Bankaların Kaldıraç Düzeyinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik, bir bankanın ana sermayesi ile toplam risk tutarı arasındaki ilişkiyi risk ağırlıklandırmasından bağımsız biçimde ölçmeyi amaçlar. Bankacılık Kanunu çerçevesinde düzenleyici otoritenin belirlediği bu ölçüt, sermaye yeterliliği hesaplamalarının risk modellerine aşırı bağımlı hâle gelmesine karşı bir emniyet supabı işlevi görür.
Kaldıraç Oranı Neyi Ölçer
Risk ağırlıklı sermaye yeterliliği, varlıkların risk profiline göre ağırlıklandırılmasına dayanır. Kaldıraç oranı ise bu ağırlıklandırmayı devre dışı bırakarak bilanço büyüklüğünün ana sermayeye oranını gösterir. Böylece düşük risk ağırlıklı varlıklarla hızla büyüyen bir bilançonun taşıdığı gerçek risk görünür hâle gelir.
Hesaplamaya Giren Kalemler
Ölçümün en tartışmalı kısmı, toplam risk tutarının kapsamıdır. Uygulamada dikkat edilmesi gereken kalemler şunlardır:
- Bilanço içi varlıkların, karşılıklar ve değerleme farkları düşüldükten sonraki tutarı
- Gayrinakdi krediler, teminat mektupları ve taahhütler gibi bilanço dışı kalemlerin dönüştürülmüş tutarı
- Türev işlemlerden kaynaklanan karşı taraf riski
- Menkul kıymet finansman işlemleri
- Ana sermaye hesabından indirilen kalemlerle çifte sayımın önlenmesi
Konsolide ve Konsolide Olmayan Raporlama Ayrımı
Yönetmelik kapsamındaki hesaplama hem banka bazında hem de finansal grup düzeyinde yapılır. Yurt dışı iştiraklerin ve finansal kuruluş niteliğindeki bağlı ortaklıkların kapsama alınıp alınmayacağı, grup yapısına göre belirlenir. Konsolidasyon kapsamının hatalı kurulması, raporlama hatası olmanın ötesinde denetim sürecinde eksik bilgi verme tartışmasına dönüşebilir.
Oranın Asgari Düzeyin Altına Düşmesi Hâlinde
Düzenleyici otoritenin belirlediği asgari seviyenin altına inilmesi, kural olarak doğrudan bir cezai süreç doğurmaz; önce izleme, açıklama ve düzeltici tedbir aşaması işler. Bankadan gelişim planı istenebilir, kâr dağıtımı ve büyüme iştahı üzerinde kısıtlar gündeme gelebilir. Bu aşamada bankanın sunduğu yazılı açıklamalar sonraki idari yaptırım tartışmasının çerçevesini belirlediği için hukuki ve teknik ekibin birlikte çalışması önem taşır.
Yönetim Kurulu Açısından Sorumluluk Boyutu
Bankacılık mevzuatında iç sistemlerin kurulması ve işletilmesi yönetim kurulunun sorumluluğundadır. Kaldıraç ölçümünün doğruluğu; veri kalitesi, iç kontrol ve iç denetim raporlarıyla desteklenmediğinde, sorumluluk tartışması bireysel yöneticilere kadar uzanabilir. Karar defterlerinde ölçüm sonuçlarının hangi toplantıda görüşüldüğünün izlenebilir olması, savunma açısından değerlidir.
Bu içerik yalnızca genel çerçeveyi anlatmaktadır. Sermaye ve kaldıraç hesaplamalarına ilişkin somut bir denetim yazışması veya yaptırım sürecinde, yürürlükteki düzenleme metni ve otorite uygulaması esas alınarak profesyonel değerlendirme yapılması gerekir.