İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2024/131 K.2024/403

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden…

Esas2024/131Karar2024/403Tarih29 Şubat 2024Okuma12 dk · 2.316 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
29 Şubat 2024
Dosya no
2024/131
Karar no
2024/403
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
12/10/2023 tarihli ara karar
Numarası
2023/423 Esas
Davacı
NOVA REKLAMCILIK DEKORASYON SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...
Vekili
Av. ... - ...
Davalı
GÜL AŞ İNŞAAT HAFRİYAT NAKLİYE İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...
Vekili
Av. ... - ...
Dava
İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)
Talep
İhtiyati Tedbir
Dava tarihi
24/08/2023
Kr. yazım tarihi
29/02/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.316 kelime·12 dk okuma·7 bölüm

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin 04/2018 tarihinde Unifree Dutyfree İşletmeciliği A.Ş'den o tarihlerde inşaası devam etmekte olan üçüncü havalimanı bünyesindeki işletmecilği yine UNIFREE tarafından üstlenilecek olan gümrüksüz mağazacılık alanlarının tüm donanımlarını yapmak üzere davet usulü iş aldığını, bu işin çeşitli etaplar halinde sürdürülerek Nova tarafından başarılı bir şekilde tamamlandığını, UNIFREE projenin yönetiminin NOVA tarafından yapılmasını talep ettiği, bu nedenle NOVA;

elektrik, mekanik, mimari vb. işler için, UNIFREE'nin bilgisi ve onayı dahilinde, 2018 yılının Nisan ayında yapılan sözleşme ile GÜLAŞ İnşaat Hafriyat Makina İthalat Sanayi ve Ticaret Ltd.

Şti.'ni görevlendirdiğini, Bu işler Üçüncü Havalimanı projesinin önemi nedeni ile tüm tarafları bakımından çok ciddi zaman ve kalite baskısı altında yürütüldüğünden NOVA, sahadaki işlerin aksamaması adına, gereken hallerde taşeronlarını UNIFREE ile anlaşmaları sonlanmadan önce atamış ve taşeronlarına, hakediş belgelerini ibraz etmeseler dahi, avans niteliğinde ödemeler yaptığını, bu ödemeler projenin sürekliliğini sağlamak adına yapıldığını, projenin devamı süresince gerek metraj gerekse yeni iş kalemlerinin eklenmesi ile UNIFREE’nin NOVA’dan NOVA’nın da GÜLAŞ’tan iş beklentisi arttığını,

bu iş artışlarına yönelik olarak UNIFREE ile NOVA arasında hakediş belgeleri ile mutabakata varılmış olmasına rağmen, GÜLAŞ NOVA’ya resmi hakediş belgelerini ibraz etmekten imtina ettiğini, NOVA hakediş eksikliklerine rağmen; sahada mevcut olan olağanüstü durumu göz önünde bulundurarak GÜLAŞ’ın faturalarına itiraz etmeksizin ve gerektiğinde fatura ibrazı beklemeksizin avans ödeme yaptığını, UNIFREE NOVA’ya güncellenen iş miktarları üzerinden toplamda 132.880.659,56-TL faturalarla belgelenebilen ödeme yaptığını, NOVA ve UNIFREE arasında bu rakam üzerinden mutabakat sağlandığını ve kesin hesap hakedişleri de tamamlandığını,

NOVA ile UNIFREE kesin hesap mutabakatı işlemlerini ancak projenin tamamlanmasından ve havalimanın faaliyete geçmesinden 24 ay (Ocak 2019) sonra yapabildiğini, UNIFREE hesap mutabakatından hareketle GÜLAŞ ile NOVA arasındaki kesin hesap tutarlarının 70.747.240,60 TL olduğunun bildirildiğini, kesin hesap tutarı 70.747.240,60 TL olmasına rağmen GÜLAŞ'a yapılan ödemelerin 75.901.502,20 TL olduğunun ve GÜLAŞ tarafından NOVA’ya kesilen faturaların ise 73.963.960,34 TL olduğunun ve bu miktarların kesin hesap mutabakatındaki miktarın çok üzerinde olduğunun da bildirildiğini,

davalının hem müvekkili Şirkete yapılmayan işler için fazladan fatura kesen hem de fazla ödeme aldığını beyan ederek davalının menkul ve gayrimenkul mallarının satılmasının önlenmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddia olunun doğrudan iflas sebebinin kanunda aranan hiçbir koşulunun somut olayda gerçekleşmediği, davacının işbu davayı ikame etmesindeki salt amacın müvekkilinin firmanın ticari itibarını zedelemeye yönelik olduğunu, davacı, iddia ettiği alacağına kavuşma amacı ile değil sadece müvekkili firmayı zor duruma sokmaya çalışmakta olduğunu, somut olayda alacaklının doğrudan doğruya açlığı iflas davasının şartları oluşmadığını, bu davada bakılacak 3 temel unsur olan, alacağın mevcudiyeti, doğrudan iflas sebebi teşkil eden somut vakıaların gerçekleşmiş olması,

alacaklılara zarar verme kastının bulunması olduğunu, davacı, müvekkili firmadan alacaklı değil aksine müvekkili firma davacıdan alacaklı durumda olduğunu, dolayısıyla iflas davasının şartları somut olayda gerçekleşmediğini, davacı ile müvekkili firma arasında akdedilen taşeronluk sözleşmesi sonucunda davacının bir türlü müvekkili firmanın hakedişlerini onaylamaması,

müvekkilinin taşeronlarına hakediş yapılmadan önden para göndermesi sonrasında taşeronun işi yarım bırakması vb durumlar sonucunda mutabakat sağlanamadığını, sn son ana işveren davacıya ödeme yapmayı kabul ederek tüm tarafların mutabık kalmaları şartı ile ödeme yapmayı kabul elmiş ve davacıya ödeme yaparak mutabakat imzalandığını, ancak sonrasında davacıya müvekkili firma mail atmış ulaşmaya çalışmışsa da davacı müvekkili firma ile hiçbir şekilde muhatap olmadığını, davacının müvekkili firmadan alacaklı olmadığı gibi milvekkili firmanın bu süreçte herhangi bir hileli davranışta bulunmadığının son derece açık olduğunu,

dolayısıyla huzurdaki dava usul ve esas yasalarına aykırılık teşkil etmesi sebebi ile reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ

İlk derece mahkemesince 12/10/2023 tarihli ara karar ile; "...İhtiyati tedbir talebinin REDDİNE,..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İİK M.159 uyarınca mahkemenin tedbir kararı vermeye mecbur olduğunu, hem davacı şirkete yapılmayan işler için fazladan fatura kesen hem de fazla ödeme alan davalının, borcunu ödemekten imtina ettiğinden ve bu süreçte borcu ödememek için mal kaçırma girişiminde bulunacağı şüphesi doğduğundan, davalının menkul ve gayrimenkul mallarının satılmasının önlenmesine karar verilmesinin hakkaniyet gereği olup mahkemenin tedbir taleplerinin reddine ilişkin kararının kaldırılmasını talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, davacı şirketin ve diğer alacaklıların hakkının güvenceye alınması için tedbire karar verilmesinin elzem olduğunu

belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut olayda taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin inceleme konusu yapılacağından iflâsı gerektiren bir durumun mevcut olup olmadığının araştırılacağını İİK.nın 158/1. maddesinde öngörüldüğü gibi, iflâs talebinin ilânının gerekmediğini, alacağın varlığını, muaccel olduğunu ve ifa edilmediğini öne süren alacaklının, iflâs davasında ispat yükü altında olduğunu,

ancak Mahkemenin 50.000 TL gibi küçük bir miktara karşılık olarak taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisi henüz daha netliğe kavuşmadan ilan yapılmasının hukuka aykırılık teşkil etmekte olduğunu davalı firmanın ticari itibarını da zedelemekte olup davacının asıl amacına hizmet edilmesine müsaade edildiğini, gerek mütalaada bahsi geçen emsal kararlar gerekse de hukuk ve hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde davacının alacaklı olup olmadığı tartışmalı iken derhal iflas ilanın yapılmasının davalı firmanın ticari itibarı için geriye dönülmez tahribatlar yarattığını, davalı firmanın, fabrika kurduğu ihracat için üretim yapmaya başladığını,

davacının ikame etmiş olduğu kötüniyetli dava sonucunda yatırmış olduğu sadece 50.000 TL' ye özellikle bankalar nezdinde ticari itibarı ve kredibilitesi açısından iflas ilanı ile ilgili sıkıntılar yaşadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının dava ve istinaf dilekçesinde belirttiği ihtiyati tedbir taleplerinin hiçbirinin oluşmadığını, ihtiyati tedbir talebinde bulunabilmek için öncelikle talep dilekçesine dayanak delillerin eklenmesinin zorunlu olduğunu, davacının, davalı firmanın borç ikrarında bulunduğunu ve mallarını kaçırma endişesi taşıdığından bahisle davalı firma hakkında ihtiyati tedbir talebinde bulunduğunu, ortada davalı firma tarafından yapılan bir borcun ikrarının mevcut olmadığını,

davalı firmanın mallarının günden güne arttığı yaptığı iş hacminin de ciddi bir artış gösterdiği resmi kayıtlardan da rahatlıkla görüleceğini, davamı firmanın mal kaçırma gibi bir durumunun asla söz konusu olmadığının beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunurcasına yazılan istinafa cevap ve istinaf dilekçesinin yasal süresinde olmadığının açık olduğunu, zira taraflarınca yapılan istinaf başvurusuna konu karar ile davalı yanın istinafa konu etmek istediği kararın farklı olduğunu, doğrudan doğruya iflas talebini alan mahkemenin iflasın açıldığına dair ilanı derhal yapmasının kanun gereği olduğunu, İİK m.178/2, iflas talebininn m.166/2 hükmündeki usulle ilan edileceğini bildirdiğini, Mahkemenin, iflas talebinin ilanını kendiliğinden ve derhal yapacağını, davalının istinaf başvurusu geçerli sayılsa bile hukuka aykırı olması sebebiyle reddedilmesi gerektiğinin beyan ile; davalı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.

DELİLLER

Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/10/2023 tarihli ara karar, 2023/423 Esas sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava doğrudan doğruya iflas davası nedeniyle talep edilen muhafaza tedbirleri ve iflas ilanının kaldırılması talebine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince her iki talebin de reddine karar verilmiş karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

1-Davalı vekilinin istinaf talebi yönünden; 6100 sayılı yasanın “İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar” başlıklı 341.maddesine göre; “İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir:

a) Nihai kararlar.

b) İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar.

(2) Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.

(3) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.

(4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz.

(5) İlk derece mahkemelerinin diğer kanunlarda temyiz edilebileceği veya haklarında Yargıtaya başvurulabileceği belirtilmiş olup da bölge adliye mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlarına karşı, bölge adliye mahkemelerine başvurulabilir.”

Yine davanın niteliği gereği mevcut olaya uygulanması gereken 2004 sayılı yasanın 181.maddesi atfıyla aynı yasanın 164.maddesine göre de “Ticaret mahkemesince verilen nihaî kararlar”a karşı istinaf yasa yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir.

Somut olayda; davalı tarafın ilk derece mahkemesince 2004 sayılı yasanın 166.maddesi gereği ilan yapılmasına yönelik ara kararın kaldırılması talebinin reddine karşı istinaf yasa yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.

Yukarıda detaylandırıldığı üzere; istinaf yasa yoluna başvurulabilecek kararlar 6100 sayılı yasanın 341.maddesinde sayılmış olup, mahkemelerce hükmedilen ara kararlar istinaf edilebilen kararlardan olmadığı gibi, 2004 sayılı yasanın 164.maddesinde de ayrıca düzenlendiği üzere; iflas yargılamasında mahkemece verilen nihai kararlara karşı kanun yolu düzenlenmiş olup, iflas yargılamasındaki ara kararlara bir kanun yolu ön görülmediğinden davalının istinaf taleplerinin 6100 sayılı yasanın 341/1.maddesi gereği usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davacının istinaf istemi yönünden;

6100 sayılı yasanın “İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar” başlıklı 341.maddesine göre; “İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir:

a) Nihai kararlar.

b) İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar.

(2) Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.

(3) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.

(4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz.

(5) İlk derece mahkemelerinin diğer kanunlarda temyiz edilebileceği veya haklarında Yargıtaya başvurulabileceği belirtilmiş olup da bölge adliye mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlarına karşı, bölge adliye mahkemelerine başvurulabilir.”

Yine davanın niteliği gereği mevcut olaya uygulanması gereken 2004 sayılı yasanın 181.maddesi atfıyla aynı yasanın 164.maddesine göre de “Ticaret mahkemesince verilen nihaî kararlar”a karşı istinaf yasa yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir.

Somut olayda; Davacı taraf davalının 2004 sayılı yasanın 177.maddesi gereği doğrudan doğruya iflasını istemiş, aynı yasanın 181.maddesi atfıyla 159.maddesindeki muhafaza tedbirlerine hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkemece 12.10.20213 tarihli ara karar ile anılan istemin reddine karar verilmiştir.

Davacının talep ettiği muhafaza tedbirleri 2004 sayılı yasada özel olarak düzenlenen ve 6100 sayılı yasanın 408/2.maddesinde “muhafaza tedbirleri” olarak açıkça öngörülen diğer geçici hukuki korumalardandır. Geçici hukuki korumaların konun yolları kendi özel düzenlemeleri içerisinde düzenlenmiştir. Örneğin ihtiyati tedbiri düzenleyen 6100 sayılı yasanın 389 vd. maddelerinde ihtiyati tedbire özel kanun yolları 391/3. Maddede ve 394.maddelerde düzenlenmiş, ayrıca aynı yasanın 341/1-b maddesinde de buna paralel düzenlemelere yer verilmiştir. Yine 2004 sayılı yasanın 257 vd. maddelerinde de diğer bir hukuki koruma olan ihtiyati haciz talebindeki kanun yolları düzenlenmiş, anılan düzenlemeler aynı yasanın 258/3 ve 265.maddelerinde yasa yolları açıkça gösterilmiştir.

Eldeki olayda davacının talep ettiği 2004 sayılı yasanın 159. maddesinde düzenlenen “muhafaza tedbirleri” 6100 sayılı yasanın 408/2.maddesinde açıkça ihtiyati tedbirden farklı bir geçici hukuki koruma olarak düzenlenmiş olup, 6100 sayılı yasanın 389 vd. maddelerindeki hükümlerin “muhafaza tedbirleri” yönünden uygulama alanı bulunmamaktadır.

2004 sayılı yasada ise anılan muhafaza tedbirlerine ilişkin yasa yolu gösterilmemiş olup, İİK m. 164’te “Ticaret mahkemesince verilen nihai kararlara” denmek suretiyle iflas yargılamasında sadece nihai kararlara karşı kanun yolu gösterilmiştir. Aynı zamanda bu hüküm, “İlk derece mahkemelerinin nihai kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir.” diyen HMK’nın m. 341/1.maddesi ile de paralel bir düzenleme getirmiştir.

Gerek HMK’nın m. 341/1.maddesi gerekse İİK m. 164’ün lafzından nihai kararın esasa mı yoksa usule mi ilişkin olduğu konusunda bir ayrım yapılmadığından, ticaret mahkemesinin iflas davası sonucu davanın esasına girmeden usulden veya davanın esasına girerek yaptığı inceleme sonucu verdiği nihai kararlara karşı kanun yollarına başvurulabilecektir.

Bu bağlamda nihai karar niteliğinde olmayıp ara karar niteliği taşıyan depo kararı, muhafaza tedbirleri ve defter tanzimine ilişkin kararlara karşı kanun yollarına başvurabilmek mümkün olmayacaktır. (Nihai karar niteliğinde olmayan kararların temyizine dair bkz. Altay s. 185. Öğütçü A.Tahir/Çitoğlu Ali, Uygulamalı İcra ve İflas Kanunu, Ankara 1977, s. 766, TBB Dergisi, sayı 78, 2008, sayfa 317)

Yukarıda detaylandırıldığı üzere; muhafaza tedbirlerinin reddine yönelik ara kararlar istinaf edilebilen kararlardan olmadığı gibi, 6100 sayılı yasanın 408/2. maddesi atfıyla 2004 sayılı yasanın 164. maddesinde de muhafaza tedbirlerinin reddine ilişkin ara kararlara bir kanun yolu ön görülmediğinden tarafların istinaf taleplerinin 6100 sayılı yasanın 341/1.maddesi gereği usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. Gerekçeli karar başlığında; taraf vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; tarafların istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE,

2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile kalan 157,75-TL istinaf karar harcının taraflardan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

4-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,

6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/02/2024

... Başkan ... ¸e-imzalıdır

... Üye ... ¸e-imzalıdır

... Üye ... ¸e-imzalıdır

... Katip ... ¸e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/131, K. 2024/403, 29 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı Özeti
  6. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  7. Deliller
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/131
Karar No
2024/403
Tarih
29 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/131 K.2024/129
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/131 K.2024/172
  • İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/132 K.2024/189
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/132 K.2024/122
  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/132 K.2024/153
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/132 K.2024/118

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.