Kaldırım yüksekliği, rampa eğimi, hissedilebilir yüzey ve uyarı işaretlemeleri gibi ayrıntılar, kamusal alanı engelli bireyler ve yaşlılar için kullanılabilir kılan asgari koşullardır. Şehir İçi Yollar - Kaldırım ve Yaya Geçitlerinde Ulaşılabilirlik İçin Yapısal Önlemler ve İşaretlemelerin Tasarım Kuralları ile İlgili Tebliğ, bu koşulları zorunlu teknik kurallara bağlar. Bu rehber, kurallara aykırı bir düzenleme nedeniyle zarar gören kişinin izleyebileceği yolu anlatmaktadır.
Erişilebilirlik Kuralı Neden Bağlayıcıdır?
Zorunlu standart hâline getirilen tasarım kuralları, belediyeler ve yol yapımından sorumlu idareler için takdire bırakılmış tercihler değildir. Bir kaldırım düzenlemesinin bu kurallara aykırı olması, idarenin yürüttüğü hizmetin gereği gibi işletilmediğini gösteren somut bir ölçüttür. Erişilebilirliğin sağlanması yönündeki genel yükümlülük engelli haklarına ilişkin mevzuatta da yer aldığından, teknik aykırılık aynı zamanda bir hak ihlali tartışmasını beraberinde getirir.
Zarar Doğduğunda Sorumluluk Nasıl Kurulur?
İdarenin sorumluluğu için üç unsurun birlikte ortaya konması gerekir: hizmetin kötü işlediği ya da hiç işlemediği, bir zararın doğduğu ve ikisi arasında nedensellik bağı bulunduğu. Rampasız kaldırım, kırık zemin, kapatılmamış çukur veya standarda aykırı eğim nedeniyle meydana gelen düşme olaylarında bu bağın kurulması, olay yerinin durumunun kaza anındaki hâliyle belgelenmesine bağlıdır.
Olay Sonrası Yapılması Gerekenler
- Olay yerinin fotoğraf ve videoyla, ölçü verecek bir referans nesnesiyle birlikte kaydedilmesi,
- Kolluk tutanağı ve varsa tanık bilgilerinin alınması,
- Yaralanmanın acil servis kaydı ve rapora bağlanması,
- Kaldırımın hangi idarenin sorumluluk alanında olduğunun tespiti,
- Onarım yapılmadan önce delil tespiti talebinin değerlendirilmesi.
Yanlış Muhataba Başvurma Riski
Şehir içi yollarda büyükşehir belediyesi, ilçe belediyesi ve karayolundan sorumlu idare arasındaki yetki dağılımı karışık olabilir. Başvurunun ilgisiz bir kuruma yapılması hem zaman kaybettirir hem de süre bakımından hak kaybı doğurabilir. Bu nedenle dilekçe hazırlanmadan önce yolun statüsü ve bakım sorumluluğu netleştirilmelidir. İdareye yapılacak ön başvuru ile tam yargı davasının süresi arasındaki ilişki de baştan planlanmalıdır.
Bu açıklamalar bilgilendirme amacı taşır; her olayın yeri, zararın niteliği ve sorumlu idare farklıdır. Somut bir olayda başvuru yapmadan önce dosyanızın uzmanca değerlendirilmesinde fayda görülmektedir.