İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2024/1031 K.2025/1982

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden…

Esas2024/1031Karar2025/1982Tarih20 Kasım 2025Okuma11 dk · 2.125 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
20 Kasım 2025
Dosya no
2024/1031
Karar no
2025/1982
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
08/02/2024
Numarası
2021/217 Esas - 2024/99 Karar
Davacı
...
Vekili
Av. ...
Davalı
...
Vekili
Av. ...
Davanın konusu
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Dava tarihi
28/04/2021
Kr. yazım tarihi
20/11/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.125 kelime·11 dk okuma·7 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkilinin uzun yıllardır Fransa da ikamet ettiğini, davalının da müvekkilinin öz kardeşi olduğunu, yıllardır Fransa’da ikamet ettiğini, davalının 11 yılı aşkın süredir müvekkiline husumet beslediğini, kendisini sürekli ölümle tehdit ettiği gibi davalı tarafın, müvekkilini maddi ve manevi olarak zarara uğrattığını, davalı ... tarafından, müvekkili tarafından düzenlendiği iddia edilen, 13/02/2014 düzenleme tarihli, 13/02/2015 ödeme tarihli 200.000,00 TL‘lik bono ile ilgili, Kandıra İcra Müdürlüğü’nün 2018/47 E sayılı icra dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla müvekkili hakkında icra takibi başlatıldığını, takibe konu senedin,

müvekkili tarafından verilmediğini, senedin ve senetteki imzanın sahte olduğunu, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığı ile ilgili Kandıra İcra Hukuk Mahkemesi 2018/9 E sayılı dosya ile dava açıldığını ve Kandıra Cumhuriyet Başsavcılığı’na 2021/21 Soruşturma sayılı dosya ile de müvekkili adına suç duyurusunda bulunulduğunu, Kandıra İcra Müdürlüğü’nün 2018/ 47 E sayılı icra dosyası ile davalı ... tarafından icra takibine konu edilen 200.000,00 TL’lik bonodan dolayı senetteki imzanın müvekkili ...’a ait olmaması,

imza müvekkiline ait olsa dahi senedin sahte ve karşılıksız olduğunu, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, senedin iptali ve teminatsız olarak dava dilekçesindeki taleplerinin kabulü ile, teminat ödenmesine karar verilmesi halinde, yatırılacak teminatın dava sonuna kadar alacaklıya ödenmemesine, alacaklının kötü niyetli olduğu dikkate alınarak, takip konusu alacağın kapak hesabının %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ

İlk derece mahkemesince; "... 1-Davanın KABULÜNE, 2-Davacının Kandıra İcra Müdürlüğünün 2018/47 Esas sayılı takip dosyasına konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, 3-Takibin kötü niyetli olarak yürütüldüğü anlaşıldığından davacı yararına İİK 74/4.maddesi uyarınca takip tutarı olan 252.619,18 TL üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

HMK'nın 19. ve devam maddeleri uyarınca senede karşı senetle ispat zorunluluğunun olduğunu, davacı tarafın senetteki imzaya itiraz ettiği, Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan incelemede imzanın davacı borçluya ait olduğunun tespit edildiğini, bu kez davacı tarafın borcun içeriğine itiraz ettiği ve senedin davacıdan çalındığını iddia ettiğini, bu iddia üzerine mahkemece Cumhuriyet Savcılığı'ndan senet çalınmasına dair soruşturma dosyasının araştırıldığı ve iddiaların gerçek olmadığının ortaya çıktığını, kararın gerekçe kısmına bakıldığında tüm delillerin davacı aleyhine olmasına rağmen yorum yoluyla karar verildiğinin görüldüğünü belirterek;

istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.

DELİLLER

Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/02/2024 tarih, 2021/217 Esas - 2024/99 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit talebine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.

İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosyanın incelenmesinde; davalının davacı hakkında Kandıra İcra Müdürlüğünün 2018/47 esas sayılı dosyası ile takip başlattığı, takip dayanağı belgenin davacının düzenleyeni olduğu, davalının lehtarı olduğu, 13.02.2014 düzenleme 13.02.2015 ödeme tarihli 200.000,00 TL bedelli bono olduğu, davacı taraf bono altındaki imzanın kendine ait olmadığını, davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığının beyan ederek eldeki davayı açtığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı tarafın istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.

Olaya ilişkin yasal düzenlemeler ve yargı içtihatları değerlendirilecek olursa. Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukukî ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Menfi tespit davası 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir.

Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez.

Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklindedir.

Her somut olaydaki maddi vakıaya göre lehine hak çıkaran taraf ve ispat yükü şekilleneceğinden, maddî hukuk kuralına ilişkin bu vakıaların doğru ve net bir şekilde belirlenerek ortaya konulması gerekmektedir. Maddede aksine düzenleme olmadıkça ibaresi eklendiğinden, kanunda ispat yükü ile ilgili özel bir düzenlemeye yer verildiğinde, ispat yükü genel kurala göre değil de kanunda belirtilen özel düzenlemeye göre belirlenecektir.

Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.

Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.

Menfi tespit davasında kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Keza açılan menfi tespit davasında alacaklı (davalı) nın senedin ihdas (veriliş) nedenini değiştirmesi (tâlil etmesi) hâlinde de kanıt yükü alacaklı davalıya düşer.

Borçlu bir hukukî ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukukî ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukukî ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu, senedin varlığını kabul etmekle birlikte bir hukukî ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukukî ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukukî ilişkinin varlığını kabul etmektedir.

Borçlu (davacı) menfi tespit davasına konu senedin teminat, hatır senedi olduğunu veya alacaklı (davalı) ya avans olarak verildiği iddiasıyla menfi tespit davası açabilir. Bu şekilde açılan menfi tespit davasında, kanıt yükü borçlu (davacı) dadır. (HGK’nın 2017/(6)3-969 esas- 2021/866 karar)

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 778. maddesi yollamasıyla 680. maddesinde; "Tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bulunan bir poliçe, aradaki anlaşmalara aykırı bir şekilde doldurulursa, bu anlaşmalara uyulmadığı iddiası, hamile karşı ileri sürülemez; meğer ki, hamil poliçeyi kötüniyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün bulunmuş olsun." hükmü bulunduğu, Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere, bu hüküm uyarınca açığa senet düzenlenmesinin mümkün olduğu, senedin boş olan kısımlarının sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının yazılı delille kanıtlanması gerekir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2017/3438 esas 2019/5216 karar)

Kambiyo senetleri ile bunların düzenlenmesine temel teşkil eden asıl borç ilişkisinden soyut bir borç oluşturulduğu, senedi elinde bulunduran kişinin ayrıca alt ilişkiyi ispatlamak zorunda olmadığı; kambiyo senetlerinin de aldatma suretiyle elde edilebileceği ve aldatma vakıasının da tanıkla ispatlanabileceği sonuçlarına varılmaktadır. (HGK 2017/19-1627- 2018/1187 )

Somut olayda; davalının davacı hakkında Kandıra İcra Müdürlüğünün 2018/47 esas sayılı dosyası ile takip başlattığı, takip dayanağı belgenin davacının düzenleyeni olduğu, davalının lehtarı olduğu, 13.02.2014 düzenleme 13.02.2015 ödeme tarihli 200.000,00 TL bedelli bonoya ilişkin menfi tespit talep etmiştir.

6102 sayılı TTK'nın 4/2.maddesine göre; miktar veya değeri bir milyon Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır.

6100 sayılı HMK'nın basit yargılama usulüne ilişkin “İddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı” başlıklı 319.maddesine göre; İddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı dava açılmasıyla; savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlar.

Eldeki olayda; davacı taraf dava dilekçesinde ileri sürmediği dava konusu senedin 1980 yılında iş yerinden çalındığı yönündeki iddiasını yargılamanın 1. celsesinden sonra 02.11.2022 tarihli beyan dilekçesi ile ileriye sürdüğü görülmüştür. Yukarıda açıklandığı üzere.

6102 sayılı TKK'nın 4/2. maddesi gereği eldeki davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 319. maddesine göre ise iddianın genişletilmesi yasağının davanın açılmasıyla başladığı, bu nedenle anılan iddianın, iddianın genişletilmesi mahiyetinde olduğu gibi anılan beyana davalının açık muvafakatinin de olmadığı görüldüğünden mahkemece iddianın genişletilmesi mahiyetinde olan ve dava dilekçesinde ileri sürülmeyen, dava konusu senedin 1980 yılında davacının iş yerinden çalındığı yönündeki iddia yönünden tanık dinlenmesi ve hükme esas alınması hatalıdır.

Davacı taraf dava dilekçesinde bono üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığını savunmuştur. Gerek eldeki dosyadan alınan 21.12.2022 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna, gerek ise Kandıra İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/9 esas sayılı dosyasından alınan 02.10.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu ile İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Adli Tıp Enstitüsünden 21.05.2021 tarihinde alınan raporlara göre bono üzerindeki imzanın davacıya ait olduğu, senet metninde herhangi bir tahrifat da olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda bono üzerindeki imzanın davacıya ait olduğu anlaşılmaktadır.

Yukarıda belirtildiği üzere; kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davalarında ispat yükü davacı üzerinde olup, davacının bu iddiasını yazılı delillerle ispat etmesi gerekmektedir. Her ne kadar taraflar kardeş ise de, tarafların anılan yazılı senedi tanzim etmeleri nedeniyle eldeki olayda 6100 sayılı yasanın 203/1-a maddesinin uygulanma yerinin olmadığı anlaşılmaktadır. Kambiyo senedi niteliğinde ve sebepten mücerret bulunan bonolara karşı borçlu bulunmadığının yazılı delillerle ispatı gerekir. Bu konuda tanık dinlenmesi mümkün değildir. Mahkemece tanık beyanları esas alınarak yanılgılı ve hukuki olmayan gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 2016/18981 esas 2018/5169 karar sayılı ilamı)

Bu nedenlerle dosya kapsamında davacının dava dilekçesindeki iddialarını yazılı delillerle ispat edemediği anlaşılarak ve davacının yemin delilini kullanmayacağını 23.11.2023 tarihli duruşmada beyan da ettiğinden mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır.

2004 sayılı yasanın 72/4. maddesi gereği menfi tespit davası alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. Eldeki olayda takip ilk derece mahkemesinin 29.04.2021 tarihli ara karar ile Kandıra İcra Müdürlüğü’nün 2018/47 Esas sayılı takip dosyasında icra veznesine girecek paranın dava sonuna kadar alacaklısına ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiğinden davalı lehine alacak miktarının %20’si oranında tazminata hükmetmek gerekmiştir.

Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-)Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KABULÜNE; Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/02/2024 tarih, 2021/217 Esas - 2024/99 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,

a-Davanın REDDİNE,

b-İİK 74/4.maddesi uyarınca dava değeri olan 200.000,00 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 40.000,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

c-Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 3.415,50 TL harçtan mahsubu ile kalan 2.800,10 TL harcın davacıya iadesine,

ç-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

d-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

e-HMK 120. maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından karar kesinleşene kadar yapılacak masraflar mahsup edilerek arta kalan miktar olduğu taktirde karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

2-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;

a-İstinaf Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irad kaydına,

b-İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,

c-Davalı tarafından yapılan 1.169,40-TL İstinaf Kanun yolu masrafı ile 490,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.659,40-TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

ç-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

d-Davalının yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince davalıya iadesine,

f-Kararın 6100 sayılı HMK'nın'nın 359-(4) maddesi uyarınca temyizi kabil kararın Dairemizce taraflara tebliğine,

İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/11/2025

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/1031, K. 2025/1982, 20 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı Özeti
  6. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. Deliller
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1031
Karar No
2025/1982
Tarih
20 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/1032 K.2025/1221
  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1032 K.2025/773
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1032 K.2025/666
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2024/1033 K.2025/2037
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1033 K.2025/791
  • İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1033 K.2025/947

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.