KÜNYE
T.C. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2023
- Dosya no
- 2023/494
- Karar no
- 2023/689
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20.12.2022
- Numarası
- 2018/704 - 2022/779 E.K.
- Davacılar
- 1-...
Karar Metni
1.256 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
2-... 3-... VEKİLİ : Av. .. DAVALI : 1 -...
DAVALI : 2 -
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 3 -
VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 07.04.2023
KARAR YAZIM TARİHİ :12.04.2023
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı davacılar vekili ile davalı ......Tic. Ltd. Şti. vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirkete ait, sürücüsünün davalı ... olduğu, davalı sigorta şirketine sigortalı araç ile hız sınırlarının üzerinde seyir etmesi nedeniyle meydana gelen kazada davacı ...'un yaralandığını, diğer davacıların anne babası olduğunu, haksız eylemden ötürü fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1,00 TL maddi tazminatın davalılardan, davacı ... için 50.000,00 TL manevi, diğer davacılar için ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve .......... Tic. Ltd. Şti.'den olay tarihinden itibaren işletilecek olan yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini dava ve talep ettiği görülmüştür.
CEVAP
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmamış olduğunu ve zaman aşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, dava şartı olan sigorta şirketine başvuruda bulunulmadığını ve sunulan delillerin zamanında sunulmamış olduğunu, maluliyet ve kusura ilişkin oranların belirlenmesi gerektiğini, talep edilen faizin hatalı talep edildiğini, davalı sigorta şirketinin temerrüte düşmemiş olduğunu beyan ederek davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
Davalı ......... Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza tarihinde kazaya karışan aracın devredilmiş olması nedeniyle aracın davalı şirketin işletmesinde ve uhdesinde olmadığını, kaza tarihinde aracın davalı şirket üzerinde görünmesinin nedeninin aracı devralan dava dışı ......'ın ihmalinden kaynaklandığını, 18.01.2016 tarihli kaza tespit tutanağında davaya konu kazada davacının kusurlu olduğunun açık olduğunu, araç sürücüsünün kusursuz olduğu durumlarda araç malikinden tazminat talep edilemeyeceğini, bu nedenlerle davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; maddi tazminat davası sulh nedeniyle konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalılar .......... Ltd. Şti. ve ... aleyhinde açılmış olan manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile davacı ... için 25.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL ve davacı ... için ise 10.000,00 TL olmak üzere toplam 45.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 18/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ............ Tic. Ltd.
Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının maddi tazminat yönünden davadan feragat ettiğini, ancak davalı şirketin davayı kaybetmiş gibi aleyhine yargılama giderlerine hükmedildiğini, AAÜT'in 6. Maddesinde feragat delillerin tıplanmasına ilişkin ara kararın gereğinin yerine getirilmesinden önce gerçekleşirse tarifedeki vekalet ücretinin yarısına, sonrasında gerçekleşirse tamamına davacı aleyhine hükmedileceğinin belirtildiğini, bu madde gereğince davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini,
mahkemece gerekçede davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesine rağmen hüküm kısmanda sulh nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin çelişkili, usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaza tarihinde davaya konu aracın olay tarihinde davalı şirketin işletmesinde ve uhdesinde olmadığını, dava dışı.........a devredildiğini, davacının meydana gelen kazada kusurlu olması nedeniyle tazminat talebinde bulunamayacağını, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu beyan ederek istinaf başvurusunda bulunduğu görülmüştür.
Davacılar vekilini istinaf dilekçesinde özetle; taraflarınca sunulan İbraname ve Sulh Anlaşmasına ilişkin ibraname ile Sigorta Şirketlerinde Verilen İbranamelerin Kapsamı ve Geçerliliğine ilişkin yapıtın mahkemece yapılan değerlendirmesi hatalı olup, maddi tazminata ilişkin sorumluluğun davalı sürücü ve davalı araç maliki yönünden devam ettiğini, taraflarınca dosya arasında bulunan 21.07.2022 tarihli ek bilirkişi raporuna yapılmış olan itirazların mahkemece değerlendirilmediğini, karar tarihinde en düşük asgari ücret verisi değiştiğinden karar tarihine en yakın tarihteki asgari ücret verisine göre rapor düzenlettirilmesi gerektiğini,
taraflarınca kusur ve iş göremezlik oranına ilişkin raporlara itiraz edildiğini ancak mahkemece değerlendirme hatası yapılarak itirazın reddine karar verildiğini, mahkemece taktir olunan manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, reddedilen manevi tazminata ilişkin davalılar yararına vekalet ücretine hükmolunmasının hatalı olduğunu beyan ederek istinaf başvurusunda bulunduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Davacı Tarafın İstinaf Sebepleri Yönünden
(I)Dava devam ederken, davacı ve davalı sigortacı arasında ibraname ve sulh protokolü imzalandığı, bu protokole göre eldeki dava bakımından sigorta şirketinden, sigortacıdan veya sürücüden herhangi bir maddi tazminat alacağının kalmadığının açıkça yazıldığı, protokolde yer alan miktar 41.823,36 TL olsa bile teminat limitinin 310.000 TL olduğu dikkate alındığında bu limit kadar davalıların maddi tazminat yönünden sorumluluklarının kalmadığı (Yargıtay 17. HD 2016/13816 E, 2019/5406 K), mahkemece hesaplanan tazminat miktarının bunun altında olduğu anlaşılmakla, maddi tazminat yönünden verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
(II)Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere; meydana gelen kazanın boyutuna, davacı çocukta meydana gelen yaralanmanın boyutuna, çocuğun kaza tarihindeki yaşına, tarafların kusur oranına, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, paranın satın alım gücüne göre ilk derece mahkemesince davacılar lehine takdir edilen manevi tazminat miktarlarının hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmakla, bu yöndeki istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.
Davalı ....... ... Ltd Şti'nin İstinaf Sebepleri Yönünden
(I)Dava konusu maddi tazminat taleplerinin yargılama devam ederken giderildiği, davacının HMK'nın 307. maddesi anlamında bir feragatinin bulunmadığı, bu haliyle maddi tazminat yönünden davanın konusuz kaldığı, HMK'nın 331/1 hükmüne göre yargılama giderlerinin tarafların haklılık durumuna göre belirlenmesi gerektiği, dosya kapsamındaki kusur durumu ve aldırılan aktüerya raporu karşısında davacının dava açmakta haklı olduğu anlaşılmakla davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
(II)2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 20/d maddesine göre tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescil kayıtları esas alınarak noterler tarafından yapılacaktır. Kanun emredici şekilde noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirleri geçersiz saymıştır.
Somut olayda aracın resmi şekilde satışının yapılmadığı, davalı şirketin aracın maliki ve işleteni olduğu, davalının işleten sıfatının ortadan kalktığının ispatlanamadığı, bu haliyle davalının zarardan sorumlu olduğu anlaşılmakla, bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
(III)Kaza tespit tutanağı, kazanın oluşumu ve beyanlar dikkate alındığında aldırılan bilirkişi raporunun usule uygun, denetime elverişli olduğu, tarafların kusur oranının tespitinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
(IV)Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere; meydana gelen kazanın boyutuna, davacı çocukta meydana gelen yaralanmanın boyutuna, çocuğun kaza tarihindeki yaşına, tarafların kusur oranına, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, paranın satın alım gücüne göre ilk derece mahkemesince davacılar lehine takdir edilen manevi tazminat miktarlarının hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmakla, bu yöndeki istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.
İstinaf edenlerin sıfatına ve istinaf sebeplerine göre ilk derece mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık görülmediği anlaşılmakla, davacılar vekili ve davalı ............. Ltd Şti vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 hükmü gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Başkan · e-imzalı Üye · e-imzalı Üye · e-imzalı Katip · e-imzalı
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/494, K. 2023/689, 7 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama