Ticaret şirketlerinin tüzel kişiliği bulunmayan bir ortaklık yapısıyla işlettikleri ticari işletmelerin ticaret sicillerine tescili hakkında 2009/2 sayılı Tebliğ, birden fazla ticaret şirketinin adi ortaklık çatısı altında yürüttüğü işletmelerin sicil kaydına ilişkin usulü düzenler. Bu yapı özellikle ortak girişim biçiminde yürütülen işlerde sık karşımıza çıkar ve en büyük tartışma temsil yetkisinde yaşanır.
Tüzel Kişilik Yok, Peki Kayıt Kime Yapılır?
Adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından, hak ve borçlar ortaklığa değil ortakların kendisine ait olur. Tebliğ, bu yapının işlettiği ticari işletmenin sicilde görünür kılınmasını sağlar. Kaydın işlevi, ortaklığa kişilik kazandırmak değil; üçüncü kişilerin işletmenin kim tarafından işletildiğini görebilmesini sağlamaktır.
Tescil Başvurusunda Aranan Temel Belgeler
- Ortaklık sözleşmesi ve ortakların bu ortaklığa katılım kararları
- Ortak şirketlerin sicil bilgileri ve temsile yetkili organ kararları
- İşletmenin unvanı, adresi ve faaliyet konusu bilgileri
- Ortaklığı temsile yetkili kişilerin belirlendiği belge ve imza beyanları
Temsil Yetkisi: Uyuşmazlıkların Çıktığı Nokta
Uygulamada en çok tartışılan husus, ortaklık adına yapılan bir işlemin tüm ortakları bağlayıp bağlamadığıdır. Sözleşmede temsil yetkisi açıkça düzenlenmemişse, tek bir ortağın imzasıyla girişilen taahhütler bakımından ciddi bir belirsizlik doğar. Bu nedenle sözleşmede; kimlerin, hangi tutara kadar, hangi konularda tek başına veya birlikte imza atabileceği açıkça yazılmalıdır.
Sicil Müdürlüğü Talebi Reddederse
- Ret gerekçesini yazılı olarak isteyin; sözlü bildirim itiraz için yeterli dayanak oluşturmaz.
- Eksikliğin belgeye mi yoksa hukuki değerlendirmeye mi ilişkin olduğunu ayırın.
- Belge eksikliği ise tamamlayıp yeniden başvurun; değerlendirme farkı ise ret kararına karşı öngörülen itiraz yolunu süresinde kullanın.
- İtiraz dilekçesinde, tescili istenen hususun sicile kaydı gereken bir olgu olduğunu somut olarak açıklayın.
Ortaklar Arasındaki İlişkiye Etkisi
Sicile yapılan kayıt, ortaklar arasındaki iç ilişkiyi değiştirmez. Kâr ve zarar paylaşımı, katılım payları, ortaklıktan ayrılma ve tasfiye gibi konular sözleşmeye göre yürür. İç ilişkiyi düzenleyen bu hükümlerin eksik bırakılması, işin bitiminde hesaplaşma aşamasında uzun uyuşmazlıklara yol açmaktadır.
Sona Erme Aşamasında Yapılması Gerekenler
Ortaklık faaliyeti sona erdiğinde, sicildeki kaydın da kapatılması gerekir. Kaydın açık bırakılması, ortaklık artık fiilen çalışmıyor olsa dahi üçüncü kişiler nezdinde işletmenin devam ettiği izlenimini doğurabilir.
Bu açıklamalar genel bilgi amacıyla sunulmuştur. Ortak girişim yapıları sözleşme metnine göre çok farklı sonuçlar doğurduğundan, tescil öncesinde ortaklık sözleşmesinin bir hukukçu tarafından incelenmesi ileride doğabilecek anlaşmazlıkları azaltır.