Şehir içi raylı ulaşım sistemleri ve metroların Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca üstlenilmesi, devralınması ve tamamlanmasının ardından ilgili idareye devri, birden çok kurumu ve çok sayıda üçüncü kişiyi ilgilendiren zincirleme bir süreçtir. 2484 sayılı Karar ile bu sürecin şartlarında yapılan değişiklik, yalnızca kurumlar arası bir teknik ayrıntı değildir; yüklenici, taşınmaz maliki ve belediye bütçesi bakımından somut sonuçlar doğurur.
Üstlenme, Tamamlama ve Geri Devir Zinciri
Süreç tipik olarak projenin Bakanlıkça üstlenilmesi, yatırımın merkezi bütçe imkânlarıyla yürütülmesi ve tamamlanan hattın işletilmek üzere ilgili belediyeye devredilmesi şeklinde ilerler. Devrin şartları, devir bedeli, geri ödeme yükümlülüğü ve işletme sorumluluğunun ne zaman geçtiği gibi başlıkları içerir. Bu başlıklarda yapılan bir değişiklik, önceden imzalanmış protokollerin de gözden geçirilmesini gerektirir.
Değişiklik Kimi Nasıl Etkiler?
- Belediye: geri ödeme takvimi ve bütçe yükümlülüğü değişebilir, gelir paylaşımı yeniden hesaplanır
- Yüklenici: iş programı, hakediş ve kabul işlemlerinin muhatabı olan idare değişebilir
- Taşınmaz maliki: güzergâh için yapılan kamulaştırma işlemlerinde davalı idarenin belirlenmesi zorlaşır
- Alt yüklenici ve tedarikçi: alacağın kime yöneltileceği konusunda husumet sorunu doğabilir
Protokol ile Karar Arasındaki Uyum
Uygulamadaki en yaygın sorun, kurumlar arası protokolün eski şartlara göre yazılmış olması ve yeni düzenlemeyle çelişmesidir. Böyle bir durumda protokol hükmünün mü yoksa idari düzenlemenin mi esas alınacağı, normlar hiyerarşisi ve protokolün dayanağı birlikte değerlendirilerek çözülür. Bu nedenle taraf idarelerin protokolü değişiklik sonrasında ek protokolle güncellemesi, ileride doğacak alacak uyuşmazlıklarını önemli ölçüde azaltır.
Uyuşmazlık Çıkarsa Hangi Yargı Kolu?
İdarenin tek yanlı işlemlerinden, örneğin kamulaştırma kararlarından veya devir işleminden doğan uyuşmazlıklar idari yargıda görülür. Buna karşılık kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil talepleri adli yargıda ele alınır. Yüklenici alacaklarında ise sözleşmenin niteliğine göre görevli yargı kolu değişebileceğinden, dava açılmadan önce sözleşme tipinin belirlenmesi gerekir; yanlış yargı kolunda geçirilen süre çoğu kez telafi edilemez.
Bu değerlendirme genel çerçeveyi anlatmak içindir; projeye özgü protokol metinleri ve sözleşme hükümleri sonucu değiştirebileceğinden ilgili belgelerin ayrıca incelenmesi gerekir.