Psikoloji uygulama merkezleri, akademik araştırmanın yanında topluma yönelik değerlendirme ve destek hizmeti sunar. Bu ikili yapı, hukuki açıdan en hassas noktayı doğurur: aynı kişi hem hizmet alan hem de araştırma katılımcısı olabilir ve iki ilişkinin kuralları aynı değildir.
Hizmet İlişkisi ile Araştırma İlişkisinin Ayrılması
Danışana sunulan destek hizmeti için alınan onam, verilerinin bir araştırmada kullanılmasını kendiliğinden kapsamaz. Araştırma kullanımı için ayrı ve açık bir onam alınmalı; onam vermemenin hizmetten yararlanmayı etkilemeyeceği açıkça belirtilmelidir. Bu ayrım yapılmadığında toplanan veri sonradan kullanılamaz hale gelebilir.
Kayıtların Tutulması ve Saklanması
- Görüşme notları, test sonuçları ve değerlendirme raporları erişimi sınırlı ortamda tutulmalıdır.
- Test materyalleri, telif ve kullanım lisansı koşullarına uygun kullanılmalıdır.
- Kayıtların saklama süresi ve imha usulü önceden belirlenmelidir.
- Danışanın kendi kaydına erişim talebi, ilgili kişi hakları çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Sır Saklama ve İstisnaları
Mesleki faaliyet sırasında öğrenilen bilgilerin açıklanması kural olarak yasaktır; Türk Ceza Kanunu bu alanı özel olarak korur. Ancak sır saklama mutlak değildir. Uygulamada iki istisna öne çıkar:
- Yargı mercii tarafından usulüne uygun olarak istenen bilgi ve belgeler
- Kişinin kendisinin veya bir başkasının hayatı bakımından ciddi ve yakın tehlike bulunması
Bu durumlarda dahi açıklama, talebin kapsamıyla sınırlı tutulmalı; kararın gerekçesi kuruma yazılı olarak bildirilmelidir.
Suç ve İhmal Şüphesinde Bildirim
Çocuğun istismarı veya ihmali gibi durumlarda bildirim, hem mesleki etik hem de mevzuattan doğan bir yükümlülük olarak gündeme gelir. Bildirim yapılırken kimin, hangi mercie, hangi bilgiyle başvurduğu kayda geçirilmeli; kurum içinde bu sürecin akışı önceden belirlenmiş olmalıdır.
Rapor ve Görüş Taleplerinde Sınır
Merkezden, velayet veya işe uygunluk gibi konularda görüş talep edilmesi sık karşılaşılan bir durumdur. Böyle bir talep karşılanacaksa, raporun neyi ölçtüğü ve neyi ölçmediği metinde açıkça yazılmalı; yalnızca bir tarafla yapılan görüşmeye dayanan değerlendirmede bu sınır belirtilmelidir.
Yukarıdaki açıklamalar genel niteliktedir ve somut olaya uygulanabilecek bir görüş sunmaz. Sır saklama, bildirim ve rapor talepleri kişiye ve dosyaya göre farklı sonuç doğurduğundan, tereddüt halinde kurum içi yönerge ile birlikte hukuki değerlendirme alınması uygun olur.