Merkez Bankası'nca yayımlanan reeskont ve avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranlarına ilişkin tebliğler, yalnızca bankacılık işlemlerini ilgilendirmez. Bu oranlar, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun aracılığıyla ticari işlerdeki temerrüt faizinin hesabına doğrudan yansır. Bu rehber, dava ve icra takibinde faiz talebinin nasıl kurulacağına odaklanır.
Hangi faiz türü isteniyor?
Faiz talebi yazılırken önce üç ayrım netleştirilmelidir:
- Kanuni faiz: Taraflar arasında oran kararlaştırılmamış adi işlerde uygulanır.
- Ticari temerrüt faizi: Her iki taraf için ticari sayılan işlerde, kanunda öngörülen bağlantı üzerinden Merkez Bankası avans faiz oranına göre belirlenir.
- Sözleşmesel faiz: Taraflar oranı serbestçe kararlaştırmışsa, kanundaki sınırlar içinde bu oran esas alınır.
Yanlış türde faiz istemek, talebin kısmen reddine ve buna bağlı vekâlet ücreti ile yargılama gideri sonucuna yol açabilir.
Faizin başlangıç tarihi
- Vadesi belirli bir borçta, kural olarak vadenin dolmasıyla temerrüt oluşur; ayrıca ihtar gerekmez.
- Vadesi belirli değilse, alacaklının ihtarı ile temerrüt başlar. İhtarın tebliğ tarihi belgelenmelidir.
- Haksız fiilden doğan alacaklarda başlangıç, kural olarak fiil tarihine bağlanır.
- Dava dilekçesinde tarih belirtilmemişse, faiz genellikle dava tarihinden itibaren hüküm altına alınır; bu, geriye dönük kayıp anlamına gelir.
Oran dönemsel değişir: hesabın kırılımı
Merkez Bankası oranları zaman içinde güncellendiğinden, uzun süreli alacaklarda faiz tek bir oran üzerinden hesaplanamaz. Doğru yöntem, dönem dönem yürürlükte olan oranların uygulandığı kırılımlı bir hesap tablosu sunmaktır. İcra takibinde ve bilirkişi incelemesinde en çok itiraz edilen nokta budur.
Talep sonucu nasıl yazılmalı?
Dilekçenin sonuç kısmında; alacak asılları, her biri için ayrı ayrı faiz başlangıç tarihi ve talep edilen faiz türü açıkça belirtilmelidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda taleple bağlılık ilkesi geçerli olduğundan, mahkeme istenmeyen faizi kendiliğinden hükmedemez. Belirsiz alacak veya kısmi dava tercihi de faiz sonucunu etkilediğinden, dava türü baştan bilinçli seçilmelidir.
Sık düşülen üç hata
- Ticari nitelikte olmayan bir ilişkide ticari faiz istemek.
- İhtarnameyi çekip tebliğ belgesini dosyaya sunmamak.
- Islah veya bedel artırım dilekçesinde faizi yeniden talep etmeyi unutmak.
Bu yazı genel bilgilendirme içindir. Faiz türü ve başlangıcı, taraflar arasındaki ilişkinin niteliğine göre değiştiğinden, talebi oluşturmadan önce hukuki değerlendirme alınması yerinde olur.