Millî Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda enerji yöneticisi görevlendirilmesine ilişkin düzenleme, ilk bakışta teknik bir enerji verimliliği konusu gibi görünür. Uygulamada ise doğrudan bir personel hukuku meselesine dönüşür: kim görevlendirilecek, bu görev ek bir yük müdür, karşılığında ne ödenir ve bir olumsuzluk halinde sorumluluk kime aittir. Bu yazı görevlendirilen öğretmen ve okul yöneticisi bakımından pratik soruları ele alır.
Görevlendirme Bir Atama Değildir
Enerji yöneticiliği görevi, kadro değişikliği doğurmayan ek bir görevlendirmedir. Kişinin asli görevi devam eder; enerji yöneticiliği bunun üzerine eklenir. Bu ayrım önemlidir, çünkü görevin kapsamı belirsiz bırakıldığında, ders yükü ve idari işler yanında yerine getirilmesi güç bir beklenti oluşur. Görevlendirme yazısında görevin hangi işleri kapsadığı sayılmamışsa, ilk yapılacak iş bunun yazılı olarak sorulmasıdır.
Sertifika Şartı ve Eğitim Masrafı
- Görev, ilgili eğitim programını tamamlayıp sertifika almış kişilere verilir; sertifikası olmayan personelin fiilen bu işle görevlendirilmesi sakıncalıdır.
- Eğitim süresince görevden ayrı kalınan günlerin izin ya da görevli sayılma yönünden nasıl değerlendirileceği önceden netleşmelidir.
- Eğitim ve sınav masraflarının kim tarafından karşılanacağı yazılı olmadığında, sonradan personelin üzerinde kalabilir.
- Sertifikanın geçerlilik ve yenileme koşulları takip edilmezse, görev fiilen dayanaksız hale gelir.
Enerji Yöneticisinin Fiili Görevleri
Uygulamada bu görev; okulun enerji tüketim verilerinin izlenmesi, ısıtma ve aydınlatma sistemlerinde tasarruf önlemlerinin önerilmesi, tüketim raporlarının hazırlanması ve öğrencilere yönelik farkındalık çalışmalarının yürütülmesi biçiminde şekillenir. Dikkat edilmesi gereken nokta şudur: enerji yöneticisi, kazan dairesinin işletilmesinden veya elektrik tesisatının bakımından sorumlu teknik personel değildir. Bu iki rolün karıştırılması, bir arıza ya da kaza halinde haksız biçimde sorumluluk yüklenmesine yol açabilir.
Bir Olumsuzluk Halinde Sorumluluğun Dağılımı
- Görevlendirme yazısının kapsamı, sorumluluğun dış sınırını çizer; yazıda olmayan bir iş için kusur atfı tartışmalıdır.
- Tespit edilen bir risk yazılı olarak idareye bildirilmişse, sonraki sorumluluk büyük ölçüde bildirimi değerlendirmeyen makama geçer.
- Sözlü talimatla yaptırılan işler, ihtilaf çıktığında ispat edilemez; talimatın yazıya dökülmesi istenmelidir.
- Bakım ve onarım talepleri, tarih ve kayıt numarasıyla arşivlenmelidir.
Görevlendirmeye İtiraz ve Ek Ödeme
Görevi kabul etmek istemeyen personel, gerekçelerini yazılı bir dilekçeyle idareye sunabilir; sertifika bulunmaması, sağlık durumu veya mevcut iş yükü somut biçimde açıklanmalıdır. Görevlendirme işlemine karşı idari itiraz sonuçsuz kalırsa idari yargı yolu gündeme gelir ve süre, işlemin tebliğinden itibaren işlemeye başlar. Ek ödeme talepleri bakımından ise dayanağın mali mevzuatta bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir; ödeme yapılmaması tek başına görevin geçersizliği sonucunu doğurmaz.
Burada anlatılanlar genel niteliktedir; kişisel durumunuza ilişkin karar vermeden önce görevlendirme yazınızın metnini bir hukukçuya inceletmeniz yararlı olacaktır.