İçeriğe geç
AC

2456 Sayılı Karar: Kirmir Çayı Kenarında Sit Statüsünün Yeniden Belirlenmesi ve Mevcut İzinlerin Akıbeti

13 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 73 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Ankara ili Güdül ilçesi sınırları içindeki Kirmir Çayı kenarı doğal sit alanının koruma statüsünün yeniden değerlendirilmesi sonucunda ilgili alanın kesin korunacak hassas alan olarak tescil ve ilan edilmesine dair 2456 sayılı Karar, ilk kez ilan edilen bir koruma kararından farklıdır. Buradaki kritik kavram yeniden değerlendirmedir.

Yeniden Değerlendirme Ne Anlama Gelir?

Alan zaten koruma altındaydı; karar ile koruma kademesi değişmiştir. Bu, malik ve yatırımcı açısından iki farklı sonucu birlikte doğurur: bir yandan alanın koruma altında olduğu zaten biliniyordu, diğer yandan yapılabilecek işlerin çerçevesi daraldı. Dolayısıyla tartışma çoğunlukla yasak-serbest ekseninde değil, kademe değişikliğinin gerekçesi ve orantılılığı ekseninde yürür.

Önceki İzin, Ruhsat ve Projelerin Durumu

Statü değişikliğinden önce alınmış izinlerin akıbeti tek bir cümleyle yanıtlanamaz. Değerlendirmede genellikle şu ölçütler öne çıkar:

  • İznin hangi tarihte, hangi kurul veya idare tarafından verildiği.
  • İzne dayalı faaliyete fiilen başlanıp başlanmadığı ve tamamlanma oranı.
  • İznin süreli olup olmadığı ve süresinin dolup dolmadığı.
  • Faaliyetin yeni statünün koruma amacıyla bağdaşıp bağdaşmadığı.

Bu nedenle inşaat veya işletme aşamasındaki bir projede yapılacak ilk iş, dosyayı kronolojik olarak yeniden dizmektir.

Akarsu Kenarı Olmanın Getirdiği Ek Katman

Kirmir Çayı kenarındaki parsellerde yalnızca koruma mevzuatı değil, su yapıları, taşkın alanı ve kıyı kenar niteliğine ilişkin teknik değerlendirmeler de devreye girer. Aynı parsel hakkında birden fazla idarenin görüşü olabilir ve bu görüşler her zaman aynı yönde çıkmaz. Çelişkili görüşlerin varlığı, itiraz dilekçesinin en güçlü dayanaklarından biri haline gelebilir.

İtiraz Dilekçesinde Nelere Dayanılır?

  1. Kademe değişikliğinin bilimsel gerekçesinin dosyada bulunup bulunmadığı.
  2. Sınırların parsel bazında hatalı çizildiği iddiası ve buna dayanak teknik rapor.
  3. Mevcut ve hukuka uygun kullanımın hiç dikkate alınmamış olması.
  4. Aynı alanda benzer nitelikteki parsellerin farklı kademelere alınmasındaki tutarsızlık.

Süreyi Kaybettiren Alışkanlık

Statü değişikliğinde ilgililer çoğu kez önce belediyeye ya da ilgili müdürlüğe sözlü olarak başvurup yanıt beklemekte, bu süreçte dava açma süresi işlemeye devam etmektedir. Yazılı başvuru yapılmadıkça sürecin durduğunu varsaymak, uygulamada en sık görülen hak kaybı sebebidir.

Burada yer alan bilgiler genel çerçeve sunar. Güdül bölgesinde devam eden bir projeniz veya taşınmazınız varsa, izin geçmişinizle birlikte dosya bazlı hukuki inceleme yaptırmanız uygun olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla