Bazı fakülte ve yüksekokulların kurulması ve kapatılması ile bazı fakültelerin adlarının değiştirilmesine ilişkin 4055 sayılı Karar, yükseköğretim kurumlarının teşkilat yapısını değiştiren bir idari işlemdir. Bu tür kararların hukuki etkisi kurumsal düzeyde kalmaz; kayıtlı öğrencilerin öğrenim durumu, mezunların diploma ve unvanı ile akademik ve idari personelin kadro durumu bakımından somut sonuçlar doğurur. Aşağıda bu üç grup için doğan sorular ayrı ayrı ele alınmıştır.
Kapatılan Birimde Kayıtlı Öğrencinin Durumu
Bir yükseköğretim biriminin kapatılması, kayıtlı öğrencilerin öğrencilik haklarını kendiliğinden sona erdirmez. Uygulamada esas olan, öğrencilerin ilgili üniversite bünyesindeki eşdeğer bir programa aktarılması ve öğrenim sürecinin kesintiye uğramamasıdır. Öğrencinin dikkat etmesi gereken noktalar şunlardır:
- Aktarımın hangi programa yapıldığının yazılı olarak teyit edilmesi
- Alınmış derslerin intibakı ve muafiyet kararlarının ayrı bir işlem olması, dolayısıyla ayrıca itiraz edilebilmesi
- Öğrenim süresi ve azami süre hesabının aktarım nedeniyle aleyhe değişmemesi gerektiği
Ad Değişikliğinin Diploma ve Unvana Etkisi
Bir fakültenin adının değişmesi, o fakülteden daha önce mezun olanların kazanılmış diploma ve unvanını etkilemez. Ancak yurt dışı denklik, kamu görevine atanma veya meslek odası kaydı gibi süreçlerde eski ad ile yeni ad arasındaki ilişkinin belgelenmesi gerekebilir. Bu durumda üniversiteden alınacak açıklayıcı yazı, ilerideki tartışmaları baştan önler. Mezuniyet tarihi, hangi adın diplomaya yazılacağı bakımından belirleyicidir.
Akademik ve İdari Personel Bakımından Kadro Sorunları
Birimin kapatılması halinde personelin kadrosunun nereye aktarıldığı, özlük haklarının korunup korunduğu ve görev yerinin değişip değişmediği ayrı işlemlerle belirlenir. Burada kritik ayrım şudur: teşkilat kararının kendisine karşı dava açmak ile o karara dayanılarak yapılan kendi atama veya nakil işlemine karşı dava açmak farklı şeylerdir. Kişisel menfaat ihlali genellikle ikinci grup işlemde somutlaşır ve dava ehliyeti bakımından daha güçlü bir zemin sunar.
Süre ve Merci: En Sık Yapılan Hata
Bu alandaki başvurularda en yaygın hata, üniversite yönetimine yapılan yazılı başvuruların cevabını beklerken dava süresinin kaçırıldığını varsaymak veya tersine, süre işlemeye başlamadığı halde acele davranıp usulden ret almaktır. Genel kural, düzenleyici işlemlerde yayım tarihinin, bireysel işlemlerde ise tebliğ tarihinin esas alınmasıdır. İdareye yapılan başvurunun cevaplanmaması halinin de hukuki bir sonuç doğurduğu, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun genel esasları arasındadır; bu nedenle başvuru dilekçenizin kayıt tarihini gösteren belgeyi saklamanız gerekir.
Belge Setinizi Şimdiden Toparlayın
- Kararın Resmî Gazete'de yayımlanan tam metni ve varsa ekli listesi
- Öğrenci belgesi, transkript veya diploma fotokopisi
- Personel için atama, görevlendirme ve kadro yazıları
- Üniversiteye yapılan yazılı başvurular ve alınan cevaplar
Burada yer alan açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir. Teşkilat değişikliklerinde sonuç, kişinin statüsüne ve işlem tarihlerine göre farklılaştığı için, kendi durumunuza ilişkin belgelerle birlikte bir hukukçunun görüşünü almanız uygun olacaktır.