KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2025
- T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/250 - 2025/1193
- Dosya no
- 2024/250
- Karar no
- 2025/1193
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/01/2023
- Numarası
- 2020/516 Esas - 2023/51 Karar
- Davacı
- ....
- Vekili
- ....
- Davalı
- ....
- Vekili
- ....
- Dava türü
- Alacak
- Dava tarihi
- 04/09/2020
- Kr. yazım tarihi
- 11/07/2025
Karar Metni
1.873 kelime·9 dk okuma·7 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı ile müflis şirket Destebaşı Grup İnş. San. ve Tic.
A.Ş. arasında aleyhlerinde iflas kararı verilmeden önceki dönemde bir ticari ilişki hasıl olduğunu, bu ticari ilişki nedeniyle halihazırda şu an müflis şirketin, davacı şirkete "bedeli kusurlu beton farkından" kaynaklanan borcu bulunduğunu, işbu borcun karşılığında müflis şirket tarafından, davacı şirkete 13.12.2018 vade tarihli, 50.000,00-TL bedelli çekin ciro edildiğini, alacak konusunun daha iyi anlaşılması bakımından,
söz konusu çekin müflis şirketçe düzenlenmesinin temel nedeninin yüksek kalite beton olarak sattığı betonun yerine düşük kaliteli beton sattığının gerek yapılan bağımsız denetimlerce gerekse de belediyece yapılan denetim sonucu ortaya çıkması olduğunu, borca konu betonun, sipariş edilen ve faturası müflis şirketçe kesilen betondan farklı olduğunu, betonun C-30 kalite olarak sipariş edilip ancak yapılan incelemelerde kalitenin C-30'un çok altında olduğunun anlaşılması üzerine müvekkili şirketin, müflis şirkete ihtarname çektiğini ve akabinde uzlaşı sağlanarak 50.000,00-TL bedelli çekin alındığını,
işbu çekin vade tarihinde muhatap bankaya sunulduğunu, ancak muhatap bankanın, alacağa konu çekin konkordato komiserinin onayına tabi olduğundan çekle ilgili herhangi bir işlem yapılamayacağını bildirdiğini, bankadan verilen bu cevap üzerine Destebaşı Grup İnş. San. Ve Tic.
A.Ş.'nin konkordato ilan ettiği bilgisine ulaşıldığını, alacaklarının tahsili amacıyla Gebze İflas Dairesinin 2019/20 Sayılı iflas masasına alacak kaydı yapıldığını, iflas masasının alacağın şirket kayıtlarından görünmediğinden bahisle iflas masasına kayıtlarını reddettiğini, alacağın yargılamaya konu olduğunun taraflarına bildirdiğini, şirket yetkililerince düzenlenip imza edilen çekin şirket kayıtlarında olmamasının müvekkil iradesinde olan bir durum olmadığını, çek ile ilgili herhangi bir ödeme yasağı yahut imza inkarının da bulunmadığını,
haklı olarak davacı şirketin alacağının kabulünü ve sıra cetveline kaydının yapılmasını talep ettiğini, Gebze İcra Dairesi 2019/20 İflas sayılı dosyasında iflas idaresinin alacaklarının tamamını reddettiğine dair kararı taraflarına tebliğ edilmiş olup işbu sebeplerle alacaklarının tamamının kabulünün ve sıra cetveline kaydının yapılabilmesi için işbu davayı açtıklarını, açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulüne, davacının alacağının tamamının sıra cetveline kaydına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; iflas idaresince verilen karar incelendiğinde yapılan araştırmalarda müflis şirketin ticari defterlerinde davacı şirketin alacağının tespit edilemediğini bu sebeple alacak kayıt talebinin reddine karar verildiğinin gözüktüğünü, bu sebeple müflisin ticari defterlerinde var olmayan alacağın reddine karar verilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın KABULÜNE, 50.000,00.-TL'nin, ödeme tarihi olan 13/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar istinaf kararıyla davalı şirket hakkındaki iflas kararı kaldırışmış olsa da yargılama devam ederken verilen iflas kararı gereği, İİK'nın 194. maddesi gereğince iflas kararından itibaren ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonraya kadar yargılamanın durması gerekirken yargılamaya devam edilmesi usul ve yasalara aykırı olduğunu, mahkemece alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere,
davacının düşük betondan kaynaklı fark olarak kendilerine verildiğini iddia ettiği çekin ticari defterlerinde yer almayışı ve ayrıca bu çekin dayanağını olarak bir fatura vs. evrak düzenlemeyişi açıkça davanın haksızlığını ortaya koyduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER
Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/01/2023 Tarih - 2020/516 Esas - 2023/51 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; alacak istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davacının, davalı şirket hakkında iflas kararı verilmeden önce ticari ilişkileri bulunduğunu ve davalının, davacıya "bedeli kusurlu beton farkından" kaynaklanan borcu bulunduğunu beyan ederek borç karşılığı verilen çekin sıra cetveline kaydının yapılması talepli eldeki davayı açtığı, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince açılan davanın kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya arasına alınan 22/03/2022 tarihli, davacı şirketin ticari defterlerinin incelenmesine ilişkin bilirkişi raporunda özetle; davacıya ait ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacının ticari defterlerinin yasal ve usulüne uygun olarak düzenlenip tutulduğu, davacının 2018 yılı Portföydeki çekler hesabında Destebaşı Grup İnşaat San. ve Tic.
A.Ş. tarafından düzenlenen (basım tarihi 14/12/2017, seri no: PE ...) 13/12/2018 keşide tarihli 50.000,00 TL tutarındaki çekle ilgili olarak bir kaydın yer almadığı, davacının 2018 yılında Destebaşı Grup İnşaat San. ve Tic.
A.Ş. ile olan Cari Hesap dökümünde (basım tarihi 14/12/2017, seri no: PE ...) 13/12/2018 keşide tarihli 50.000,00-TL tutarındaki çekle ilgili bir kaydın yer almadığı, davacı tarafından, davalıya bu çekle ve ödenmesi ile ilgili bir ihtarname gönderildiğine, takip yapıldığına ilişkin bir bilgi ve belgenin dava dosyasında yer almadığı yönünde görüş bildirdiği görülmüştür.
Dosya arasına alınan 02/09/2022 tarihli müflis şirketin ticari defterlerinin incelenmesine ilişkin bilirkişi raporunda özetle; dosya içerisinde yer alan ONB Finansbank A.Ş'nin cevap yazısında. Destebaşı Grup İnşaat San. ve Tic.
A.Ş.'nin ... nolu hesabına tanımlı 50.000.00-TL tutarlı ... seri nolu çekin, 17.12.2018 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası A.Ş. tarafından elektronik takas ortamında ibraz edildiği, mahkeme ödeme yasağı kararına istinaden çekin arka yüzüne gerekli şerh düşülmüş olup çek tutarı ödenmemiş ve karşılıksız işlemlere tabi tutulmadığını, söz konusu çek ve çeki ibraz eden hamil kimlik bilgileri karşı banka nezdindedir şeklinde olduğunu, dosya içerisinde yer alan Ziraat Bankası A.Ş.'nin 10.01.2022 tarihli yazıda.
04.12.2020 tarih 2020/516 sayılı yazı ile talep edilmiş olan ... nolu çekin 17.12.2018 tarihinde takas sistemi aracılığıyla ilgili bankaya ibraz edildiği, ilgili bankadan mahkeme kararına istinaden çekin ödenemeyeceği ve yazılamayacağına istinaden iade edildiği, çek arkasına ilgili şerh düşülerek çeki ibraz eden müşterileri Oskar Lojistik ve Taşımacılık Ltd Şti.'ye iade edildiği şeklinde bilgi verildiği, davalı şirketin 2018 yılı ticari defterlerinin delil kudretine haiz olduğu, davalı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler sonucunda; dava konusu 50.000,00-TL tutarlı çekin ticari defterlerde kayıtlı olduğu,
bu çekin davacı tarafa verilmesini gerektirecek şekilde davalının, davacıya beton satışı gerçekleştirilmediği, davalı tarafça, davacı tarafa satışı yapılan betonun C-30 kalite olarak sipariş edilip ancak yapılan incelemelerde kalitenin C-30 un çok altında olduğunun anlaşılması üzerine davacı şirketin, müflis şirkete ihtarname çekmiş ve akabinde uzlaşı sağlanarak 50.000-TL bedelli çek alındığı ve bu çekin bedelinin ödenmediği,
dosya içerisinde bulunan davalı şirkete ait BS ve davacı şirkete ait BA formları incelendiğinde davalı tarafın, davacı tarafa düzenlemiş olduğu 2017 yılına ait 140.451,00-TL tutarlı 26 adet faturaların davalı tarafça BS ve davacı tarafça BA formlarında vergi dairesine bildirim yapıldığı ve ilgili bildirimlerin birbiri ile uyuştuğu, ilgili bildirime ait faturaların davalı şirketin ticari defter kayıtlarında yer aldığı yönünde görüş bildirdiği görülmüştür.
Kayıt kabul davaları, iflasından önce müflisten alacaklı olanların, bir diğer ifade ile iflas alacaklılarının alacaklarını iflas masasına kaydettirmek için açtıkları ve dayanağını 2004 sayılı İİK’nın 235. maddesinden alan davalardır.
2004 sayılı İİK'nın 235. maddesi uyarınca, sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. Bu davada, iflas idaresi müflis şirketi temsilen hasım konumundadır.
Kayıt kabul davaları, iflasından önce müflisten alacaklı olanların, bir diğer ifade ile iflas alacaklılarının alacaklarını iflas masasına kaydettirmek için açtıkları davalar olup, genel mahkemelerdeki alacak davalarından farkı, süreye tabi olması, yetkinin kesin yetki olması, ticaret mahkemesinin görevli olması ve 2004 sayılı İİK'nın 235-(3) maddesine göre basit yargılama usulünün uygulanmasıdır.
Diğer yandan, genel mahkemelerde görülen alacak davası esnasında davalının iflasının açılması halinde dava, kendiliğinden kayıt kabul davasına dönüşür.
Öğreti ve uygulamada genel kabul gören tanımıyla dava konusu, davacının belirli bir vakıaya dayanarak hukuki talepte bulunmasıdır. Yargılama esnasında davanın konusunun ortadan kalkması hâlinde artık esas talep hakkında yargılama yapılmasına gerek kalmayacağından mahkemece karar verilmesine yer olmadığına karar verilir (Kuru, B./Arslan, R./Yılmaz, E; Medeni Usul Hukuku, 14. Baskı, Ankara, 2002, s. 543).
Kayıt kabul davalarındaki esas talep, genel alacak davalarından farklı olmayıp, alacaklının alacağına kavuşmasını sağlamak amacıyla iflas sıra cetvelinde alacağın kayıt ve kabulüne karar verilmesi isteğidir. Bu açıdan kayıt kabul isteği, alacak davalarının özel bir görünüm şeklidir ve niteliği gereği alacağın tahsiline ilişkin isteği de içeriğinde barındırır.
Davalı hakkında Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/179 Esas sayılı dosyası üzerinden verilen kararın Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 03/02/2021 tarih, 2020/1688 Esas - 2021/202 Karar sayılı ilamı ile kaldırılması ile davalı hakkında verilen iflas kararının kaldırılmasına hükmedildiği görülmüştür.
Eldeki davada; tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, iflas dosyası, davacının masaya başvuru dilekçesi, iflas masası ret kararı, bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı ve davalının ticari defterlerinin usule uygun şekilde tutulup delil niteliğine haiz oldukları, davacı tarafın ticari defterinde davaya konu çekin bulunmadığı, ancak davalı şirketin ticari defterinde söz konusu çekin işlenmiş olduğu, davalıya ait ticari defterlerde söz konusu çekin 09.04.2018 tarihinde çıkışının yapıldığı, bu kaydın, davacı tarafından davalı şirkete gönderilen ihtarname tarihinden sonra olduğu,
esasen bilirkişi raporlarında irdelenen taraflara ait ticari defter ve belgelerin incelenmesi ile söz konusu çekin hangi hukuki ilişkiye istinaden verildiğine dair bir tespit yapılamamış olduğu, ancak kambiyo senedi niteliğine sahip olan çekin sebebinden mücerret sayıldığı ve kayıtsız borç ikrarı niteliğinde olduğu, söz konusu çekin davalı tarafından davacıya verilmiş olduğu anlaşılmakla, mahkemece; açıklanan tüm bu hususlar gözetilerek davanın kabulüne şeklinde karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması ile dava türünün "Alacak" olmasına rağmen, "Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))" şeklinde yanlış olarak gösterildiği, karar başlığında dava türü yazılırken gerekli dikkat ve özenin gösterilmediği anlaşılmakta ise de; bu hususlar, sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve eleştiri getirilmekle yetinilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 3.415,50 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 738,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.677,50 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/06/2025
... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/250, K. 2025/1193, 20 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama