KÜNYE
T.C. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi T.C. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2021
- Esas-Karar No
- 2021/454 - 2021/562
- Dosya no
- 2021/454
- Karar no
- 2021/562
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/01/2021
- Numarası
- 2018/481 Esas-2021/4 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Davanın konusu
- Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 05/04/2021
Karar Metni
903 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02.06.2018 tarihinde davalı şirket tarafından ZMMS poliçesi kapsamında sigortalanan ......'nın sevk ve idaresindeki aracın tam kusuruyla sebebiyet verdiği çok taraflı trafik kazası nedeniyle müvekkilinin yaralandığını, yaralanmaya bağlı geçici ve kalıcı maluliyetin oluştuğunu, davalı sigorta şirketine başvuru yapılmasına karşın müvekkilinin zararlarının tazmin edilmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL daimi, 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatının başvuru tarihi olan 28.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bedel artırım dilekçesi uyarınca talebini toplamda 16.990,47-TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, dava öncesinde müvekkiline usulünce başvuru yapılmadığını, olayın meydana gelmesinde müvekkilinin sigortalısının kusurunun bulunmadığını, davalının kaza sırasında emniyet kemeri takmamış olması nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamında bulunmadığını, faize dava tarihinden hükmedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre. "Dosya içerisinde bulunan tüm kanıt ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde. Dava konusu uyuşmazlığın, trafik kazasından kaynaklanan meydana gelen sakatlık sebebiyle iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Dava konusu kazaya sebebiyet veren ....... plakalı aracın davalı .......'nın ....... numaralı ZMMS poliçesi ile kaza tarihinde sigortalı olduğu, Davalı sigortalısı ...... idaresindeki ...... plakalı aracı ile Devlet Sahil Yolu Trabzon-Akçaabat istikametinde Faroz Balıkçı barınakları karşısında orta şeritte seyrederken aniden sol şeride geçmek istediği esnada aynı yönde sol şeritte bulunan müvekkili .......idaresindeki ........plakalı araca çarpması sonucu ....... plakalı aracın savrulup bankete çarparak dönüp,
aynı yönde arkasında seyreden sürücü ...... idaresindeki ...... plakalı araca çarpıp tüm araçların savrulmasıyla yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının 02/06/2018 tarihinde meydana geldiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce tüm taraf delilleri toplanmış, ardından dosyamız kusur raporu alınmak üzere trafik bilirkişisine tevdi edilmiş, trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, ...... plakalı araç sürücüsü .......’nın asli ve tam kusurlu olduğunu (%100), ...... plakalı araç sürücüsü ....... ve ......plakalı araç sürücüsü .......’nin kusurunun olmadığı (%0) bildirilmiştir.
Ardından dosyamız, iş göremezlik oranının tespiti için KTÜ ATK'ya gönderilmiş, düzenlenen raporda, trafik kazası nedeniyle davacıda meydana gelen arızaların iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği ve bu süre zarfında %100 malul sayılması gerektiği, toplam maluliyet oranının ise %2 olduğu bildirilmiştir.
Bunun üzerine mahkememiz dosyası iş göremezlik tazminatı hesabı yapılmak üzere talimat yazımız aracılığıyla 26/07/2019 tarihinde bilirkişi Aktüerya Uzmanı .......n’e tevdii edilmiş, bilirkişi tarafından tanzim edilen 23/08/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle.
Olayın meydana gelmesinde davacının %0 oranında kusuru bulunduğundan hesaplanan maddi zarardan indirim yapılmadığını, dosyada SGK tarafından davacıya rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılmadığı bildirildiğinden, bu kapsamda bir indirim yapılmadığını, bu nedenlerle davacının toplam maddi zararının 17.479,24 TL olduğu bildirilmiştir. Davacı vekili 06/10/2020 tarihli dilekçesi ile bedel artırım talebinde bulunmuştur.
Hesaplanan tazminat miktarının poliçe ölüm/sakatlık limiti dahilinde kaldığı ve bu tazminattan kanunen davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu nazara alınarak davanın bedel artırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
" şeklindeki gerekçelerle davacının bedel artırım dilekçesi de dikkate alınarak 16.990,47 TL iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinin temerrüte düştüğü tarih olan 13/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava öncesinde müvekkiline usulünce yapılmış bir başvuru bulunmadığını, davacının kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğunu, geçici iş göremezlik zararının sigorta teminatı kapsamında olmadığını, mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; dava öncesinde davalı şirkete usulünce başvuru yapılmış olmasına, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe teminatı kapsamında bulunmasına, kaza tespit tutanağında davalının emniyet kemerinin takılı olup olmadığına ilişkin bir belirleme yapılmadığı gibi bu hususun davalı tarafından ispat edilememiş olmasına,
mahkemece yapılan yargılamanın ve TRH-2010 yaşam tablosunun esas alındığı ek bilirkişi raporunun somut olaya uygun, taraf ve yargı denetimine açık ve Yargıtay uygulamalarıyla paralel görülmesine göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nun 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.
Başkan · e-imzalıdır. Üye · e-imzalıdır. Üye · e-imzalıdır. Katip · e-imzalıdır.
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/454, K. 2021/562, 5 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama