KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi Davacı/ihtiyati
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- Dosya no
- 2025/658
- Karar no
- 2025/1214
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/03/2025 (ara karar
- Numarası
- 2025/120 Esas - (derdest
- Tedbir talep eden
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalılar
- 1- ... - ...
Karar Metni
1.170 kelime·6 dk okuma·11 bölüm
: 2- ... - ...
DAVA
Yöneticinin Azli
TALEP
İhtiyati Tedbir
TALEP TARİHİ : 04/03/2025
KARAR TARİHİ : 02/07/2025
KR. YAZIM TARİHİ : 14/07/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı/ihtiyati tedbir talep eden vekili dilekçesinde özetle; dava dışı Bor Çel Mühendislik firmasının ortaklarından ... tarafından, diğer ortaklar ... ve ... aleyhine, şirket müdürlerinin azli ve şirkete kayyım atanmasını talep ettikleri, davacı, şirketle ilgili bilgi edinme hakkının kısıtlandığını, şirket araçlarının usulsüz bir şekilde müdürler tarafından kendi üzerlerine geçirildiğini ve genel kurul kararı olmadan fahiş maaş ve ikramiye alındığını, davalı müdürlerin şirketle işlem yapma yasağına uymadığı ve yanlış beyanlarda bulunduğunu, bu nedenlerle davalıların şirket müdürlüğünden azli, şirkete kayyım atanması ve şirket malları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ 04/03/2025 TARHİLİ ARA KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesince; "... Davacı vekilinin davacının ortağı olduğu dava dışı Bor Çel Mühendislik Makina İnşaat Tesisat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait 2 adet aracın devir ve temliklerinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, -Dava dışı Bor Çel Mühendislik Makina İnşaat Tesisat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne kayyım atanması talebinin REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı/tedbir talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı/tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme ara kararının eksik inceleme neticesinde usul ve yasaya aykırı olduğu kanaati ile. Bor Çel Mühendislik Makina İnşaat Tesisat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait 2 adet aracın devir ve temliklerinin önlenmesine dair, davalılar, şirket müdürü olarak atandıkları tarihten bu yana şirket mal varlığını kendi uhdelerine devretmekte ve bu şekilde şirketin içini boşaltmakta,
davalılar bu bağlamda şirkete ait ... ve ... plaka sayılı araçları kendi adlarına devretmişler ve şirkete ait başkaca mal varlıklarını da kendi adlarına devrettikleri düşünüldüğünü ancak şirket faaliyetleri konusunda şirkette 1/3 pay sahibi olmasına rağmen davacı müvekkile bilgi verilmediği için bu konuda davacı müvekkilce somut tespitler yapılamadığını,
davacı müvekkil şirketten bilgi alabilmek amacıyla Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/31 E. sayılı dosyasından bilgi alma talepli olarak dava açmış ancak bu dava kısmen kabul kısmen reddedilerek yalnızca şirkete ait iki aracın devrine ilişkin bilgilerle sınırlı olmak üzere davacı müvekkilin bilgi almasına karar verildiğini, anılan nedenle şirkete ait olan ve davalılara devirleri gerçekleştirilen ... ve ... plaka sayılı araçların devir ve temliklerinin önlenmesi talebinin reddine dair karar, mezkur devirlerin gerçekleştirilmesi halinde telafisi imkansız zararlar doğacak olması nedneiyle hukuka aykırı bulunduğunu;
ayrıca, Davalılar, şirketin faaliyetleri, gelir ve giderleri, şirketin mali / finansal durumu ve şirketi alakadar eden hiçbir konuda davacı müvekkile bilgi vermediklerini, davalıların kötü niyetli bir şekilde, davacı müvekkili şirketteki ortaklık hakları yönünden saf dışı bırakma iradelerinin bulunduğunu ortaya koymakta ve yine davalıların şirket müdürü olarak kanundan kaynaklanan yükümlülüklerini ısrarla ihlal etmeleri karşısında, dava sürecinde şirket müdürlüğü görevinin davalılar tarafından devam ettirilmesi davacı müvekkil açısından telafisi imkansız zararların doğmasına neden olacağını,
anılan nedenle şirketin temsil ve yönetimi için tedbiren kayyım atanması ve şirket ortağı olan davacı müvekkilin ortaklık haklarının korunması zarureti bulunduğunu beyan ederek, yerel mahkeme ara kararının kaldırılması, Davacı müvekkilin ortağı olduğu dava dışı Bor Çel Mühendislik Makina İnşaat Tesisat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait ... ve ... plaka sayılı araçların devir ve temliklerinin önlenmesi ve Dava dışı Bor Çel Mühendislik Makina İnşaat Tesisat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne kayyım atanması hususlarında İhtiyati Tedbir kararı verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, şirket müdürünün azli istemine ilişkindir.
Talep; ihtiyati tedbir ve kayyım atanması istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince; davacının taleplerinin reddine karar verilmiş karara karşı davacı/tedbir talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Derdest dava kapsamında davacı vekilince davalı şirkete tedbiren kayyım atanması ve mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına ilişkin talepleri üzerine, İlk derece mahkemesince taleplerin reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
6100 sayılı HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, 1. fıkrasında; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmü düzenlenmiştir. Buna göre şartların mevcut olması durumunda ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.
6100 sayılı HMK'nın 390/3. maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Şirketlere kayyım (denetim, ... veya yönetim) atanmasına dair 6102 sayılı TTK'da açık bir hüküm bulunmamaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 1. maddesinde; TTK'nın 4721 sayılı TMK'nın ayrılmaz bir parçası olduğu hüküm altına alınmakla 4721 sayılı TMK'nın 426. vd. maddelerinin uygun düştüğü ölçüde şirketler için de kıyasen uygulanması gerekir. Nitekim Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemelerince de, şirkette organ boşluğu, şirket ortakların hak ve menfaatlerinin korunması gibi nedenlerle şirketlere yönetim, denetim ve ... kayyımı atanacağı benimsenmiştir.
Bu bağlamda, davacının ileri sürdüğü nedenlere yönelik olarak dosya kapsamındaki mevcut delil durumu gözetildiğinde; talebe konu tedbir istemleri yönünden gerekli olan yaklaşık ispat olgusunun bu aşamada gerçekleşmemesi, davacının haklı sebep olgularına yönelik iddialarının varlığı ve kapsamının yargılamayı gerektirmesi, davalı şirkette organ boşluğu bulunmaması nedeniyle kayyım atanması talebine ilişkin ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığı, ayrıca eldeki davada şirket mal varlığının dava konusu olmaması nedeniyle ilk derece mahkemesince verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Gerekçeli karar başlığında; tarafların TC numaralarının yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/07/2025
... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/658, K. 2025/1214, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama