İçeriğe geç
AC

İSG Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü Yönetmeliği: Görev-Yetki Sınırları ve İşveren Açısından Sonuçları

2 Mayıs 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 86 görüntülenme Son güncelleme: 20 Ağustos 2026

İş sağlığı ve güvenliği alanında faaliyet gösteren araştırma ve geliştirme birimlerinin görev, yetki ve sorumluluklarını belirleyen yönetmelikler, ilk bakışta yalnızca kurum içi teşkilat metni gibi görünür. Oysa bu düzenlemeler; ölçüm, analiz, eğitim ve laboratuvar hizmetleri yoluyla işyerlerini doğrudan etkiler. Bu rehber, düzenlemenin işveren ve İSG profesyoneli tarafındaki yansımalarına odaklanır.

Enstitü Hangi İşleri Yapar?

Bu nitelikteki birimler tipik olarak; iş sağlığı ve güvenliği konularında araştırma yapmak, ölçüm ve analiz hizmeti sunmak, laboratuvar altyapısı işletmek, eğitim ve yayın faaliyeti yürütmek ve ilgili kurumlara teknik görüş vermekle görevlendirilir. Bir işletmenin bu birimden aldığı ölçüm raporu, denetim sırasında ve uyuşmazlık hâlinde teknik dayanak işlevi görebilir.

Yetki Sınırının Önemi

Yönetmelikle çizilen görev alanı aynı zamanda bir sınırdır. Bir birim, yönetmelikte kendisine verilmemiş bir konuda bağlayıcı işlem tesis edemez. Uygulamada karşılaşılan tartışma, teknik nitelikli görüşün idari yaptırım gerekçesi yapılmasıdır. Böyle bir durumda incelenmesi gereken ilk soru, ilgili birimin o konuda görevlendirilip görevlendirilmediğidir.

6331 Sayılı Kanun ile Bağlantı

İş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin asıl kaynağı 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'dur. Araştırma birimine ilişkin yönetmelik, bu kanunun uygulanmasını destekleyen bir yapıyı kurar; işverenin risk değerlendirmesi yapma, ölçüm yaptırma ve çalışanı bilgilendirme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. İşveren bakımından kritik ayrım şudur: hizmet alınması yükümlülüğün yerine getirildiği anlamına gelir, ancak sorumluluğun devredildiği anlamına gelmez.

Belge Düzeninde Gözden Kaçan Noktalar

  • Ölçüm raporunun tarihi ile işyerindeki üretim koşullarının değiştiği tarihin karşılaştırılması.
  • Raporda yer alan öneri ve sınır değerlerin fiilen uygulanıp uygulanmadığının yazılı kayda geçirilmesi.
  • Eğitim katılım belgelerinin çalışan bazında ve imzalı olarak saklanması.
  • Rapor sonrası alınan düzeltici tedbirlerin tarih sırasıyla dosyalanması.

Uyuşmazlık Doğduğunda

İş kazası veya meslek hastalığı iddiasıyla açılan davalarda, teknik ölçüm ve eğitim kayıtları çoğu zaman belirleyici olur. Rapor mevcut olsa bile önerilerin uygulanmadığının anlaşılması, kusur değerlendirmesini işveren aleyhine çevirebilir. Bu nedenle raporun alınması kadar, gereğinin yapıldığının belgelenmesi de önemlidir.

Bu metin bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; işyerine özgü risk yapısı ve mevcut belgeler incelenmeden genel sonuçlara dayanılması doğru olmaz. Somut olayda hukuki ve teknik değerlendirmenin birlikte yapılması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla