KÜNYE
T.C. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2024
- Dosya no
- 2024/324
- Karar no
- 2024/624
- Başkan
- ....... (.....
- Üye
- ....... (......
- Üye
- ....... (.....
- Katip
- ....... (.....
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/11/2023
- Numarası
- 2021/82 Esas 2023/1197 Karar
- Davacı
- ........
- Vekili
- ......
- Davalı
- .....
- Vekili
- ......
- İhbar olunanlar
- .....
- Vekili
- ......
- Davanın konusu
- Tazminat
- Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
- —
Karar Metni
752 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının sevk ve idaresindeki .......plakalı araca ........plakalı traktörün çarpması şeklinde gerçekleşen 22.09.2014 tarihli trafik kazasında davacının yaralandığını, geçici ve sürekli olacak şekilde iş-güçten kaldığını, ayrıca bakıma muhtaç hale geldiğini, kazanın traktör sürücüsünün kusuru ile gerçekleştiğini ve zarardan traktörün kaza anı itibariyle zorunlu trafik sigorta poliçesi bulunmadığından davalının da sorumlu olduğunu, zararın tazmini için davalıya müracaat edildiğini fakat sonuç alınamadığını, zorunlu arabuluculuk görüşmelerinin de olumsuz sonuçlandığını beyanla,
talep miktarını artırma hakkı saklı kalmak kaydıyla 250-TL geçici işgöremezlik (kazanç kaybı) ve 500-TL sürekli işgöremezlik (efor kaybı) ile 250-TL bakıcı gideri zararı olmak üzere şimdilik toplam 1.000-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini taleple dava ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk mahkemesi olduğunu ve 2918 s. KTK'nın 97. maddesindeki zorunlu başvuru dava şartının yerine getirilmediğini, geçici işgöremezlik ile bakıcı gideri zararının ZMMS kapsamında olmadığını ve bu yöne ilişkin taleplerin reddi gerektiğini, kusur, maluliyet ve aktüerya konusunda tahkikat yürütülmesi ve rapor aldırılması gerektiğini beyanla, davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Yerel mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce davalıya usulüne uygun olarak müracaat edilmediği, mahkemece ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporuna göre kusur değerlendirmesi yapıldığı, söz konusu raporun davalıya tebliğ edilmediği, kusur raporu alınmamasının hatalı olduğu, maluliyet raporunun tedavi evrakları üzerinden düzenlendiği, davacının güncel muayenesinin yapılmadığı, davacının tedavi gideri, bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinden davalının sorumlu olmadığı, aktüerya raporunun TRH-2010 ve %1,8 teknik faiz yöntemi kullanılarak düzenlenmesi gerektiği, raporun kabul edilebilir olmadığı, mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karar davalı .......vekili tarafından, dava açılmadan önce davalıya usulüne uygun olarak müracaat edilmediği, Mahkemece ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporuna göre kusur değerlendirmesi yapıldığı, söz konusu raporun davalıya tebliğ edilmediği, kusur raporu alınmamasının hatalı olduğu, maluliyet raporunun tedavi evrakları üzerinden düzenlendiği, davacının güncel muayenesinin yapılmadığı, davacının tedavi gideri, bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinden davalının sorumlu olmadığı, aktüerya raporunun TRH-2010 ve %1,8 teknik faiz yöntemi kullanılarak düzenlenmesi gerektiği, raporun kabul edilebilir olmadığı gerekçesi ile istinaf edilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 74. Maddesinde: 'Hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir.
Aynı şekilde, ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hakimini bağlamaz.' hükmü düzenlenmiştir. Hukuk hakimi ceza hakiminin sorumlulukla ilgili hükümleri ve beraat kararları ile bağlı değil ise de ceza mahkemesince verilen mahkumiyet kararındaki eylemin hukuka aykırılığını ve nedensellik bağını saptayan maddi olay konusundaki kabulü ile bağlıdır.
Yerel Mahkeme tarafından toplanması gerekli tüm delillerin toplandığı usulünce tartışıldığı, davacı tarafından dava açılmadan önce davalıya müracaat edildiğinin dosya kapsamı ile sabit olduğu, Yerel Mahkeme tarafından yeniden kusur raporu alınmamış ise de ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporunun yukarıdaki açıklamalar ışında hüküm kurmaya elverişli olduğu, Mahkemece alınan maluliyet raporunun yasal düzenlemelere uygun, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, hükme esas alınan aktüerya raporunun TRH-2010, %10 artırma ve eksiltme yöntemi kullanılarak düzenlendiği, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu,
verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, gerekçede hata edilmediği, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 27/03/2024
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/324, K. 2024/624, 27 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama