KÜNYE
T.C. Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi İhtiyati Haciz
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2025
- Dosya no
- 2025/26
- Karar no
- 2025/7
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15.11.2024 (İhtiyati haciz talebinin reddi kararı
- Numarası
- ....Değişik İş - ... Karar
- İsteyen/talep eden
- —
- Vekili
- —
- Karşı taraf
- —
- Talep konusu
- İhtiyati Haciz
- Talep tarihi
- 14.11.2024
- Karar yazım tarihi
- 08.01.2025
Karar Metni
2.015 kelime·10 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP
Talep eden vekili ihtiyati haciz talep dilekçesinde özetle; alacaklı olan müvekkilinin talep dışı borçlu ...... ile talep dışı borçlu ......'dan kambiyo senedine dayalı alacağı bulunduğunu, borçlular aleyhine ....... İcra Dairesinin ......
Esas sayılı dosyasında alacaklarının tahsili amacıyla icra takibine başlandığını, takibin 21.03.2024 tarihinde kesinleştiğini, mezkur icra takibinde 08.11.2024 tarihli güncel kapak hesabı gereğince talep dışı borçluların müvekkili- alacaklıya 676.052,20-TL borcu bulunduğunu, talep dışı borçlu ..... tarafından işletilen manava 13.11.2024 tarihinde fiili hacze gidildiğini, manavı işletenin talep dışı ...... olduğunun SGK sorgusu, vergi kaydı sorgusu ve belediye ruhsatı itibariyle sabit olduğunu,
fiili hacizde talep dışı borçluların kardeşi olan eldeki ihtiyati haciz talebinin karşı tarafı olan .... tarafından işletmenin kendisine Ekim 2024 tarihinde devredildiğinin beyan edildiğini, bu durumun haciz tutanağına işlendiğini, bu durumun mal kaçırmaya matuf olduğunu, üçüncü kişinin istihkak iddiası gereğince mallara ilişkin muhafaza uygulanmadığını, tutanakta olmayan şekilde işletme aracının da devrinin olduğunun devredildiğinden karşı taraf tarafından bahsedildiğini, işletmenin aynı ticaret unvanı ile faaliyette bulunduğunu, kira kontratında kiracının ........ .... olduğunu, işletmenin devri yapılmasının mümkün olmadığını,
dolayısıyla ortada gerçek bir işletmenin ve aracın devri olmadığını, eğer devir varsa da mal kaçırma amacıyla kardeşler arasında muvazaalı devir söz konusu olduğunu beyanla karşı taraf ....'nın malvarlığına .....
İcra Dairesinin .....Esas sayılı icra dosyasındaki güncel dosya borcu tutarı olan 676.052,20-TL tutarınca teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, terditli olarak değerlendirilmek üzere; mahkeme aksi kanaatte ise karşı taraf .....'ya devredilmek suretiyle kaçırılan aracın bilgilerinin tespiti ile ilgili araç üzerine güncel dosya borcu tutarı olan 676.052,20-TL tutarınca teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, karşı tarafın mal kaçırma ihtimaline binaen taşınır, taşınmaz, üçüncü kişilerdeki haklarına teminatsız ihtiyati haciz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 15.11.2024 TARİHLİ İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN REDDİNE DAİR DEĞİŞİK İŞ KARAR ÖZETİ : İhtiyati hacze ilişkin koşulların oluşmadığı gerekçesi ile ''... Davalı taraf için her ne kadar ihtiyati haciz istenmiş ise de karşı taraf olarak gösterilen borçlunun icra dosyası borçlusu olmadığı, ihtiyati haciz talep edilen yönünden muaccel bir borç söz konusu olmadığından, mal varlığının kaçırılmasına dair muvazaalı işlemler yerine getirildiği ve işletmenin devrine dair iddiaların yargılama ile anlaşılabilecek nitelikte iddialar olması göz önüne alınarak bu aşamada ihtiyati haciz için yaklaşık ispat oluşmadığından ...'' dair ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Talep eden vekilinin 29.11.2024 tarihli süresinde bulunan istinaf dilekçesinde özetle; talep dilekçe içeriğini aynen tekrarla ihtiyati haciz koşullarının bulunduğunu, yaklaşık ispat şartının sağlandığını beyanla İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını, ihtiyati hacze hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
........ Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.11.2024 tarihli ..... Değişik İş ..... Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan/ olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep
şu şekildedir :
Talep; talep dışı borçlular aleyhine başlatılan takipte, talep dışı borçluların kardeşi olan- takip dosyası borçlusu bulunmayan- ancak fiili haciz esnasında istihkak iddiasında bulunan- karşı tarafın mal varlığı üzerinde muvazaada bulunduğu iddiası ile ihtiyati haciz konulması istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Uyuşmazlık; ihtiyati haciz koşullarının bulunup bulunmadığı ve oluşacak kanaate göre red kararının yerinde olup olmadığı noktasındadır.
Kanun koyucu, düzenlemeler yaparken hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan ölçülülük ilkesiyle bağlıdır. Bu ilke ise “elverişlilik”, “gereklilik” ve “orantılılık” olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. “Elverişlilik”, başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, “gereklilik” başvurulan önlemin ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olmasını, “orantılılık” ise başvurulan önlem ve ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifade etmektedir. Bir kurala uyulmaması sebebiyle kanun koyucu tarafından öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında da “ölçülülük ilkesi” gereğince makul bir dengenin bulunması zorunludur.
İhtiyati haciz, para alacaklarına ilişkin doğmuş (mevcut) veya doğacak (müstakbel) takibin sonucunun güvence altına alınması için mahkeme kararı ile borçlunun mal varlığına el konulmasını sağlayan geçici bir hukuksal korumadır.
"İhtiyati haciz" ile "ihtiyati tedbir"i birbirine karıştırmamak gerekir: Her iki geçici hukuksal koruma tedbirinin ortak özellikleri şunlardır: - Yargıç kararı ile verilmeleri - Davadan önce ve dava sorasında alınabilmesi - Görevli
mahkemelerin genel mahkemeler olması - Tam değil, yaklaşık ispatın yeterli olması - Borçlunun yokluğunda da verilebilmeleri ve yoklukta verilmiş kararlara itiraz olanağının bulunmasıdır. Her iki geçici hukuksal koruma tedbirinin farkları şunlardır: İhtiyati haciz yalnızca para ve teminat alacakları için istenebildiği halde, ihtiyati tedbir kural olarak paradan başka şeyler hakkında istenebilir. Para ve teminat alacakları için ihtiyati tedbir istenemez. Bir şeyi verme veya yapma biçimindeki istemlerin de dava edilmesi
durumunda bu istemler ihtiyati tedbir konusu olabilir. İhtiyati tedbirde, tedbir konulan şey, uyuşmazlık konusu şeydir. Oysa ihtiyati hacizde, haciz konulan şey, uyuşmazlık
konusu şey değildir. İhtiyati haciz para alacaklarını güvence altına almak için borçlunun mal varlığı değerleri üzerine konur. Para alacağı ile üzerinde ihtiyati haciz konulan mal varlığı değerlerin arasında bir bağlantı yoktur. İhtiyati haciz kararından sonra alacaklı ister dava açar isterse icra takibinde bulunur. Oysa ihtiyati tedbirde yalnızca dava açabilir. Zira ihtiyati tedbirin tamamlanması, yalnızca dava yolu ile mümkündür.
İhtiyati haczin uygulanması, yalnızca icra dairesi tarafından istenebilir. İhtiyati tedbirin uygulanması ise icra dairesinden istenebileceği gibi, mahkeme, kararında belirtmek suretiyle tedbirin uygulanmasında yazı işleri müdürünü de görevlendirebilir (HMK m. 393/2). İhtiyati tedbir kararının etkisi, aksi belirtilmediği takdirde, son (nihai) kararın kesinleşmesine kadar devam eder (HMK m.397/2).
İhtiyati hacizde, esas hakında verilen hükümle, alacaklı, (ana) davada haksız çıkarsa, ihtiyati haciz kendiliğinden hükümsüz kalır. Alacaklı, davada haklı çıkmasına karşın, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren bir ay içinde ilamlı takip isteminde bulunmazsa ihtiyati haciz hükümsüz kalır.
İhtiyati haczin koşulları: (1) Para Alacağının Olması (İhtiyati haciz isteyebilmek için alacağın para alacağı veya para olarak istenebilen bir alacak olması gerekir. Bu bakımdan para alacağının kaynağının ve alacağın bağlı olduğu belgenin önemi yoktur.) (2) Alacağın Rehinle Güvence Altına Alınmamış Olması (İhtiyati haciz isteyebilmek için alacağın rehinle güvenle altına alınmamış olması gerekir. Zira rehin, alacak için yeterince güvence sağlamaktadır. Alacak rehinle güvence altına alınmışsa, rehinli malın
kıymetinin alacağı karşıladığı oranda ihtiyati haciz istenmesi mümkün değildir. Alacak, rehin dışında bir teminatla güvence altına alınmışsa ihiyati haciz istenebilir. Zira bu konuda Yasa'da yalnızca
rehinden söz edilmiştir (İİK m.257/1). Ancak takip hukuku bakımından rehinle güvence altına alınan alacaklarda önce rehne başvurma kuralına istisna getirilen durumlarda ihtiyati haciz de istenebilir.) (3)İhtiyati Haciz Nedenlerinden Birinin Bulunması (Genel neden: Para alacağının ödenmemesi Kural: Vadesi gelmiş alacaklar için ihtiyati haciz istenebilir. Para alacağının vadesi gelmesine(muaccel olmasına) karşın ödenmemesi durumunda, maddi hukukun aradığı koşullar dışında başkaca bir koşula ve ek bir takım nedenlere gerek olmaksızın alacaklının ihtiyati haciz istemesi mümkündür (İİK m. 257/2) : * Borçlunun belirli bir yerleşim yerinin olmaması (İİK m.257/2-1) *Borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını -gizlemesi- kaçırması- kendisinin
kaçmaya hazırlanması, -kaçması ya da- bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden dolanlı (hileli) işlemlerde bulunması (İİK m.257/2-2). Dikkat edilirse vadesi gelmiş (muaccel olmuş) alacaklar için ihtiyati haciz istenirken başka bir koşula gerek yokken, henüz muaccel olmamış, vadesi gelmemiş alacaklar için ihtiyati haciz istenebilmesi özel bazı nedenlerin oluşması koşuluna bağlanmıştır. Özel nedenler : -Konkordatonun onaylanması (tasdiki) isteminin reddi durumunda ihtiyati haciz istenebilir (İİK m.301/2). -İptal davasında, iptale tabi işlemlerin konusu olan mallar hakkında (İİK m281) ihtiyati haciz istenebilir.) (4) Alacağın Varlığı Hakkında Yeterli Kanı Oluşması (İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı yönünden kanı edinmiş olması yeterlidir.
Bundan anlaşılması gereken , alacağın usul hukuku kurullarına göre kesin bir şekilde ispatlanması değildir. Yargıtay'a göre; davalının kusurlu olması durumunda rücu koşullarının gerçekleşebileceği kuvvetle muhtemelse ihtiyati haciz kararı verilebilir.) İhtiyati hacizde yargılama usulü ve karar: İstemde bulunan; Alacaklı mahkemeye başvurarak ihtiyati haciz ister. İhtiyati haciz bir dilekçe ile istenir.
Görevli mahkeme; İhtiyati hacizde görevli mahkeme genel hükümlere (HMK 1-4) göre belirlenir. İhtiyati hacizde genel mahkemeler görevlidir; icra mahkemesi ihtiyati hacze karar veremez. Dava açıldıktan sonra, ancak davaya bakan mahkemeden ihtiyati haciz istenebilir. Hakemler de ihtiyati haciz kararı veremez.
Yetkili mahkeme; yetkili mahkemenin belirlenmesinde genel hükümler (HMK m.5-20) uygulanır (İİK m.258/1'in yollamasıyla m.50).Kamu düzenine ilişkin yetki durumu söz konusu olmadıkça mahkeme kendiliğinden yetkili olup olmadığına bakamaz; doğrudan doğruya yetkisizlik kararı veremez.
Yargılama; ihtiyati haciz yargılamasının iki önemli özelliği bulunmaktadır. 1. İhtiyati haciz yargılanmasında mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. Karşı taraf dinlenmeden de alacaklının istemi üzerine ihtiyati hacze karar verilmesi mümkündür (İİK m.258/2). 2. İhtiyati haciz yargılamasında tam ispat aranmaz yaklaşık ispat yeterlidir. Buna gerçeğe benzerlik karinesi denilir. İhtiyati haciz isteyen alacaklı, alacağını ve ihtiyati haciz nedenlerini ispat etmelidir. Ancak karar için mahkemenin alacağın var olduğuna ve ihtiyati haciz nedenlerinin oluştuğuna inanması yeterlidir (İİK m. 258/ 1).
Karar; mahkeme, yaptığı inceleme sonunda ihtiyati haciz isteminin kabulü veya reddi yönünde karar verir. Red kararına karşı istinaf kanun yolu caizdir. Somut talepte, ihtiyati haciz talebinin reddi kararının yerindeliği çekişme konusudur.
İİK'nın 258.maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat
getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usûl hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır. Söz konusu hükümdeki düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın hiç aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen
vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Talep eden borcun varlığını yaklaşık olarak ispat etmelidir.
Eldeki talep dosyası kapsamına göre; talebe konu icra dosyasında karşı tarafın takip borçlusu olmadığı, talep edenin karşı taraftan muaccel alacağının varlığına dair dosyaya ilişkin belgelerin ve diğer delillerin sunulu bulunmadığı, şimdilik soyut iddia kapsamında kalan ve istihkak davası ile çözümlenecek sorunların bulunduğunun bildirildiği, yine muvazaa iddiasının yargılama ile çözümlenebilecek nitelikte bulunduğu, yaklaşık ispat kuralına göre değerlendirme yapılmak suretiyle ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, istinaf dilekçesinde öne sürülen diğer sebeplerin ise, yargılamanın esasına ilişkin olup yargılamayla çözümlenecek hususlar olduğu belirlenmiştir.
İstinaf incelemesine konu karar başlığında; "Türk Milleti Adına" ibaresinin yer almaması; tarafların kimlik bilgilerinin, tarafların ve talep eden vekilinin
adreslerinin ve gerekçe yazım tarihinin yazılmaması; Mahkemenin adının altına "2 NOLU KALEM" ibaresinin yazılacağına ilişkin HMK'da hüküm bulunmaması karşısında anılan ibarenin yer alması İİK'nın 260. ve kıyasen uygulanması gereken HMK'nın 391-(2) maddesine aykırı ise de bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Saptanan ve hukuksal durum karşısında; dayanılan bilgi ve belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre İlk Derece Mahkemesinin değişik iş kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre karar isabetli bulunmuş olmakla ihtiyati haciz talep edenin tüm istinaf sebepleri yapılan inceleme neticesinde yerinde görülmemiş olduğundan talep edenin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine kesin olarak karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/26, K. 2025/7, 8 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama