Damga Vergisi Kanunu genel tebliğleri, hangi kâğıtların vergiye tabi olduğunu ve uygulamada ortaya çıkan tereddütleri gidermek üzere yayımlanır. 51 seri numaralı tebliğ de bu amaçla çıkarılmış düzenlemeler arasındadır. Bu rehber, sözleşme hazırlarken alınacak basit kararların damga vergisi yükünü nasıl doğrudan etkilediğini anlatır.
Vergiyi doğuran şey kâğıdın kendisidir
Damga vergisinde vergiyi doğuran olay, hukuki bir işlemi ispat edecek nitelikte, imzalanmış bir kâğıdın düzenlenmesidir. İşlemin fiilen yerine getirilip getirilmemesi kural olarak sonucu değiştirmez. Bu nedenle imzalanan ancak hiç uygulanmayan bir sözleşme de vergi bakımından değerlendirilmeye tabidir. Uygulamada en sık gözden kaçan nokta budur.
Nüsha, suret ve elektronik imza ayrımı
- Nüsha: tarafların ayrı ayrı imzaladığı, her biri asıl niteliğinde olan örneklerdir.
- Suret: aslın kopyası olup, aslına uygunluk şerhi taşıyanlar farklı değerlendirilir.
- Sözleşmenin tek nüsha düzenlenip taraflara suret verilmesi, nüsha sayısına bağlı yükü sınırlamak bakımından bilinçli bir tercih olabilir.
- Elektronik ortamda imzalanan metinlerde de kâğıt kavramı gündeme gelebileceğinden, imza düzeni baştan planlanmalıdır.
Müteselsil sorumluluk
Damga vergisinde, kâğıdı imzalayanlar verginin ödenmesinden birlikte sorumlu tutulabilir. Taraflardan birinin vergiyi ödeyeceğine dair sözleşme hükmü, taraflar arasında geçerli olsa da idareye karşı ileri sürülerek sorumluluktan kurtulmayı sağlamaz. Bu nedenle sözleşmeye konulacak masraf hükmü, rücu ilişkisini düzenleyen bir iç anlaşma olarak görülmelidir.
Sözleşme yazarken dikkat edilecekler
- Bedelin belirli mi yoksa belirlenebilir mi olduğunu bilinçli olarak seçin; belirsiz bedel her zaman avantaj sağlamaz.
- Ek protokol ve zeyilnamelerin ayrı bir kâğıt oluşturduğunu göz önünde bulundurun.
- Cezai şart ve teminat hükümlerinin ayrı bir işlem olarak değerlendirilebileceğini hesaba katın.
- Süre uzatımlarını yeni bir sözleşme yerine, mevcut metne atıf yapan kısa bir ek ile düzenleyin.
Eksik ödeme fark edilirse
Beyan edilmemiş ya da eksik ödenmiş bir vergi sonradan tespit edildiğinde, kendiliğinden bildirimde bulunmanın yaptırım üzerindeki etkisi değerlendirilmelidir. Vergi usul mevzuatı, belirli koşullarla pişmanlık ve düzeltme imkânı tanır; bu yolun kullanılabilirliği somut duruma göre incelenir.
Yukarıdaki bilgiler yol gösterici niteliktedir. Sözleşme tipi ve taraf sayısı değerlendirmeyi değiştirdiğinden, önemli işlemlerde imza öncesinde vergisel inceleme yaptırılması önerilir.