İçeriğe geç
AC

1015 Sayılı Karar: Geçici 67 Kapsamında Tevkifat Oranları ve Fazla Kesintinin İadesi

12 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 64 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun geçici 67 nci maddesi, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarından elde edilen gelirlerin kaynakta kesinti yoluyla vergilendirilmesini düzenler. 1015 sayılı Karar ise bu madde kapsamındaki tevkifat oranlarına ilişkindir. Yatırımcı açısından sorun genellikle kesintinin yapılmış olması değil, hangi gelir için hangi oranın uygulandığının anlaşılamamasıdır.

Kesintiyi Kim Yapar, Kim Sorumludur

Tevkifat, geliri elde edenden değil, ödemeyi yapan banka veya aracı kurumdan beklenen bir yükümlülüktür. Bu nedenle hatalı kesinti iddiasında ilk muhatap aracı kurumdur. Ancak verginin idareye intikal etmiş olması halinde, düzeltmenin yalnızca kurum nezdinde yapılması yeterli olmayabilir; vergi dairesine yöneltilecek ayrı bir talep gerekebilir.

Yatırımcının Kontrol Etmesi Gereken Kalemler

  • İşlem türünün doğru sınıflandırılıp sınıflandırılmadığı
  • Alış maliyetinin ve işlem giderlerinin kesinti matrahında dikkate alınıp alınmadığı
  • Zarar mahsubunun dönem içinde doğru uygulanıp uygulanmadığı
  • Yıl içinde farklı kurumlarda yapılan işlemlerin birlikte değerlendirilip değerlendirilmediği
  • Dar mükellef statüsünde ise çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasının etkisi

Fazla veya Yersiz Kesintide İzlenecek Yol

Fazla kesinti tespit edildiğinde ilk adım, aracı kurumdan işlem bazında ayrıntılı kesinti dökümünün yazılı olarak istenmesidir. Bu döküm olmadan yapılan talepler, hangi işlemin hangi tutarla hatalı olduğunu göstermediği için sonuçsuz kalır. Ardından 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda öngörülen düzeltme mekanizması işletilir; talebin reddi halinde şikâyet yolu ve devamında vergi yargısı gündeme gelir. Düzeltme talebinin zamanaşımı süresi içinde yapılması gerektiği, bu nedenle geçmiş yıllara ilişkin taleplerde gecikmenin telafisi olmayan sonuç doğurabileceği unutulmamalıdır.

Beyan Yükümlülüğüyle İlişkisi

Kaynakta kesinti yapılmış olması, her durumda beyan yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Gelirin türüne ve mükellefiyet durumuna göre beyan gerekebilir; bu değerlendirme yapılmadan verilen ya da verilmeyen beyanname, ilerleyen dönemde cezalı tarhiyata dayanak oluşturabilir.

Belge Düzeni

  1. Yıllık kesinti dökümlerini kurum bazında ayrı ayrı temin edin.
  2. İşlem ekstrelerini tarih sırasıyla ve kesinti tutarıyla eşleştirin.
  3. Düzeltme başvurusu ve kurum yazışmalarını tek dosyada birleştirin.

Bu açıklamalar genel niteliktedir; sermaye piyasası kazançlarının vergilendirilmesi işlem tipine göre değiştiğinden, iade veya beyan kararı öncesinde mali ve hukuki değerlendirme birlikte yapılmalıdır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla