KÜNYE
T.C. Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Aralık 2025
- Dosya no
- 2025/1287
- Karar no
- 2025/1313
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- —
- Tarihi
- —
- Numarası
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekilleri
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)
- Dava tarihi
- 11/07/2025
- Karar tarihi
- —
- Karar yazım tarihi
- —
Karar Metni
1.063 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...... İli, ...... İlçesi, ........ Köyü, ....... Mevkii, .... Ada, .... Parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalı ......... lehine tesis edilen ipoteğin yolsuz tescil niteliğinde olduğunu, bu sebeple ipoteğin fekki talebiyle dava açıldığını, davalı banka tarafından ......... İcra Müdürlüğünün ...../........ Esas ve ..........Gayrimenkul Satış Dairesinin ....../...... sayılı dosyaları üzerinden icra takip ve satış işlemlerinin yürütüldüğünü, dava sonuçlanıncaya kadar söz konusu takiplerin ve cebri satış işlemlerinin durdurulması amacıyla teminatlı veya teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ......... Türk Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının malik sıfatı bulunmadığından davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, ................. Asliye Hukuk Mahkemesinin ....../.......
Esas sayılı dosyasındaki kararın henüz kesinleşmediğini, davanın 10.500.000-TL olan ipotek bedeli üzerinden harçlandırılmasının zorunlu olduğunu, hukuk sisteminde "şartlı malik" kurumunun bulunmadığını ve tescilin bozucu şarta bağlanamayacağını, müvekkili Akbank'ın TMK'nın 1023. maddesi uyarınca tapu siciline güvenen iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, .............. Asliye Hukuk Mahkemesinin ....../......
Esas sayılı dosyasında mahkemece verilen izinle taşınmaz devrinin yapıldığını, davacının sunduğu Yargıtay emsal kararlarının uyuşmazlıkla ilgisiz olduğunu, müvekkilinin kötü niyetli olduğuna dair bir kanıt bulunmadığını ve tescilin yolsuz olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi "... davacının davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerektiği, dava dilekçesi içeriğinden ve dosyaya ibraz edilen belgelerden davacının haklılığının yaklaşık olarak ispat edemediği, ayrıca 2004 sayılı İcra Ve İflas Kanunu'nun 72/3. maddesi "İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez..." hükmü uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin (ve de satışın) tedbiren durdurulamayacağı ..." gerekçesiyle "Davacı vekilinin ihtiyati tedbir taleplerinin REDDİNE..." karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin ihtiyati tedbirin reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, huzurdaki davanın menfi tespit davası olmayıp Türk Medeni Kanunu'nun 1025. maddesi uyarınca yolsuz tescile dayalı ipoteğin fekki davası niteliği taşıdığını, ......... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ......./....... Esas sayılı kararı ile dava konusu taşınmazların müvekkili adına tesciline karar verildiğini,.......................
Şirketi'ne yapılan devrin bozucu şarta bağlı olduğunu ve şartın gerçekleşmesiyle mevcut ipoteğin yolsuz tescil haline geldiğini, davalı .........T.A.Ş.'nin ............... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ....../....... Esas sayılı dosyasına müdahil olması sebebiyle bu durumu bildiğini ve iyiniyetli üçüncü kişi sayılamayacağını, .............. İcra Müdürlüğü'nün ........../......... ve ............
Gayrimenkul Satış Dairesi'nin ........./.......... sayılı dosyalarındaki cebri satış işlemlerinin telafisi imkansız zararlar doğuracağını, yaklaşık ispat koşullarının oluştuğunu ve mahkemenin eksik inceleme yaptığını belirterek ara kararın kaldırılmasıyla birlikte icra işlemlerinin durdurulmasını, ipoteğin devrinin önlenmesini ve tapu kaydına davalıdır şerhi işlenmesini talep etmiştir.
DELİLLER
.......... Asliye Ticaret Mahkemesinin ....../....... Esas sayılı dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesine konu karar başlığında; tarafların vergi/mersis numarası, tarafların ve vekillerinin adresleri, "Türk Milleti Adına" ibaresi ve karar yazım tarihinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
İhtiyati tedbir öğretide “…kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır.” şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.
Nitekim 6100 sayılı HMK.’nun onuncu kısmının birinci bölümünde düzenlenen ihtiyati tedbir müessesesi 389. madde başlığında “geçici hukuki korumalar” olarak vasıflandırılmış ve aynı maddenin birinci fıkrasında “mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir” şeklinde şartları belirtildikten sonra takıp eden maddelerde bu konudaki talep, verilecek karar ve içereceği hususlar,
teminat, kararın uygulanması gibi sair hususlarda yapılması gerekli usul ve prosedür açıklanmıştır. Yasanın 390/3. maddesinde “tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
Yasadaki açık düzenleme uyarınca tedbir kararı verilebilmesi için, diğer koşulların yanında tedbir talep eden tarafın davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi zorunluluğu vardır.
Davacının belirttiği Tapu İptal Tescil davasının henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Somut olayda bu aşamada gösterdiği deliller haklılığını yaklaşık olarak ispat için yeterli görülmemekle birlikte taşınmazların yargılama aşamasında el değiştirmesi halinde davacının eldeki dava ile ileri sürdüğü ayni hakları iyiniyetli 3. kişiler karşısında korumasız hale gelecektir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davaya konu taşınmaz sicil kayıtlarına “davalıdır” şerhi konulmasına karar verilmekle davacı yönünden belirli ve etkili bir hukuki himaye sağlanmış olacaktır.
Açıklanan tüm bu sebeplerle, davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına, bu hususta Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/1287, K. 2025/1313, 31 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama