Üniversite hastanelerinin sağlık uygulama ve araştırma merkezi olarak örgütlenmesi, hem sağlık hizmeti sunan hem eğitim ve araştırma yürüten çifte nitelikli bir yapı doğurur. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi'ne ilişkin yönetmelik de bu yapının organlarını, görev dağılımını ve işleyişini belirler. Hasta açısından bu ayrıntı önemsiz görünse de, bir uyuşmazlıkta muhatabın kim olduğu ve hangi yargı yoluna gidileceği doğrudan buradan çıkar.
Merkezin Hukuki Konumu
Uygulama ve araştırma merkezleri, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu çerçevesinde üniversite bünyesinde kurulur. Dolayısıyla merkez, üniversiteden bağımsız bir tüzel kişilik değildir. Bu tespitin pratik sonucu şudur: hizmet kusuruna dayalı taleplerde muhatap kural olarak üniversite tüzel kişiliğidir ve uyuşmazlık idari yargıda görülür.
Eğitim ve Araştırma Boyutunun Getirdiği Ayrım
Üniversite hastanelerinde hizmetin bir bölümü asistan hekimler tarafından, eğitim sorumlusu gözetiminde verilir. Bu durum kendiliğinden bir kusur oluşturmaz; ancak gözetim yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilip getirilmediği, sorumluluk değerlendirmesinde ayrı bir başlıktır. Benzer şekilde hastanın bir araştırmaya dahil edilmesi halinde, aydınlatılmış onamın araştırma boyutunu da kapsaması gerekir.
Hasta Kayıtları ve Aydınlatılmış Onam
- Onam belgesinin işlemin niteliğini, alternatiflerini ve olası komplikasyonlarını içermesi
- Onamın işlem öncesinde ve hastaya değerlendirme fırsatı tanıyacak zamanda alınması
- Dosyanın tam örneğinin hasta veya yakını tarafından yazılı başvuruyla talep edilmesi
- Görüntüleme ve laboratuvar kayıtlarının ham haliyle temin edilmesi
- Kişisel sağlık verilerinin 6698 sayılı Kanun kapsamında özel nitelikli veri olduğunun bilinmesi
Zarar İddiası Halinde İzlenecek Yol
- Tedavi sürecine ilişkin tüm belgelerin eksiksiz temin edilmesi
- Zararın ve iddia edilen kusurun somut biçimde tanımlanması
- İdareye başvuru aşamasının usulüne uygun tamamlanması
- Başvurunun reddi veya cevapsız kalması halinde tam yargı davası süresinin hesaplanması
Süre hesabında en sık yapılan hata, zararın öğrenildiği tarihin belgelendirilmemesidir. Tıbbi uyuşmazlıklarda zararın ortaya çıkışı zamana yayılabildiğinden, hangi tarihte hangi bilginin öğrenildiği kayıtla desteklenmelidir.
Buradaki bilgiler genel bir çerçeve sunar. Tıbbi uygulama kaynaklı zarar iddiaları bilirkişi incelemesine dayalı teknik dosyalar olduğundan, süreç başlamadan hukuki değerlendirme alınması önerilir.