Muhasebe mesleğinde etik kurallara uyum, artık yalnızca soyut bir mesleki erdem değil; belgelendirilmesi ve süresinde yerine getirilmesi gereken somut bir yükümlülüktür. Etik eğitimi ve etik sözleşme düzenlemesi, bu yükümlülüğün kim tarafından, nasıl ve hangi kayıt üzerinden yerine getirileceğini belirler. Aşağıda düzenlemenin muhatabı, iki ayrı işlemin farkı ve eksikliğin doğurabileceği disiplin sonuçları ele alınmaktadır.
Yükümlülük kimin üzerinde doğuyor
Düzenlemenin muhatabı, 3568 sayılı Kanun kapsamında ruhsat almış ve fiilen mesleki faaliyet yürüten serbest muhasebeci mali müşavirler ile yeminli mali müşavirlerdir. Burada belirleyici olan yalnızca unvanın varlığı değil, çalışanlar kütüğüne kayıtlı olarak faaliyetin sürdürülmesidir. Faaliyetini geçici olarak durdurmuş, bağımlı çalışan ya da ruhsatı askıda olan meslek mensupları bakımından kapsam farklılaşabilir. Tereddüt halinde bağlı bulunulan odadan yazılı görüş istenmesi, sonradan yapılacak bir savunmayı da güçlendirir.
Eğitim ile sözleşme birbirinin yerine geçmez
Uygulamada en sık rastlanan yanılgı, etik sözleşmenin imzalanmasının eğitim yükümlülüğünü ortadan kaldırdığı düşüncesidir. Bu iki işlem birbirini tamamlar: eğitim, etik ilkelerin içeriğinin öğrenilmesine; sözleşme ise bu ilkelere uyulacağının taahhüdüne ilişkindir. Birinin tamamlanmış olması diğerinin eksikliğini gidermez ve her ikisi de ayrı ayrı kayda geçirilir.
Asıl risk: sürenin sessizce geçmesi
Etik yükümlülüklerinde ihlal çoğu zaman kötü niyetten değil, takip edilmeyen bir takvimden doğar. Eğitim ilanları elektronik ortamda duyurulduğu için, e-posta veya oda portalı düzenli izlenmediğinde dönem kaçırılabilir. Bu durumda meslek mensubu, ihlali öğrendiği anda çoğunlukla disiplin yazışması aşamasına gelmiş olur.
- Oda ve Birlik duyuru kanallarını tek bir adreste toplayın.
- Eğitim katılım kaydı ile sözleşme kaydını ayrı ayrı doğrulayın.
- Katılım ve imza belgelerinin çıktısını tarih bilgisiyle saklayın.
- Büro devri, adres ve unvan değişikliklerini oda kaydına derhal işletin.
Disiplin yazısı geldiğinde ne yapılmalı
Meslek mensubu hakkında yürütülen disiplin sürecinde savunma hakkı esaslı bir usul güvencesidir. Savunma isteminin usulüne uygun tebliğ edilmemesi, savunma için makul süre tanınmaması veya isnadın somutlaştırılmaması, kararın hukuka aykırılığı iddiasının temelini oluşturabilir. Savunmada soyut iyi niyet beyanı yerine; yükümlülüğün fiilen yerine getirildiğini gösteren kayıtlar, mücbir sebep oluşturan sağlık veya faaliyet durumu belgeleri ve yazışma dökümleri esas alınmalıdır.
Kararın sonrasında izlenecek yol
- Kararın tebliğ tarihini ve tebliğ usulünü kayda alın.
- Öngörülen itiraz merciine, süresi içinde ve yazılı olarak başvurun.
- İdari süreç tükendiğinde idari yargı yolunu değerlendirin ve görevli mahkemeyi önceden tespit edin.
- Dosyaya sunulan tüm belgelerin tebellüğ kaydını ayrıca saklayın.
Buradaki açıklamalar genel nitelikte olup her meslek mensubunun kayıt durumu, faaliyet biçimi ve dosya geçmişi farklıdır; disiplin yazısı ulaştığında süre işlemeye başlayacağından, savunma öncesinde hukuki değerlendirme alınması yerinde olur.