Sosyal Güvenlik Kurumunun prim ve diğer alacaklarını takip ederken 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun yetkilerini kullanması, borçlu işveren açısından sürecin hızını ve sertliğini değiştirir. Bu yetkilerin çerçevesini çizen düzenleme, hangi işlemin hangi aşamada yapılabileceğini gösterir.
Takibin Basamakları
Süreç kural olarak borcun kesinleşmesi, ardından ödeme emri tebliği ve ödeme yapılmaması halinde cebri takip işlemleri şeklinde ilerler. Her basamağın kendi savunma penceresi vardır ve bir basamakta kaçırılan itiraz, sonraki basamakta ileri sürülemeyebilir. Bu yüzden ödeme emrinin tebliğ tarihi, dosyanın en kritik verisidir.
Ödeme Emrine Karşı Ne Söylenebilir
- Böyle bir borcun bulunmadığı
- Borcun kısmen ödendiği veya mahsup edilmesi gerektiği
- Borcun zamanaşımına uğradığı
- Tebligatın usulüne uygun yapılmadığı
Bu itirazlar mevzuatta öngörülen kısa süre içinde ve yetkili mahkemede ileri sürülmelidir. Sürenin kısalığı nedeniyle ödeme emri eline geçen borçlunun aynı gün harekete geçmesi beklenir; şirket adresine gelen tebligatın muhasebede beklemesi tek başına hak kaybı doğurabilir.
Haciz, Teminat ve İhtiyati Tedbirler
Cebri takip aşamasında banka hesapları, taşınır ve taşınmazlar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklar hacze konu olabilir. Alacağın tehlikeye düştüğü değerlendirilen hallerde borç kesinleşmeden de koruma tedbirleri uygulanabilir. Bu tedbirler işletmenin nakit akışını bir anda durdurabildiği için, riskli dönemlerde banka hesap yapısının ve tahsilat kanallarının önceden gözden geçirilmesi pratik bir önlemdir.
Tecil ve Taksitlendirme Seçeneği
Borcun tamamını bir defada ödeyemeyecek durumda olan borçlu, teminat ve mali durum belgeleriyle yapılandırma talebinde bulunabilir. Burada asıl risk, ödeme planına uyulmamasıdır: ihlal halinde takip kaldığı yerden ve çoğu kez daha ağır sonuçlarla devam eder. Bu nedenle taahhüt edilen taksit tutarı, iyimser değil gerçekçi nakit projeksiyonuna göre belirlenmelidir.
Şirket Yöneticilerinin Kişisel Sorumluluğu
Tüzel kişi borçlularda takip yalnızca şirketle sınırlı kalmayabilir; kanuni temsilcilerin ve bazı hallerde ortakların malvarlığına yönelme ihtimali vardır. Görevden ayrılan yöneticilerin ayrılma tarihini ve o tarihteki borç durumunu gösteren ticaret sicil kayıtlarını saklaması, sonradan açılacak takiplerde belirleyici olur.
Yukarıdaki bilgiler genel işleyişi anlatır; ödeme emri veya haciz işlemiyle karşılaşıldığında süre çok kısa olduğundan, dosyaya özgü değerlendirme için gecikmeden hukuki destek alınması önerilir.