KÜNYE
T.C. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2023
- Dosya no
- 2022/1148
- Karar no
- 2023/879
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08.03.2022
- Numarası
- 2020/422 - 2022/313 E.K.
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Karar yazım tarihi
- 17.05.2023
Karar Metni
916 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından Trabzon İcra Müdürlüğünün 2018/22985 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senedine dayalı olarak başlatılan icra takibine dayanak senetteki imzanın davacıya ait olmadığını, bu nedenle davacının davalıya borcunun bulunmadığının tespiti ile takibin durdurulmasına ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini dava ve talep ettikleri görülmüştür.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe dayanak çekin davacı şirket kurucularından ... tarafından keşide edildiğini ve davacı şirketçe cirolandığını beyan ederek davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının davasının kabulü ile davacının dava konusu Trabzon İcra Müdürlüğü'nün 2018/22985 Esas sayılı takip dosyası kapsamında yapılan takipteki 50.000,00 TL tutarındaki çekten sorumlu olmadığının tespitine, davacı vekilinin dava dilekçesinde ve iş bu celse mahkemece bu talebine yönelik yapmış olduğu açıklama neticesinde davacının takipteki pozisyonu itibariyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece değerlendirme hatası yapılarak icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek istinaf başvurusunda bulunduğu görülmüştür.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar çek üzerindeki imzanın......'ya ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de çekin davacı şirket kurucularından ...... tarafından keşide edildiğini ve davacı şirket tarafından ise cirolanmış olduğunu, davaya konu işlemlerin ....... tarafından gerçekleştirildiğinden davacı şirket yetkilisi olan .......'nın da haberdar olduğunu, bu bağlamda örtülü onay verilen işlemin yetkisiz hükümleri gerekçe gösterilerek sorumluluk noktasından uzaklaştırılmaya çalışılmasının 4721 sayılı TMK'nun 2. maddesine aykırı olduğunu, davacı şirket ile ........ Şti. Arasında organik bağ bulunduğunu, iki şirket tarafından yapılan tüm işlemlerden birbirlerinin haberdar olunduğunu beyan ederek istinaf başvurusunda bulunduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Davalının İstinaf Sebepleri Yönünden İnceleme
Dosyadaki bilgi ve belgelere; davacı şirket yetkilisinin ....... olmasına, takibe konu çekte yer alan imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığının usulünce ortaya konulmuş olmasına, davacının dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğine ilişkin bir delil sunulamamasına, dava dışı ....... Ltd Şti ile davacı şirket arasında organik bağ bulunmasının eldeki davaya bir etkisinin bulunmamasına göre ilk derece mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.
Davacının İstinaf Sebepleri Yönünden
Menfi tespit davasında, davacının tazminat talep etme hakkı bulunmasına rağmen (İİK m.72/5) mahkemece davacının kullandığı kelimelere bağlı kalınarak icra inkar tazminatı istenemeyeceğine yönelik değerlendirmesinde isabet görülmemiştir.
İİK'nın 72/5 hükmüne göre davanın borçlu lehine sonuçlanması tazminata hükmedilebilir. Ancak bunun için alacaklının takipte haksız ve kötüniyetli olduğunun anlaşılması gerekir.
Somut olayda davacı ciranta ile davalı hamil arasında başkaca cironun bulunmadığı, davalının başka ciro olduğu yönünde bir iddia ve savunmasının bulunmadığı, cevap dilekçesinde davacı ile ticari ilişkilerinin olduğunu beyan ettiği dikkate alındığında davalının senetteki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olup olmadığını bilebilecek durumda olduğu, bu haliyle takip başlatmakta kötüniyetli olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yapılan değerlendirmeler neticesinde davalı vekilinin istinaf sebepleri yönünden ilk derece mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık görülmediği anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine; davacı vekilinin istinaf sebepleri yönünden ilk derece mahkemesince kötüniyet tazminatına hükmedilmemesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama gerekmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 hükmü gereğince sadece kötüniyet tazminatı ile ilgili kısım değiştirilerek yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Başkan · e-imzalı Üye · e-imzalı Üye · e-imzalı Katip · e-imzalı
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1148, K. 2023/879, 12 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama