İçeriğe geç
AC

2480 Sayılı Karar: Yargıda Durma Süresinin Uzatılması ve Süre Hesabında Kritik Noktalar

14 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 65 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla getirilen durma süresinin uzatılmasına dair 2480 sayılı Karar, olağanüstü koşullarda yargısal ve idari sürelerin işlemesinin durdurulmasına ilişkin uygulamanın bir parçasıdır. Bu tür kararların pratikteki asıl zorluğu, sürelerin nasıl yeniden hesaplanacağıdır.

Durma Süresi Neyi İfade Eder?

Durma, sürenin sıfırlanması değildir. Süre işlemeyi bırakır, durma dönemi sona erdiğinde kaldığı yerden devam eder. Yani durma başlamadan önce süresinin büyük kısmını tüketmiş bir kişi için kalan süre yine kısadır. Uygulamada en çok karşılaşılan yanılgı, durma dönemi sonunda herkese yeni ve tam bir süre tanındığının sanılmasıdır.

Hangi Süreler Etkilenir?

  • Dava açma, icra takibi başlatma ve başvuru süreleri.
  • Kanun yoluna başvuru ve itiraz süreleri.
  • Zamanaşımı ve hak düşürücü sürelere ilişkin öngörülen kapsam.
  • Bildirim, ihtar ve ihbar gibi süreye bağlı işlemler.

Buna karşılık, kapsam dışında tutulan istisnalar bulunabilir. Kişi hürriyetini ilgilendiren süreler ile nitelikleri gereği durdurulması mümkün olmayan işlemler bakımından ayrı bir değerlendirme gerekir. Bu nedenle her süre durmuştur varsayımıyla hareket etmek risklidir.

Hesap Yaparken İzlenecek Sıra

  1. Sürenin başladığı tarihi belgeyle sabitleyin (tebliğ tarihi, öğrenme tarihi, işlem tarihi).
  2. Durma döneminin başlangıç ve bitiş tarihlerini ilgili düzenlemelerden teyit edin.
  3. Durma başlamadan önce kaç günün tüketildiğini hesaplayın.
  4. Kalan gün sayısını, durma döneminin sona erdiği tarihten itibaren yeniden işletin.
  5. Uzatma kararlarının birden fazla olabileceğini ve zincirin tamamının izlenmesi gerektiğini unutmayın.

Uygulamada En Sık Görülen Hata

Uzatma kararlarının art arda gelmesi nedeniyle, ilgililer yalnızca son karara bakıp önceki dönemleri atlayabilmektedir. Oysa hesabın doğruluğu, dönemlerin kesintisiz olarak birbirine eklenmesine bağlıdır. Ayrıca durma dönemi içinde yapılan işlemler kural olarak geçersiz sayılmaz; süre henüz dolmadığı için işlem yapmakta serbest olduğunuzu, ancak beklemenin de hak kaybına yol açmayacağını ayırt etmek gerekir.

Eski Dosyalarda Karşılaşılan Sorun

Bu tür süre düzenlemeleri, aradan yıllar geçtikten sonra zamanaşımı itirazlarında yeniden gündeme gelir. Karşı taraf zamanaşımı def'inde bulunduğunda, durma dönemlerinin hesaba katılıp katılmadığı belirleyici olur. Bu nedenle dosyanın kronolojisini gösteren bir zaman çizelgesi hazırlamak, dilekçenin en güçlü eki haline gelir.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Süre hesabı dosyanın kendine özgü tarihlerine bağlı olduğundan, kritik bir başvuru öncesinde hesabınızı bir hukukçuya doğrulatmanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla