Üniversite hastaneleri bünyesindeki çocuk koruma birimleri, ihmal ve istismar şüphesi taşıyan olgularda tıbbi değerlendirme ile adli süreç arasında köprü kurar. Bu merkezlerin yönetmeliği, klinik uygulamanın yanında hukuki bir sorumluluk haritası da çizer.
Şüphe Anında Doğan Yükümlülük
Çocuğa yönelik ihmal veya istismar şüphesi, hekimin takdirine bırakılmış bir konu değildir. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ve ceza mevzuatı, sağlık çalışanına bildirim yükümlülüğü yükler. Türk Ceza Kanunu, sağlık mesleği mensubunun suç belirtisini bildirmemesini ayrıca yaptırıma bağlamıştır. Bu nedenle merkezin ilk işi tanı koymak değil, süreci doğru mercie taşımaktır.
Sürecin Aşamaları
- Başvurunun kaydı ve çocuğun tıbbi durumunun güvenceye alınması
- Adli makama bildirim ve gerekiyorsa koruyucu-destekleyici tedbir talebinin iletilmesi
- Çok disiplinli değerlendirme: hekim, sosyal hizmet uzmanı ve psikolog görüşlerinin ayrı ayrı kayda geçmesi
- Çocuğun tekrar tekrar dinlenmesini önleyecek biçimde raporlama
Örselenmeyi Azaltan Uygulama
Çocuğun her aşamada yeniden anlatım yapmak zorunda bırakılması hem psikolojik zarar üretir hem de beyanlar arasında yapay çelişkiler doğurarak dosyanın delil değerini zayıflatır. Merkez uygulamasının amacı, tek ve nitelikli bir görüşmenin adli sürece taşınmasıdır. Görüşme koşullarının tutanağa geçirilmesi, sonraki aşamada beyanın güvenilirliği tartışmasında belirleyici olur.
Kayıtların Paylaşımında Sınır
Çocuğa ait sağlık kayıtları, 6698 sayılı Kanun kapsamında özel nitelikli veridir. Adli makamın talebi üzerine paylaşım hukuka uygundur; buna karşılık velayet uyuşmazlığı yaşayan bir ebeveynin talebi otomatik erişim hakkı doğurmaz. Merkezin, talebin dayanağını yazılı olarak belgelemesi gerekir.
Kurumsal Sorumluluk Riski
Bildirimin gecikmesi, kaydın eksik tutulması veya raporun imzasız kalması; hem çalışan bakımından disiplin ve ceza sorumluluğu hem de idare bakımından tazminat sorumluluğu doğurabilir. Bu risk, merkez içi yazılı akış şemasıyla ve nöbet devir kayıtlarıyla azaltılabilir.
Yukarıdaki bilgiler genel çerçeve sunar; her olgunun yaşı, bulguları ve aile durumu farklı bir hukuki yol gerektirdiğinden, somut vakada hukuki destek alınması yerinde olacaktır.