KÜNYE
T.C. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi T.C. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2020
- Dosya no
- 2020/657
- Karar no
- 2020/730
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/02/2020
- Numarası
- 2017/543 Esas-2020/126 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ... -...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- Alacak
- Karar yazım tarihi
- 29/09/2020
Karar Metni
1.216 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı davacı vekili ve davalı tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin inşaat malzemeleri ticaretiyle iştigal ettiğini, davalının da müteahhit olduğunu, davalının yapacağı inşaatta kullanmak üzere müvekkilinden malzeme satın aldığını, satın alınan malzeme bedelinin bir kısmının halen ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin talep, belirli hale getirme ve ıslah hakkı saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL’nin hakediş tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili sunmuş olduğu 16.01.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini toplamda 43.361,76-TL'ye artırmıştır.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında inşaat malzemesi alım satımına yönelik hukuki ilişki bulunduğu sabit olmakla birlikte dava dilekçesinde bahsedildiği gibi davacıya bir borcunun bulunmadığını, alınan malzemelerin bedelinin bir kısmının davacıya verilen çeklerle ödendiğini, bir kısım malzemenin de iade edildiğini buna ilişkin iade faturaları düzenlendiğini, bu haliyle davacıya borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre. "Dava konusu uyuşmazlığın; taraflar arasındaki inşaat malzemeleri alım satımından kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkin olduğu, davacının yapı malzemeleri satış işi yaptığı, davalının müteahhit olduğu, davacının iddiasına göre davalının kendisinden inşaat malzemeleri satın almış ancak bunun karşılığını davacıya ödememiştir.
Dosya, alacağın varlığı ve miktarı hususlarında rapor düzenlenmek üzere bir SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; davacının 2014 yılı yasal defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasanın öngördüğü süre ve şekilde yapılmış olduğu, dava konusu alacak tutarı, raporun II-2/b maddesinde açıklandığı üzere her ne kadar 43.361,76 TL olarak bulunmuş olsa da bile raporun II-2/c maddesinde yapılan tespit ve açıklamalar dikkate alındığında 10.128,85-TL olabileceğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
İşbu raporun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olması" gerekçesiyle davacının davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 10.128,85-TL’nin 1.000,00-TL’sine alacağın hakediş tarihi olan 08/01/2015 tarihinden itibaren, ıslah ile artırılan kalan 9.128,85-TL’nin ise ıslah tarihi olan 16/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece bilirkişi raporunda belirtilen tespitlere karşın davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, buna gerekçe olarak iki adet iade faturasının gösterildiğini, söz konusu faturaların sahte olduğunu, bu yöne ilişkin huzurda dinlenilen tanık ...'nin beyanlarına itibar edilmediği gibi imza araştırması da yapılmadığını, öte yandan iade faturaları gerçek olsa bile bunun faturaya konu malların müvekkiline teslim edildiğini ispata yaramayacağını, davalının ayrıca faturaya konu malları iade ettiğini ispat etmesi gerektiğini,
öte yandan mahkemenin aksi kanaat edinmesi halinde dahi satım sözleşmesine konu malların kullanıldığı inşaatta talimat yoluyla keşif yapılarak bu malların inşaatta kullanılıp kullanılmadığının tespiti yoluna da gidilmediğini, bu haliyle eksik araştırmayla karar verildiğini belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; davacının müvekkiline mal sattığı, bu malları teslim ettiği ve bedelinin ödenmediği iddialarının ispatlanamadığını, bu hususta sadece davacının ticari defter ve belgelerine itibar edildiğini, tamamlayıcı yemin şartının yerine getirilmediğini, bu haliyle eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna istinaden verilen kararın hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Somut olayda; yapı malzemeleri satımıyla iştigal eden davacıyla, müteaahhit olan davalı arasında 2014 yılında inşaat malzemesi alım-satımına ilişkin hukuki ilişki bulunduğu, bu hukuki ilişki uyarınca tarafların ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olduğu üzere 48.361,76-TL tutarında bir alım satımın gerçekleştiği, bununla birlikte davalı tarafından ciro edilerek davacıya verilen çek bedelinin düşülmesi halinde alacak miktarının 43.361,76-TL olacağı,
her iki tarafın ticari defterlerinin bu durumu teyit etmesine karşın taraf defterleri arasındaki farkın 10.10.2014 tarih ve ... nolu 30.567,42-TL ve 05.09.2014 tarih ..... nolu 2.665,49-TL bedelli iki adet iade faturasından kaynaklandığı, davacı vekilince söz konusu faturaların sahte olduğu ve faturaya konu malların iade edilmediği belirtilmesine karşın davalı tarafça faturaya konu malların iade edilmesi nedeniyle mal bedellerinin talep edilemeyeceğinin ileri sürüldüğü anlaşılmıştır.
İhtilaflı iade faturalarının davacının ticari defterlerine kayıtlı olmadığı gibi dava değeri de gözetildiğinde iade hususunun tanık deliliyle ispatı da mümkün değildir. İade faturaların davacı çalışanı tarafından teslim alındığının kabulü halinde dahi bu husus sadece faturanın davacıya tebliğ edildiğine delil teşkil edecek olup bunun yanı sıra iade faturasına konu malların davacıya teslim edildiği hususunun da ayrıca ispatı gereklidir. Zira salt faturaların teslimi fatura içeriğine konu malların teslimine karine teşkil etmez. Bu hususta ispat yükü davalıda olup davalı tarafından bu yöne ilişkin yazılı bir delil sunulmadığı gibi açıkça yemin deliline de dayanılmamıştır.
Açıklanan bu durum karşısında davalı tarafından usule uygun deliller ile iade faturalarında belirtilen malların davacıya teslim edildiği hususunun ispat edilememiş olması karşısında davacının davasının tümden kabulü yerine yazılı gerekçelerle kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile mahkemece verilen kararın HMK'nun 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca kaldırılarak yerine esasa ilişkin yeniden hüküm tesisine, davalının istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nun 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.
... · Başkan · ... · e-imzalıdır. · ... · Üye · ... · e-imzalıdır. · ... · Üye · ... · e-imzalıdır. · ... · Katip · ... · e-imzalıdır.
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2020/657, K. 2020/730, 29 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama