KÜNYE
T.C. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2025
- Dosya no
- 2024/520
- Karar no
- 2025/171
- Başkan
- ....
- Üye
- ....
- Üye
- ....
- Katip
- ....
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/01/2024
- Numarası
- 2023/32 Esas, 2024/18 Karar
- Davacı
- ....
- Vekili
- ....
- Davalılar
- ....
- Vekili
- ....
- Vekili
- ....
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
- —
Karar Metni
1.122 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili davacı sigorta şirketine kasko sigorta poliçesi ile sigortalı .... plakalı aracın, davalı .... şirketine ait kargo eşyasını taşıdığı sırada gerçekleşen yangın hadisesinde onarılamayacak ölçüde hasar gördüğünü ve pert-total olduğunu, yapılan ekspertiz çalışması ile belirlenen tutarın (213.978,21-TL'nin) kasko sigortalısına ödendiğini ve 2.402,73-TL'nin de kasko sigortalısının prim borcundan mahsup edildiğini, böylece kasko sigortalısına toplam (213.978,21-TL + 2.402,73-TL'nin) 216.381-TL tutarında ödeme yapıldığını,
hasarın kargo emtiasının taşınması sırasında çıkan yangın sebebiyle husule gelmiş olmasından mütevellit zararın davalı .... şirketi tarafından tazmin edilmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketine de....şirketi ile aralarındaki Emtia Nakliyat Sigorta poliçesi uyarınca husumet yöneltildiğini, fakat davalıların Terme İcra Dairesi'nin ....
Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe itiraz ettiklerini ve davadan önceki zorunlu arabuluculuk sürecinin de olumsuz sonuçlandığını beyanla, itirazın iptali ile takibin devamını talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
Davalı .... vekili cevap dilekçesi ile özetle: Davanın 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten ve 6102 s. TTK'nın 855/3. maddesinde öngörülen 3 aylık zamanaşımı süresinden sonra açıldığını ve bu sebeplerle reddi gerektiğini, yangın hadisesinin taşınan emtiadan kaynaklandığının kesin olarak saptanacak olması durumunda sorumluluğun ambalajlı olarak davalıya teslim edilen kargo içeriğine vakıf olunamaması sebebiyle ve TTK'nın 864. maddesi uyarınca eşyayı gönderene ait olacağını ve bu halde davalıya husumet yöneltilemeyeceğini beyanla, davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı .... vekili cevap dilekçesi ile özetle: Davalının yerleşim yerine göre davanın İstanbul Mahkemelerinde açılması gerektiğini, ayrıca talebin TTK'nın 1420. maddesinde öngörülen süreden sonra ileri sürüldüğünü ve davanın zamanaşımına uğradığını, kargo emtiasını taşıyan araca gelecek zararın Emtia Nakliyat Sigorta poliçesi kapsamında olmadığını ve buna göre davalı sigorta şirketinden talepte bulunulamayacağını, taşınan eşyanın muhteviyatını bilmeyen kargo şirketine kusur izafe edilemeyeceğini, aksi kabul edilecek olur ise zararın Emtia Nakliyat Sigorta poliçesine uygun şekilde belirlenmesi gerektiğini beyanla, davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalarının zamanaşımına uğramadığını, davalarının kasko poliçesi ile sigortalı araçta oluşan hasarın rücusuna ilişkin olduğunu, zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğunu, ön inceleme tutanağında belirtilmeyen hususun yargılamada nazara alınamayacağını, kararın vekalet ücreti yönünden de hatalı olduğundan bahisle, mahkemece verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, taşıma sözleşmesine dayalı ve 6102 s. TTK'nın 1472. maddesinden kaynaklı rücuen tazminat istemine ilişkin itirazın iptali davası niteliğindedir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, müvekkili sigorta şirketine kasko sigorta poliçesi ile sigortalı ....plakalı aracın, davalı .... şirketine ait kargo eşyasını taşıdığı sırada gerçekleşen yangın hadisesinde pert-total olduğunu, belirlenen araç bedelinin kasko sigortalısına ödendiğini, zarardan davalı .... şirketi ve .... şirketi ile aralarındaki Emtia Nakliyat Sigorta poliçesi bulunan davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğundan bahisle davalılar hakkında Terme İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali talebinde bulunmuştur.
Yerel mahkemece "davalı sigorta şirketi hakkındaki dava pasif husumet, .... şirketi hakkındaki dava ise zamanaşımı sebebiyle reddine" dair karar verilmiştir.
Karar davacı tarafından istinaf edilmiştir.
17/01/1972 gün .... Esas ....Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre, sigorta tazminatını ödeyen sigortacının zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı davada zamanaşımı, sigorta ettirenin aynı şahıs aleyhinde açabileceği davanın zamanaşımına tabidir ve aynı tarihte başlar. Yani, 6102 sayılı TTK 1472. maddesi gereğince yasal halefiyet hakkına sahip olan davacı, selefi bulunduğu kişi davayı hangi zamanaşımı süresi içinde açması gerekiyorsa davayı o süre içinde açması gerekir.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; davacı, selefi bulunduğu kişi davayı hangi zamanaşımı süresi içinde açması gerekiyorsa davayı o süre içinde açması gerektiğinden ve somut olayda TTK'nın 855/2 maddesindeki 1 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmasında, .... plakalı araçta oluşan hasar 11.08.2020 tarihli eksper raporu ile belirlenmiş olup icra takip tarihi olan 27.12.2021 tarihi itibariyle 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davalı .... yönünden zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde,
davalı ...'nin "Emtia Nakliyat Sigorta poliçesi" ile davalı .... şirketinin taşınan emtianın hasar ve zıyanına ilişkin yasal sorumluluğu olup, sözleşmenin nispiliği gereği sözleşmeye taraf olmayan davalının oluşan zararının güvence altına alınmamış olduğundan davalı .... yönünden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamına göre, karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/4. maddesi; “Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur” hükmünü amirdir. Ancak yerel mahkemece davalı .... karşı açılan tazminat davasının zamanaşımı nedeniyle tamamının reddine karar verilmiş olmasına rağmen davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT 13/4 maddesine göre davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir
Ne var ki HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verileceği belirtilmiş olup, anılan yasal düzenleme ve yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca yerel mahkeme kararının hüküm bölümünde tespit edilen vekalet ücretine ilişkin yanlışlıkların, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği sonucuna varılarak, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile; mahkemece verilen hükmün 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca kaldırılarak yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 05/02/2025
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/520, K. 2025/171, 31 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama