Fikrî Haklar Ortak Veri Tabanı Yönetmeliği, eser ve bağlantılı hak sahiplerine ilişkin kayıtların ortak bir veri tabanında toplanmasını, bu verilere erişimi ve verilerin güncellenmesini düzenler. Düzenlemenin arka planında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile bu Kanun çerçevesinde yürütülen kayıt-tescil ve meslek birliği işlemleri bulunur.
Kayıt ile Hak Doğumu Aynı Şey Değildir
Uygulamada en sık yapılan hata, veri tabanındaki kaydın hakkı doğurduğunun sanılmasıdır. Fikir ve sanat eserlerinde hak, eserin meydana getirilmesiyle doğar; kayıt ve tescil ise ispat kolaylığı sağlayan, hak sahipliği karinesini güçlendiren bir işlemdir. Bu nedenle kaydın bulunmaması hak sahipliğini ortadan kaldırmaz; buna karşılık kaydın varlığı da her zaman tek başına belirleyici değildir.
Veri Tabanının Pratikte Ne İşe Yaradığı
- Aynı eser üzerinde birden fazla kişinin hak iddia ettiği durumlarda kronolojik bir dayanak sunar.
- Yayın, çoğaltma ve dijital dağıtım süreçlerinde muhatap tespitini kolaylaştırır.
- Meslek birliği takibi ve lisans süreçlerinde eser künyesinin doğrulanmasını sağlar.
- Bandrol ve dolaşım denetimlerinde referans oluşturur.
Kayıt Hatası ve Düzeltme Talebi
Veri tabanındaki bilgilerin eksik veya yanlış olması, hak sahibi bakımından ciddi sonuçlar doğurabilir. Eser sahibi olarak farklı bir kişinin görünmesi, işleyen eser ile asıl eser ilişkisinin yanlış kurulması ya da devir işlemlerinin kayda geçmemiş olması tipik örneklerdir. Bu hâllerde izlenecek yol, önce ilgili idari birime düzeltme başvurusu yapmaktır. Başvuruya, devir sözleşmesi, yayın sözleşmesi, telif ödeme belgeleri ve eserin ilk kez alenileştiğine dair kanıtlar eklenmelidir.
Başvuruda dikkat edilecek belgeler
- Eserin künyesini ve tarihini gösteren ilk yayın veya teslim kaydı.
- Hak devrine ilişkin yazılı sözleşme; devirde yazılı şekil şartı özellikle önemlidir.
- Ortak eser veya işlenme eser söz konusuysa diğer hak sahiplerinin muvafakati.
Kişisel Veri Boyutu
Veri tabanı, gerçek kişi hak sahiplerine ait kimlik ve iletişim bilgilerini de barındırır. Bu verilerin işlenmesi ve üçüncü kişilerle paylaşılması, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında değerlendirilir. Erişim yetkisi verilen kurum ve kuruluşların veriyi yalnızca tanımlı amaçla kullanması, aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmesi ve gereksiz veri paylaşımından kaçınılması gerekir. Hak sahipleri, kendilerine ait verilerin düzeltilmesini veya sınırlandırılmasını da bu Kanun çerçevesinde talep edebilir.
Uyuşmazlık Doğduğunda
İdari düzeltme talebi reddedilirse ya da süresinde cevap verilmezse, işleme karşı idari yargı yolu gündeme gelir. Buna karşılık iki özel kişi arasındaki eser sahipliği çekişmesi, fikrî ve sınai haklar hukuk mahkemelerinin görev alanındadır. İki yolun birbirini beklemesi gerekmediği için, kayıt düzeltme süreci sürerken tecavüzün önlenmesi taleplerinin ayrıca değerlendirilmesi mümkündür.
Bu metin, konunun genel çerçevesini aktarmak için hazırlanmıştır. Eser sahipliği çekişmeleri belge ve tarih odaklı ilerlediğinden, somut dosyada adım atmadan önce ayrıntılı bir inceleme yapılması yararlı olur.