldeki olaya 6102 sayılı yasanın TTK’nın 54 ila 63. Maddeleri uygulanacaktır.

Yukarıda detaylandırıldığı üzere. Türk Ticaret Kanunu'nda haksız rekabet kuralları, ticari nitelik taşısın taşımasın tüm haksız rekabet hâllerini kapsayacak şekilde ve son derece ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. 55. maddede altı bent halinde, oldukça ayrıntılı bir sayımla haksız rekabet hallerini belirlemiştir. Ancak bu sayım sınırlı olmayıp, zikredilen maddede sayılan haller haksız rekabet teşkil eden eylemlerin başlıcaları olarak örnekleme kabilinden belirtilmiştir.

Bu maddede sayılan hâllerden birisi söz konusu ise haksız rekabetin varlığı kabul edilecektir.

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2021/11-944 esas 2023/62 karar sayılı ilamı) Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus piyasada bulunan her aktörün dilediği kişiyle ve dilediği şartlarda sözleşme yapma yetkisine sahip olduğu bir serbest piyasa ortamında sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yönelik her davranışın haksız rekabet teşkil ettiği söylenemeyecek olup, sözleşmeyi ihlale yönelten davranışların belli bir yoğunluğa ulaşması aranacaktır.

(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/2201 esas 2021/3297 karar sayılı ilamı)

Eldeki olayda; davalılardan ...’ün davacının yanında çalıştığı, aynı zamanda tarafların evli oldukları, daha sonra tarafların aralarının bozulması nedeniyle boşanma aşamasına girdikleri bu aşamada davalının diğer davalı ...’in yanında çalışmaya başladığı, davalı ...’in davacının yanında ayrıldığı tarihten sonra davacının 63 tane mükellefini de yanında götürdüğü, bu tarihe kadar mükellef sayısı 9 olan ...’in mükellef sayının 72’ye yükseldiği,

anılan 63 mükellefin hiç birisinin başka bir SMMM’yi tercih etmemesinin ve özellikle bunlardan 56 tanesinin 21-22.02.2018 tarihinde davacı ile olan sözleşmelerini fesih ederek davalı ile anlaştıkları, bu hususların derecattan geçerek kesinleşen ve kesin delil mahiyetinde olan Ankara 17. İdare Mahkemesinin 2020/1805 esas 2021/574 karara sayılı ilamı ile de sabit olduğu,

bu şekilde davacının 63 adet mükellefinin davalı çalışan ...’ün diğer davalının yanında çalışmaya başlamasının akabinde davacı ile olan sözleşmelerini fesih ederek diğer davalı ile sözleşme yaptıkları, bu şekilde davalıların eylemlerinin 6102 sayılı yasanın 55/1-b-1.maddesindeki “Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için,

onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek” şeklindeki eyleme uyduğu ve fesih edilen ve davalıyla imzalanan sözleşme sayısının oldukça yüksek olması ve fesihlerin büyük çoğunluğunun 2 gün içerisinde olması nedeniyle anılan davranışların belli bir yoğunluğa da ulaştığı anlaşıldığından mahkemece haksız rekabetin oluştuğu yönündeki tespit isabetli olup, davalılardan ...’in haksız rekabet eylemlerini işlemesi, diğer davalının da 6102 sayılı yasanın 57/1.maddesi gereği anılan eylemden sorumlu olduğu anlaşıldığından her iki davalının da sorumlu tutulması isabetlidir.

Dosyaya alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında davacının maddi zararlarının tespiti için inceleme yapıldığı, ancak her iki raporda da gerçek maddi zararın net olarak tespit edilemediği, ek raporda bilirkişi tarafından ihtimalli değerlendirme yapıldığı görülmüştür.

6098 sayılı Kanun'un 50 inci maddesinin ikinci fıkrası “Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.” hükmünü amir olup maddi tazminatın matematiksel olarak tespitinin mümkün olmadığı durumda hakim tarafından takdiren maddi tazminata hükmedilebileceğinin düzenlendiği, mahkemece anılan gerekçe ile ve raporlardaki tespitler de değerlendirilerek takdiren 96.000,00 TL’ye hükmedilmesinin maddi tazminat miktarı yönünden yerinde olduğu,

yine mahkemece hükmedilen manevi tazminatın da tarafların mesleki faaliyetleri, sosyal ve ekonomik durumları, paranın alım gücü, haksız rekabeti oluşturan eylemlerin yoğunluğu, ayrıca manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağı, bunun yanında caydırıcılığı da sağlayacağı değerlendirilerek belirlendiği, belirlenen miktarın isabetli olduğu anlaşıldığından tarafların istinaf istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, tarafların istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; tarafların istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Maddi tazminat yönünden alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile kalan 345,55-TL istinaf karar harcı ile Manevi tazminat yönünden 345,55-TL istinaf karar harcının, davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

4-Davalı ... yönünden maddi ve manevi tazminat için alınması gereken 9.290,16-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 2.885,7-TL'nin mahsubu ile kalan 6.404,46-TL istinaf karar harcının davalı ...'den alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

5-Davalı ... tarafından fazla yatırılan 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde davalıya iadesine,

6-Davalı ... yönünden maddi ve manevi tazminat için alınması gereken 9.290,16-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 2.615,85-TL'nin mahsubu ile kalan 6.644,31-TL istinaf karar harcının davalı ...'ten alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

7-İstinaf edenler tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,

8-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine,

9-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

10-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

11-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/04/2025

... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/2327, K. 2025/651, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davanın Konusu
  4. Dava Tarihi : 31/05/2019
  5. Karar Tarihi : 17/04/2025
  6. Kr. Yazım Tarihi : 17/04/2025
  7. Gereği Düşünüldü
  8. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  9. İlk Derece Mahkemesi Kararı Özeti
  10. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  11. Deliller
  12. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  13. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2327
Karar No
2025/651
Tarih
17 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi E.2023/2334 K.2025/1000
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/2335 K.2025/792
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/2336 K.2025/821
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/2337 K.2025/786
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/2354 K.2025/820
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/2355 K.2025/789

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.