KÜNYE
T.C. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2023
- Dosya no
- 2022/2083
- Karar no
- 2023/1876
- Başkan
- ..... (.....
- Üye
- ..... (.....
- Üye
- ..... (.....
- Katip
- ..... (.....
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/09/2022
- Numarası
- 2021/13 Esas, 2022/943 Karar
- Davacılar
- .....
- Vekili
- .....
- Davalılar
- .....
- Vekili
- .....
- Davanın konusu
- Tazminat
- Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
- —
Karar Metni
1.322 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı .....'a ait olan ve diğer davalı .....'un sevk ve idaresinde bulunan ...... plakalı araç ile davacıların yolcu olarak bulundukları .....plakalı aracın çarpışması şeklinde gerçekleşen 27.06.2020 tarihli trafik kazasında, ..... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacıların yaralandığını ve geçici-sürekli olacak şekilde iş-güçten kaldığını, ayrıca tedavileri sürecinde masraf yaptıklarını, ...... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu trafik sigorta poliçesi bulunmadığından oluşan maddi zarardan davalı .....'nın sorumlu olduğunu, davalı ......A.Ş.nin ise ......plakalı aracın kasko sigortacısı olup,
poliçedeki manevi tazminat klozu nedeniyle manevi zarardan sorumlu olduğunu, zararın tazmini için davadan evvel sigorta şirketlerine müracaat edildiğini ancak sonuç alınamadığını, zorunlu arabuluculuk görüşmelerinin de olumsuz sonuçlandığını beyanla, talep miktarını artırma hakkı saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için şimdilik 50-TL geçici ve 40-TL sürekli işgöremezlik ile 10-TL tedavi gideri zararı olmak üzere toplam 100-TL maddi tazminatın davalılardan, ayrıca her bir davacı için 50.000-TL manevi tazminatın davalı işleten ve sürücü ile .....
A.Ş.den, davalı işleten ve sürücü yönünden kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle, sigorta şirketleri yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ...... vekili cevap dilekçesi ile özetle: Davanın görülmesinde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu ve davalıya yapılan müracaatın davacılardan kaynaklı sebeplerle sonuçlandırılamadığını, davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, ayrıca davada Çarşamba mahkemelerinin yetkili olduğunu, geçici işgöremezlik zararı ile tedavi gideri zararının teminat kapsamında bulunmadığını beyanla, davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ..... A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile özetle: Davalıya yapılan müracaatın davacılardan kaynaklı sebeplerle sonuçlandırılamadığını ve bu sebeple davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, ayrıca davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, ...... plakalı aracın davalıya 15.06.2020-2021 vade tarihli kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığını, ancak sorumluluğun sigortalının kusuru ve poliçe limitleriyle sınırlı olduğunu, ayrıca manevi tazminat talep miktarlarının fahiş olduğunu beyanla, davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın maddi tazminat yönünden reddine, manevi tazminat yönünden kısmen kabul-kısmen ret karar verdiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf başvurusunda bulunan davacılar vekili dilekçesinde özetle, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu kazanın davalı .....'un tam kusuru sonucu oluştuğunu, dosyadan aldırılan raporun eksik olduğunu ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, rapora itirazlarının değerlendirilmediğinden bahisle, mahkemece verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; davacılar vekili, davacıların yolcu olarak bulunduğu ve zorunlu trafik sigortası bulunmayan ...... plakalı araç ile davalıların sürücü, işleten ve kasko sigortacısı olduğu ..... plakalı araç arasında meydana gelen kazada davacıların yaralandığını ileri sürerek, davacılar yönünden maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Yerel mahkemece, davacıların maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne dair verilen karar davacı tarafından istinaf edilmiştir.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, yerel mahkemece kaza tarihi olan 27/06/2020 tarihinde davacı ...... yönünden yürürlükte bulunan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine, davacı ...... için ise "Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine uygun olarak hazırlanan OMÜ maluliyet raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olmasına, davacı ..... 'un geçici ve sürekli maluliyetini bulunmaması,
davacı .....'un sürekli maluliyetinin bulunmaması ve kaza tarihinde 12 yaşında olup kaza tarihindeki yaşı itibariyle kazanç getiren herhangi bir işte çalıştığına dair dosyaya sunulmuş bir delil bulunmadığından mahrum kalınan bir kazançtan ve davacının geçici iş göremezlik zararı oluştuğundan bahsedilemeyeceğine göre, yerel mahkemece maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmaması nedeniyle davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacıların manevi tazminatın düşük olduğuna yönelik istinaf incelemesine göre; Manevi tazminat, zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünda tutularak, 6098 sayılı B.K'nun 56.maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedileceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacı .....'un 3 haftalık iyileşme süresi, kaza tarihinde 12 yaşında olması, davacı ......'un sol omzundan yaralanması, kazadan bir gün sonra üniversite sınavına girecek olması, olayın oluş şekli, kaza tarihindeki paranın alım gücüne göre davacılar lehine takdir olunan manevi tazminatın bir miktar düşük olduğu kanaatine varıldığından, davacılar lehine belirtilen hususlar gözetilerek uygun bir manevi tazminat hükmedilmesi için davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulüne, karar verilmiştir.
Ne var ki HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verileceği belirtilmiş olup, anılan yasal düzenleme ve yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca yerel mahkeme kararının hüküm bölümünde tespit edilen yanlışlıkların, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği sonucuna varılarak, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile; mahkemece manevi tazminat yönünden verilen hükmün 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca kaldırılarak yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 28/11/2023
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/2083, K. 2023/1876, 28 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama