Üniversitelerin sağlık uygulama ve araştırma merkezleri, hem eğitim ve araştırma yapılan akademik birim hem de hastalara doğrudan hizmet veren bir sağlık kuruluşudur. Bu ikili yapı, hasta ile kurum arasında uyuşmazlık çıktığında kime, hangi sürede ve hangi yargı kolunda başvurulacağı sorusunu doğurur. Aşağıda bu sorunun pratik cevabı ele alınmıştır.
Husumet Kime Yöneltilir?
Üniversite hastanesi, ayrı bir tüzel kişilik değil üniversite tüzel kişiliğinin bir birimidir. Bu nedenle tazminat talebi, kural olarak hekime veya birime değil üniversiteye yöneltilir. Anayasal düzenleme gereği kamu görevlilerinin görevlerini yerine getirirken verdikleri zararlardan dolayı davanın idareye açılması esastır; idarenin ilgiliye rücu hakkı ise ayrı bir süreçtir. Davanın yanlış kişiye yöneltilmesi, dosyanın esasına girilmeden sonuçlanmasına yol açar.
Tam Yargı Davasında Kritik Aşamalar
- Hasta dosyasının temini: Tetkikler, ameliyat notu, onam formları ve konsültasyonlar eksiksiz istenmelidir.
- Ön başvuru: İdari eylemden doğan zararlarda, dava öncesinde idareye başvurulması gerekir; İdari Yargılama Usulü Kanunu bu başvuru için eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl, her halde eylemden itibaren beş yıllık süre öngörür.
- Dava açılması: Başvurunun kısmen veya tamamen reddi üzerine dava süresi işlemeye başlar; idarenin cevap vermemesi de ret olarak değerlendirilir.
- Bilirkişi incelemesi: Tıbbi değerlendirme dosyanın omurgasıdır; itirazların gerekçeli ve tıbbi literatüre dayalı yapılması gerekir.
Hizmet Kusuru ile Komplikasyon Ayrımı
Her olumsuz sonuç sorumluluk doğurmaz. Değerlendirmede aranan ölçüt, tıbbın gerekleri ile kabul görmüş uygulamalara uygun davranılıp davranılmadığıdır. Aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, kayıtların eksik tutulması, sevk ve konsültasyonun gecikmesi ya da organizasyon eksikliği gibi durumlar hizmet kusuru tartışmasını güçlendirir. Buna karşılık öngörülen ve hastaya usulünce açıklanan riskin gerçekleşmesi tek başına kusur anlamına gelmez.
Eğitim ve Araştırma Boyutunun Ayrı Riskleri
- Asistan hekim uygulamalarında gözetim ve sorumluluk zincirinin dosyada görünür olması.
- Klinik araştırmalarda katılımcı onamının ayrı ve anlaşılır biçimde alınması.
- Öğrenci eğitimi sırasında hasta mahremiyetinin korunması.
- Sağlık verilerinin bilimsel yayında anonimleştirilmesi.
Yukarıdaki açıklamalar genel bir yol haritası sunar; her tıbbi uyuşmazlığın sonucu dosyadaki kayıtlara ve olayın tıbbi ayrıntısına bağlı olduğundan, süre işlemeye başlamadan bir hukukçuya danışmakta yarar vardır.