Deniz ticaretinde gözetim (sürvey) hizmetleri; yükün miktar ve niteliğinin tespiti, yükleme-boşaltma sırasındaki durumun kayda geçirilmesi ve hasar tespiti gibi işlemleri kapsar. Gözetim şirketlerinin faaliyeti idari izin ve denetim rejimine tabidir. Uyuşmazlıkta belirleyici olan nokta, gözetim raporunun hangi hukuki değere sahip olduğu ve rapora karşı nasıl itiraz edileceğidir.
Gözetim Raporunun İspat Gücü
Gözetim raporu, tarafların anlaşmasıyla düzenlenmiş bir tespit belgesidir; kural olarak kesin delil değil, takdiri delil niteliğindedir. Ancak taraflar sözleşmelerinde raporu bağlayıcı kılmışlarsa, bu kayıt sözleşme hukuku çerçevesinde sonuç doğurur. Bu nedenle satım veya navlun sözleşmesindeki gözetim kaydının metni, raporun akıbetini büyük ölçüde belirler.
Rapora İtirazda İzlenecek Adımlar
- Raporun düzenlenme yöntemi incelenir: numune alma tekniği, ölçüm cihazının kalibrasyonu, hesaplama yöntemi ve tanıklık koşulları.
- Karşı gözetim (counter-survey) talebi, yük hâlâ erişilebilir durumdayken derhâl yapılır; gecikme bu imkânı fiilen ortadan kaldırır.
- Taşıyana ve ilgili taraflara süresinde yazılı ihbar gönderilir; hasar ve eksiklik ihbarları için Türk Ticaret Kanunu'nun deniz ticaretine ilişkin hükümleri özel süreler öngörür.
- Gerekiyorsa mahkemeden delil tespiti talep edilir.
Hasar ve Eksiklikte Sorumluluk Zinciri
- Taşıyanın sorumluluğu, konişmento kayıtları ve yükün teslim alındığı andaki durumla birlikte değerlendirilir.
- Gözetim şirketinin sorumluluğu, hizmet sözleşmesine dayanan özensiz tespit iddiasından doğar; bu ayrı bir dava ilişkisidir.
- Sigortacıya yapılacak ihbarın poliçedeki süre ve biçim şartlarına uyması gerekir; halefiyet nedeniyle rücu ilişkisi de bu belgeye dayanır.
- Liman işletmecisi ve terminal operatörünün konumu, hasarın nerede meydana geldiğine göre belirlenir.
Zamanaşımı ve Yetki Tuzakları
Deniz ticareti uyuşmazlıklarında zamanaşımı süreleri genel ticari ilişkilere göre daha kısadır ve talep türüne göre değişir. Ayrıca konişmento veya charter party içinde yer alan yabancı hukuk ve yabancı mahkeme/tahkim kayıtları, Türkiye'de açılan davanın usulden reddine yol açabilir. Bu iki başlık, dosyanın esasına hiç girilmeden kaybedilmesinin en sık sebebidir.
Belgelendirme Kontrol Listesi
Konişmento ve manifesto, yükleme ve tahliye tutanakları, draft survey hesap tabloları, hasar fotoğrafları (tarih ve konum bilgisiyle), yazışmalar ve varsa protesto mektupları dosyanın omurgasını oluşturur. Fotoğrafların çekim zamanının belirlenebilir olması, sonradan yapılan itirazlarda ayırt edici hâle gelir.
Bu yazı genel bilgi amaçlıdır. Deniz ticareti uyuşmazlıklarında süreler kısa ve sözleşme kayıtları belirleyici olduğundan, hasar tespitinin hemen ardından bu alanda çalışan bir hukukçuya başvurulması önerilir.