İçeriğe geç
AC

Uygunluk Değerlendirme Kuruluşlarının Akreditasyonu Hakkında Yönetmelik: Akreditasyon Kararlarına Karşı Haklar

5 Mayıs 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 75 görüntülenme Son güncelleme: 20 Ağustos 2026

Uygunluk Değerlendirme Kuruluşlarının Akreditasyonu Hakkında Yönetmelik, test, muayene ve belgelendirme yapan kuruluşların yetkinliğinin resmi olarak tanınması sürecini düzenler. Türkiye'de akreditasyon faaliyeti 4457 sayılı Kanun ile kurulan Türk Akreditasyon Kurumu tarafından yürütülür. Akreditasyon, kuruluşun düzenlediği raporun ve belgenin piyasada ve mevzuat karşısında geçerli sayılmasının temelidir.

Akreditasyon ile Yetkilendirme Aynı Şey Değildir

Bu ayrım, uygulamada en sık karıştırılan noktadır. Akreditasyon, kuruluşun teknik yetkinliğinin bağımsız biçimde teyit edilmesidir. Yetkilendirme ise ilgili bakanlık veya kurumun, belirli bir mevzuat kapsamında o kuruluşa görev vermesidir. Bir kuruluş akredite olduğu halde belirli bir alanda yetkilendirilmemiş olabilir; bu durumda düzenlediği belge, o mevzuat bakımından beklenen sonucu doğurmaz.

Kapsamın Sınırı Kritiktir

Akreditasyon her zaman belirli bir kapsam için verilir. Kapsam dışında düzenlenen rapor, akredite kuruluş logosunu taşısa bile akreditasyonun sağladığı güvenceden yararlanmaz. Kuruluşların dikkat etmesi gereken:

  • Kapsam belgesindeki standart ve deney listesinin güncel tutulması
  • Yeni bir deney veya belgelendirme alanına geçilmeden önce kapsam genişletme başvurusu yapılması
  • Rapor ve sertifikalarda kapsam dışı işlerin açıkça ayrıştırılması
  • Alt yükleniciye verilen işlerde sorumluluğun kuruluşta kaldığının bilinmesi

Askıya Alma ve İptal Kararları

Gözetim veya yeniden değerlendirme sonucunda uygunsuzluk tespit edilirse, akreditasyon kapsamı daraltılabilir, askıya alınabilir veya iptal edilebilir. Bu kararlar kuruluşun ticari faaliyetini doğrudan durdurabildiği için ağır sonuçludur. Karar tebliğ edildiğinde incelenmesi gerekenler: uygunsuzluğun somut olarak tanımlanıp tanımlanmadığı, düzeltici faaliyet için makul süre tanınıp tanınmadığı, sunulan düzeltici faaliyetin neden yetersiz bulunduğunun gerekçelendirilip gerekçelendirilmediği ve kararın ölçülülük bakımından savunulabilir olup olmadığı.

İtiraz ve Dava Yolu

  1. Kurumun kendi itiraz ve şikâyet prosedürünü, öngörülen süre içinde işletin.
  2. İtiraz dilekçesinde teknik gerekçeyi denetim raporundaki bulgu numaralarıyla eşleştirin.
  3. Düzeltici faaliyetlerin uygulandığını gösteren kayıtları tarih sırasıyla sunun.
  4. İdari nitelikteki karara karşı idari yargıda dava açma imkânını ve süresini değerlendirin.
  5. Faaliyetin durması ciddi zarar doğuruyorsa yürütmenin durdurulması talebini somut verilerle destekleyin.

Denetime Hazırlık Kuruluşun En İyi Savunmasıdır

Akreditasyon uyuşmazlıklarının çoğu, denetim anında sunulamayan kayıtlardan doğar. Personel yetkinlik dosyaları, cihaz kalibrasyon kayıtları, tarafsızlığı tehdit eden ilişkilerin analizi ve şikâyet kayıtlarının izlenebilir tutulması, hem denetimi hem de olası bir itiraz sürecini kolaylaştırır. Tarafsızlık konusu özellikle önemlidir: kuruluşun denetlediği firmaya aynı zamanda danışmanlık vermesi, en sık karşılaşılan yapısal uygunsuzluk sebeplerinden biridir.

Bu değerlendirme genel bilgilendirme amaçlıdır. Akreditasyon işlemlerine ilişkin sonuçlar kuruluşun kapsamına ve denetim bulgularının içeriğine göre değişir; askıya alma veya iptal kararıyla karşılaşan kuruluşların süre kaybetmeden hukuki değerlendirme yaptırması yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla