KÜNYE
T.C. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2025
- Dosya no
- 2024/1315
- Karar no
- 2025/1050
- Başkan
- ....
- Üye
- ....
- Üye
- ....
- Katip
- ....
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/06/2024
- Numarası
- 2022/186 2024/740
- Davacı
- ....
- Vekilleri
- ....
- Davalılar
- ....
- Vekili
- ....
- Vekili
- ....
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat
- Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
- —
Karar Metni
1.009 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesini özetle.
26/03/2021 tarihinde yaya olan müvekkilinin karşıdan karşıya geçmek istediği esnada .... plakalı aracın müvekkiline çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin malul kalacak şekilde yaralandığını, kazanın oluşumunda müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığını, oluşan zararın tazmini için davalı sigorta şirketine yaptıkları başvurunun sonuçsuz kaldığını, arabuluculuğa başvurduklarını anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek.
HMK 107 maddesi kapsamında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50,00TL geçici iş göremezlik, 50,00TL sürekli iş göremezlik maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin itirazlarının yanı sıra; kusur oranlarının tespiti için dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesine sevkini talep ettiklerini, maluliyetin Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında Adli Tıp Kurumu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik maddi tazminat talepleri ve bakıcı gideri maddi tazminat taleplerinin teminat dışı olduğunu, hesaplamanın aktüeryal yöntemle TRH 2010 Tablosu ve ZMMS genel şartlarında belirlenen %1,8 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, müterafik kusur olgusunun araştırılarak var ise bu yönden bir indirim yapılmasını talep ettiklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır
Davalılar .... ve .... vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı yönünden davanın reddinin gerektiğini, kazanın oluşumunda müvekkillerine atfedilecek bir kusur bulunmadığını, davacının herhangi bir geçici ve sürekli iş göremezlik alacağının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece Mahkemesi tarafından maddi tazminat yönünden kısmen kabulü ile, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden açılan davanın reddine, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden açılan davanın kabulü ile; 10.173,24-TL'nin davalı .... yönünden 29/11/2021 tarihinden, davalılar .... ve .... yönünden 26/03/2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; Manevi Tazminat Davasının kısmen kabulü ile; 10.000,00 tl'nin davalılar kadir akdi ve sadıkhan akdi'den 26/03/2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf başvuru talebinde bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle, platin ile yaşamak zorunda kalan müvekkilinin sürekli maluliyetinin olmamasının imkansız olduğunu, müvekkilinin sürekli malul hale geldiğini, sağlığından olduğunu, müvekkilinin bacağının hiçbir zaman eskisi gibi olmayacağını, sigorta şirketine yapılan başvuru zorunlu arabuluculuk dava şartının bertaraf etmeyeceğini ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İstinaf başvuru talebinde bulunan davalılar .... ile .... vekilinin dilekçesinde özetle, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddinin gerektiğini, davacının bacağının kırığınını kazanın şiddetinden olmadığını, bacağın kontrolsüz şekilde tamponun altından çekilmesi sonucunda meydana geldiğini, davacının geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanmadığını, sgk kayıtlarına göre davacının hizmet ilişkisinin bulunmadığını, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, müvekkilinin meydana gelen kazada bir kusurunun bulunmadığını, sürekli maluliyet yönünden alınan raporun yeterli olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda davanın tümden reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı ile davalı .... ve .... tarafından istinaf edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan inceleme neticesinde.
Yerel Mahkeme tarafından toplanması gerekli tüm delillerin toplandığı, usulünce tartışıldığı, davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığı, mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen ve hükme esas alınan 17/03/2023 tarihli kusur raporunun denetime açık, hüküm kurmaya elverişli olduğu, Yargıtay uygulaması ve Adli Tıp Kanunu'nun 31. Maddesi gereğince resmi bilirkişi statüsü verilen Üniversite Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlıklarının maluliyet oranını belirleme yetkisi olduğu,
mahkemece hükme esas alınan OMÜ Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının maluliyet raporunun doğru yönetmelik hükümlerine göre alındığı denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda THR 2010 ve prograsif rant yönteminin esas alınarak hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, işleten ve sürücü olan davalıların geçici iş göremezlik giderinden sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmadığı,
özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesi nedeniyle davacı vekilinin özel dava şartı olarak düzenlenen Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi kapsamında zorunlu başvuru şartını yerine getirdiği, ayrıca dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin uygulama yeri bulunmamasına (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin .... Esas, ....
Karar sayılı ilamı), davacının zorunlu olmamasına rağmen arabuluculuk başvurusunda bulunduğu, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazine adına irat kaydına karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı, trafik kazaları nedeniyle hükmedilen manevi tazminatın amacının zarara uğrayanda bir huzur duygusu yaratmak olduğu, manevi tazminat ile olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesinin amaçlandığı, olayın meydana geliş şekli, davacının yaralanması,
tarafların ekonomik ve sosyal durumu bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının makul olduğu, gerekçede hata edilmediği verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin ve davalılar .... ve .... vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 12/06/2025
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1315, K. 2025/1050, 12 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama