Bazı Anlaşmaların Yürürlüğe Girdiği Tarihlerin Tespit Edilmesi Hakkında Karar (Karar Sayısı: 10700) türündeki düzenlemeler, ilk bakışta teknik bir duyuru gibi görünür. Oysa bir anlaşmanın hangi tarihte yürürlüğe girdiği, o anlaşmanın somut bir olaya uygulanıp uygulanamayacağını belirlediği için doğrudan hukuki sonuç doğurur. Vergi, sosyal güvenlik, adli yardımlaşma ve ticaret alanındaki uyuşmazlıklarda bu tarih çoğu zaman tartışmanın merkezine oturur.
Onay ile yürürlük aynı an değildir
Bir uluslararası anlaşmanın iç hukukta onaylanması ile taraflar arasında yürürlüğe girmesi farklı aşamalardır. Anlaşmalar genellikle tarafların birbirine yaptığı bildirimlerin tamamlanmasına bağlı bir yürürlük kuralı içerir. Bu nedenle onay tarihi ile yürürlük tarihi arasında aylar olabilir; yürürlük tarihini tespit eden karar, işte bu belirsizliği ortadan kaldırmak için yayımlanır.
İç hukuktaki yeri
Anayasanın 90. maddesi uyarınca usulüne göre yürürlüğe konulmuş uluslararası anlaşmalar kanun hükmündedir. Bu konum, anlaşma hükmünün yalnızca yürürlüğe girdiği tarihten itibaren uygulanabileceği anlamına da gelir. Bir hakkın anlaşmaya dayandırılabilmesi için, uyuşmazlığa konu olayın anlaşmanın yürürlük dönemine denk gelmesi gerekir.
Pratikte nerede sorun çıkar
- Vergi anlaşmaları: çifte vergilendirmeyi önleme hükümlerinin hangi vergilendirme dönemine uygulanacağı
- Sosyal güvenlik anlaşmaları: yurt dışı hizmet sürelerinin birleştirilmesinde dikkate alınacak dönemin başlangıcı
- Adli yardımlaşma: tebligat ve delil toplama taleplerinin hangi rejime tabi olacağı
- Ticari sözleşmeler: tarafların anlaşmaya güvenerek kurguladığı hükümlerin geçerlilik anı
Tarihi ispatlarken izlenecek yol
- Anlaşma metninin yürürlük maddesini ve varsa geçici hükümlerini okuyun.
- Yürürlük tarihini tespit eden kararın Resmî Gazete yayımını dosyaya ekleyin.
- Uyuşmazlığa konu işlemin tarihini bu tarihle karşılaştırarak zaman çizelgesi çıkarın.
- Anlaşmanın sonradan değiştirilmiş ya da yenilenmiş olup olmadığını kontrol edin.
Yürürlük öncesi dönem için ne yapılabilir
Olay anlaşmanın yürürlük tarihinden önceye ait ise, doğrudan anlaşma hükmüne dayanmak mümkün olmayabilir. Bu durumda iç mevzuattaki genel hükümler ile varsa daha önceki bir anlaşma metni üzerinden bir hukuki dayanak aranır. Talebi tek bir dayanağa bağlamak yerine, kademeli gerekçe kurulması dosyanın dayanıklılığını artırır.
Yukarıdaki değerlendirmeler genel niteliktedir. Uluslararası anlaşmaya dayanan taleplerde metnin resmî çevirisi, yürürlük tarihi ve olayın zamanlaması birlikte incelenmelidir; somut dosyanız için ayrıca hukuki görüş alınması yerinde olacaktır.