İçeriğe geç
AC

Sahil Güvenlik Komutanlığı Teşkilat ve Yetki Yönetmeliği: Denizde Yapılan İşlemlerde Görev Sınırı ve Yetki Uyuşmazlığı

18 Mayıs 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 78 görüntülenme Son güncelleme: 25 Ağustos 2026

Denizde durdurma, kontrol, arama ve el koyma işlemleri; sahil güvenlik teşkilatının görev ve yetkilerini düzenleyen mevzuat çerçevesinde yürütülür. Bu rehberin konusu, bir işlemin hangi merci tarafından yapılabileceği ve yetki sınırının aşılması hâlinde ortaya çıkan sonuçlardır. Uygulamada en sık karşılaşılan sorun, işlemin doğru yapılıp yapılmadığından çok, yanlış makama başvurulması nedeniyle hakkın esasının hiç incelenmemesidir.

Görev Alanı: Karada mı, Denizde mi?

Teşkilat mevzuatı, görevin coğrafi sınırını ve diğer kolluk birimleriyle ilişkisini belirler. Bir olayın kıyı şeridinde, liman sahasında, iç sularda veya karasularında gerçekleşmesi; hangi birimin yetkili olduğunu ve tutanağın hangi usulle düzenleneceğini etkiler. Olay yerinin koordinat bilgisiyle tespit edilmesi, sonradan yapılacak her itirazın temelini oluşturur.

İdari Yaptırım ile Adli İşlem Ayrımı

Denizde yapılan bir kontrol, iki ayrı hukuki hattı aynı anda doğurabilir. Bu iki hat farklı mercilere gider ve karıştırılması ciddi süre kaybına yol açar:

  • İdari yaptırım hattı: Para cezası, faaliyetin durdurulması, aracın alıkonulması gibi kararlar. Bunlara karşı itiraz mercii, yaptırımın dayandığı mevzuata göre değişir.
  • Adli hat: Bir suç şüphesi doğmuşsa, arama, el koyma ve gözaltı işlemleri Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine tabidir; denetim mercii sulh ceza hâkimliğidir.

Yanlış Merciye Başvuru Riski Nasıl Yönetilir?

Kararın altındaki "itiraz yolu" ibaresi her zaman yol gösterici olmayabilir; kimi tutanaklarda bu kısım hiç doldurulmaz. Riski azaltmak için:

  1. Kararın hangi kanuna dayandığını metinden birebir tespit edin; yaptırımın adı değil dayanağı belirleyicidir.
  2. Süresi kısa olan yola öncelik verin; belirsizlik hâlinde en kısa süreyi esas alarak takvim kurun.
  3. Başvuru dilekçesinde talebi açıkça yazın; merci yanlışsa dosyanın görevli yere gönderilmesi ihtimali için talebinizi net biçimde ifade edin.
  4. Başvurunun kaydını, tarih ve numarasıyla saklayın.

Tutanağa Karşı Somut İtiraz Kurmak

Tutanaklar aksi ispatlanana kadar önemli bir dayanak oluşturur. Buna karşı "olay öyle olmadı" biçiminde genel bir itiraz sonuç vermez. Etkili itiraz; seyir kayıtları, AIS verileri, telsiz görüşme dökümleri, gemi jurnali, tanık beyanları ve varsa kamera görüntüleriyle desteklenen, tutanaktaki belirli bir tespiti hedef alan itirazdır. Görüntü kayıtlarının saklama süresi sınırlı olduğundan, bunların muhafazası ilk günlerde talep edilmelidir.

Zarar Doğmuşsa Tazminat Boyutu

Hukuka aykırı bulunan bir alıkoyma veya faaliyet durdurma nedeniyle uğranılan zarar için idarenin sorumluluğu gündeme gelebilir. Bu talep, iptal davasından ayrı bir hesaplama ve belgelendirme gerektirir: kira, navlun, sefer iptali, mürettebat gideri gibi kalemlerin dönemsel belgelerle ortaya konması beklenir.

Yukarıdaki bilgiler genel niteliktedir ve somut bir olaya doğrudan uygulanamaz. Denizde yapılan işlemlerde deliller hızla kaybolabildiğinden, tutanağı elinize aldığınız gün bir avukata danışıp delil koruma adımlarını başlatmanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla