3704 sayılı Kanuna dayanılarak köy öğretmen okulları ile köy eğitmen kurslarına arazi tahsisi için hazırlanan talimatname, kamu hizmetine tahsis edilmiş taşınmazların kaydına ilişkin izler bırakmıştır. Bu izler bugün hâlâ karşımıza çıkar: tapu kaydında "okul yeri", "eğitmen kursu" gibi tahsis şerhleri bulunan parseller, miras, kamulaştırma ve kadastro dosyalarında tartışma yaratabilir.
Tahsis, Mülkiyetten Farklıdır
Tahsis işlemi, taşınmazın belirli bir kamu hizmetine ayrılmasını ifade eder; mülkiyetin el değiştirmesiyle her zaman aynı anlama gelmez. Bir taşınmaz Hazine adına kayıtlı kalıp bir kuruma tahsis edilmiş olabileceği gibi, köy tüzel kişiliği adına kayıtlı olup okul hizmetine özgülenmiş de olabilir. Dosyanın hangi senaryoya girdiği, kayıt tarihçesi çıkarılmadan söylenemez.
Tahsis Amacı Ortadan Kalkınca Ne Olur?
Kapanan köy okulları ve kaldırılan eğitmen kursları nedeniyle, tahsis amacının ortadan kalktığı çok sayıda taşınmaz vardır. Bu durumda gündeme gelen sorular şunlardır: tahsis kaldırıldı mı, taşınmaz kime döner, köy tüzel kişiliğinin mahalleye dönüşmesi halinde malvarlığı hangi idareye geçmiştir? Bu soruların yanıtı, ilgili idari kararların dosyadan çıkarılmasına bağlıdır; varsayımla ilerlemek en sık yapılan hatadır.
Kayıt Tarihçesini Çıkarma Yöntemi
- Tapu müdürlüğünden taşınmazın tüm tedavüllü kayıt geçmişini isteyin, yalnızca güncel sayfayla yetinmeyin.
- Kadastro tespit tutanağını ve varsa tespite itiraz kayıtlarını inceleyin.
- Milli Emlak ve il/ilçe milli eğitim birimlerindeki tahsis ve tahsis kaldırma yazışmalarını talep edin.
- Köy tüzel kişiliğinin devri söz konusuysa devir işlemine ilişkin idari kararı dosyaya ekleyin.
Uyuşmazlığın Görüleceği Yargı Kolu
Burada en çok karşılaşılan yanlışlık, yanlış yargı koluna başvurmaktır. Mülkiyetin aidiyetine, tapu kaydının düzeltilmesine veya tapu iptali ve tescile ilişkin talepler kural olarak adli yargıda asliye hukuk mahkemesinin işidir. Buna karşılık tahsis, tahsis kaldırma veya kamulaştırma işlemi gibi idari işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi idari yargıya aittir. Aynı olayda iki başvurunun paralel gerekmesi mümkündür; hangisinin öncelikli olduğu talebin niteliğine göre belirlenir.
Zamanaşımı ve Kazandırıcı Zilyetlik Tartışması
Kamu hizmetine tahsisli taşınmazlar bakımından zilyetlikle kazanma imkânı, özel mülkiyete tabi taşınmazlardan farklı kurallara bağlıdır. Uzun süredir fiilen kullanan kişinin "nasılsa yıllardır bendeyim" beklentisi çoğu kez karşılıksız kalır. Bu nedenle fiili kullanım süresi değil, taşınmazın hukuki statüsü belirleyicidir.
Aktarılanlar yalnızca genel çerçeveyi tanıtır. Tahsisli taşınmaz dosyaları kayıt tarihçesine göre birbirinden çok farklı sonuçlar verdiğinden, tapu ve idare kayıtları toplandıktan sonra bireysel değerlendirme yaptırmanız gerekir.