KÜNYE
T.c Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
- Dosya no
- 2024/1716
- Karar no
- 2024/2025
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/09/2024
- Numarası
- 2024/855 2024/1048
- Davacı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ...
- Davanın konusu
- Konkordatonun Feshi
- Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
- —
Karar Metni
867 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu, davacının konkordato talebinin mahkememizin 2022/1060 esas 2024/176 karar sayılı ilamı ile tasdik edildiğini, bu kapsamda müvekkil şirkete her ay 13.793,33 TL ödenmesi gereken borcun ilk taksitinin ödendiğini, nisan/mayıs/haziran aylarında müvekkil şirkete hiçbir ödeme yapılmadığını beyanla konkordato projesine aykırı davranan ... hakkında müvekkil lehine konkordato tasdik kararının kısmen feshine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece Mahkemesi tarafından, Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1060 esas 2024/176 karar sayılı konkordatonun tasdiki kararının davacı yönünden feshine karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf başvuru talebinde bulunan davalı vekili dilekçesinde özetle, müvekkili aleyhine konkordatonun feshi talepli ikame edilmiş tüm davaların tarafların tebliğ edilmesi gerektiğini, yalnızca müvekkili asile tebligat çıkarılmasının hukuka aykırı olduğunu, ayrıca müvekkiline çıkartılan tebligatın da usulsüz olduğunu, taraflarına savunma hakkının tanınmadığını ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dava, İİK 308/e maddesine dayanan konkordatonun feshi talebine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu, davacının konkordato talebinin Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1060 esas 2024/176 karar sayılı ilamı ile tasdik edildiğini, bu kapsamda müvekkil şirkete her ay 13.793,33 TL ödenmesi gereken borcun ilk taksitinin ödendiğini, nisan/mayıs/haziran aylarında müvekkil şirkete hiçbir ödeme yapılmadığını beyanla konkordato projesine aykırı davranan Halim Baylan hakkında müvekkil lehine konkordato tasdik kararının kısmen feshine karar verilmesini talep etmiştir.
Yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş karar davalı vekili tarafından , davalıya usulsüz tebligat yapıldığı gerekçesi ile istinaf edilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunun 10. Maddesinde "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa, bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir.
Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmü düzenlenmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunun 21/2. Maddesinde de " Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır" hükmü düzenlenmiştir.
Söz konusu 7201 sayılı Yasa'nın 10. ve 21. maddesi ile ilgili değişikliğe ilişkin kanun gerekçesinde, kişilere getirilen adres kayıt sistemi zorunluluğu ile birlikte işleyişin kolaylaştığı dile getirilmiş, ancak yapılan yeni düzenlemeyle, öncelikle yine bilinen en son adrese tebligat yapılacağı, tebligatın yapılmasını isteyenin veya tebligatı çıkartan makamın bildirdiği adresin, tebligata elverişli olmadığının anlaşılması ya da bu adrese tebligat yapılamaması halinde, muhatabın 5490 sayılı Kanun'a göre adres kayıt sistemindeki adresinin bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı açıklanmış, değişiklik ile birlikte adres kayıt sistemi dışında başkaca adres araştırması yapılmasının gerekmeyeceği vurgulanmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan inceleme neticesinde. Yerel Mahkeme tarafından toplanması gerekli tüm delillerin toplandığı, usulünce tartışıldığı, Mahkemece, davalının dava dilekçesinde bildirilen adresine davetiye çıkarıldığı, davalının dava dilekçesinde belirtilen adresine tebligat yapılamaması nedeniyle, mernis adresi olan ".... " adresine Tebligat Kanunun 21/2.
Maddesi uyarınca tebligat çıkarıldığı, 05/05/2024 tarihinde adresin kapalı olması nedeniyle 2 nolu haber kağıdının kapıya yapıştırılarak mahalle muhtarına teslim edildiği yapılan tebligatın usulüne uygun olduğu, davalı vekili istinaf dilekçesinde, daha önceki Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1060 esas sayılı dosyasında vekil kaydı bulunduğundan tüm davalardaki tebligatın asile değil vekile yapılması gerektiğini belirtmiş ise de; vekilin umumî vekâletname ile yetkilendirilmiş olması,
müvekkilin talimatı olmadan tüm davaları takip etme yetki ve zorunluluğunu vekile yüklemeyeceği, başka dosyada tayin edilen vekilin, bu davada da yetkili bulunup bulunmadığı davanın açılması sırasında belirli olmadığından, dava dilekçesinin vekil yerine asile tebliği gerektiği ( benzer yönde Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2017/16674 Esas, 2020/10403 karar sayılı ilamı), dolayısıyla mahkemece davalı asile tebligat yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı,
davalı şirkete atanan kayyım mali müşavir 05/09/2024 tarihli raporunda davacıya yapılması gereken birinci taksit ödemesinin 15/03/2024 tarihinde yapıldığını, nisan/mayıs/haziran/temmuz/ağustos aylarında ise ödemenin yapılmadığını bildirilmiş olmakla davalı şirket hakkındaki konkordatonun tasdiki kararının davacı yönünden feshine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 21/11/2024
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1716, K. 2024/2025, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama